Yanan Bizdik, Siz Kömür Sandınız – Büşra Oturak

Gönlümüz yanıyor, içimiz yanıyor, nefes alamıyoruz. Tıpkı O’nların alamadığı nefes gibi…

Ağlıyoruz, milletçe yastayız. Maden ocakları, elleri kirli, gönülleri tertemiz onurlı insanlar. Vicdanımız bizi isyan ettiriyor. Bu kaçıncı ihmal, bu kaçıncı ölüm, bu kaçıncı ocağın sönüşü…

Soma… Evet sen Soma Vahşeti, sen tarihimize acımız olarak yazılacaksın. Bir devrin çocukları Soma’dan her geçişinde onurlu insanları anacak. Güzel ülkem maden ocakları katliamlarına yabancı değil.İhmaller önlenmedikçe yenilerini duymaya devam ediyoruz.

Bununla da kalmayıp suçluları gün yüzüne çıkaran, işçilerimize umut olanların yoluna set koymaktan da vazgeçmiyoruz. Daha 20 gün önce  bir muhalefet partisi, 2 hafta önce de diğer muhalefet partisi Soma’da maden ocaklarında meydana gelen kazaların araştırılması için önerge vermişti. Ne mi oldu? AKP İktidarı bu önergeleri reddetti.

Adı herkesçe bilinen iktidar partisinin bir milletvekili bu önergeler için; “Muhalefet eften püften önergeler veriyor.” demekle yetindi. Peki ne mi oldu? Biz Soma Vahşetini yaşadık. Yüzlerce evin ocağı söndü, Ayşe kocasını kaybetti, Elif babasını. Peki kim hesap verecek Ayşe ve Elif’e? Ne diyeceksiniz Elif’e? “Soma’daki maden ocakları kazalarını muhalefetin verdiği eften püften önergeler olarak değerlendirdik ve reddettik.” Pişkince “Maden kazası madencinin kaderidir. Ölmek bu mesleğin kaderinde var.” diyebilenlerin Elif’e neler diyebileceğini tahmin edemiyorum, etmek istemiyorum.

Kendi yanlışlarını örtmek için 1914’deki maden kazalarından örnek vermek hangimizin acısını hafifletiyor? Yıl 1914 değil, 2014. “Hedef 2023” diyenlerin 1914’e göre kader çizmesi traji komik bir olaydan ibaret olsa gerek. Maden ocakları 2004’te taşeronlaştırıldıktan sonra acımız her gün daha da arttı. Ve bugün her zamankinden daha fazla…

Çok şey istemiyoruz. Artık ocaklar sönmesin, Elifler babasız kalmasın, ihmalkar ölçüde hatası bulunan olaylara ‘kader’ denilmesin. Çıkın. Suçluyuz deyin, ihmallerinizi kabul edin. Bir parça vicdanınız kaldi ise… Vicdanınızın sesini susturmayın.

Allah soğumuş kalplerinize sadece vicdan versin. Sizler İçinize siniyorsa yaşamaya devam edin. Milyarlık saatleriniz kirlenmesin, milyarlık takım elbiseleriniz.

Rabbim, sedyeye koyulurken “Çizmelerimi çıkarayım, sedye kirlenmesin diyen” maden işçimizin saflığını, onurunu, dik başını eğdirmesin. “Maden ocağının dibinde oğlun bile yok. Maden ocağının dibinde bir sen varsın direnen!” Yüce Türk Milletinin başı sağ olsun…


Kategorisi: Gündem Yazıları

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter