Uşak Ülkü Ocakları’ndan ”Ülkü Şöleni”

Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda yapılan ‘’Ülkü Şöleni’’ seyircilere coşkulu anlar yaşattı. İlk konuk olarak  Aşık Sefai’nin sahne almasıyla büyülenen izleyiciler, Osman Öztunç’un sahne almasıyla eğlencenin  doruk noktasına ulaştı. Son olarak sahneye Ahmet Şafak’ın çıkmasıyla gece tam anlamıyla ülkü şölenine dönüştü, seyircilerin coşkuyla ve tüm şarkılara katılmaları gözlerden kaçmadı.

Uşak ülkü ocakları Başkanı Ümit Arslan ’Ülkü Şöleni’nde yapmış olduğu konuşmada şunlar söyledi :

‘’Aziz ve kıymetli ülküdaşlarım, değerli teşkilat başkanlarım, şehitlerimizin kıymetli aileleri, değerli misafirler, yarınların güvencesi sevgili bozkurtlar, asenalar, kıymetli basın mensupları, öncelikle Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Olcay Kılavuz adına hepinizi saygılarımla selamlıyorum.  Hoş geldiniz, şeref verdiniz. Yüce Rabbimin selamı ve bereketi üzerinize olsun inşallah. Bizi buluşturan yüce Allah’a sonsuz hamd-ü senalar olsun.

Kıymetli misafirler;

Hepinizin malumu,  bu şölenimiz 1 Kasımda gerçekleşecekti, ancak Karaman’ın Ermenek ilçesindeki maden faciası milletimizde derin bir üzüntüye sebep olmuştur. Ülkücü Hareket, milletimizin sevinciyle sevinen, kederiyle kederlenen bir harekettir. Hepimizi üzüntüye boğan bu kaza sonucunda sizlerinde hoşgörüsüne sığınarak etkinliğimizi bu güne ertelemiştik.  Bu vesileyle vefat eden madencilerimize Allah’tan rahmet ve mağfiret, ailelerine sabrı cemil niyaz ederim. Yüce Allah’tan milletimize bir daha böyle bir üzüntüyü yaşatmamasını temenni ederim.

Değerli Ülküdaşlarım,

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün çizmiş olduğu yolda, cennet mekân Başbuğumuz Alparslan Türkeş Beyin sistemleştirmiş olduğu 9 Işık Ülküsü doğrultusunda, hareketimizin lideri Dr. Devlet Bahçeli Bey’in ve Ülkü Ocakları Genel Başkanımız Sayın Olcay Kılavuz’un emir ve talimatları ışığında çetin ve uzun olan yolculuğumuz siz ülküdaşlarımızla birlikte omuz omuza devam edecektir. Çünkü liderimizin de ifade ettiği gibi, çağların paslı kilidini açacak anahtar bizdedir. Bozgunu zafere çevirecek milliyetçi irade bizimledir. Hayatlarını Türk-İslam davasına adayan cefakâr ülküdaşlar, Türkiye zor bir dönemden geçerken, Ülkücü Hareketin sırtına çok büyük sorumluluklar binmektedir. Yüce Allah her zaman ülkücülerin yar ve yardımcısı olsun. Ülkemiz kaygan bir zeminde ayakta kalma mücadelesi verirken, birlik ve beraberliğimizin bölünmeye çalışıldığı bu ortamda, gün artık uyanık olma günüdür. Bizlere düşen görev, ülkü ocaklarında aldığımız Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve fazileti yolunda ilerlemek ve bin yıllık kardeşliğimize sahip çıkmaktır. Gün ülküde birlik, ülkede birlik günüdür. Türkiye’nin, bozkurtlara en fazla ihtiyacı olduğu vakit, bu vakittir. Yüce Allah’tan niyazım odur ki, dostluk ve kardeşlik duygunuz hiç eksilmesin. İman ve cesaretin mümtaz simaları, biz 600 sene üç kıtaya hükmetmiş ve tarihin hiçbir döneminde insanlara zulüm etmemiş asil ve şerefli bir neslin evlatlarıyız. Bu asil milleti bölmek parçalamak ve yok etmek isteyen şer odakları dün vardı, bugün var, kuşkusuz yarın da olacaktır. Ama bu ülke, bu şer odaklarına ve onların alçak planlara teslim olacak bir ülke değildir. Ülkü Ocakları olarak bin yıllık kardeşliği yaşamak ve yaşatmak temel düsturumuz olacaktır. Yine Ülkü Ocakları her şartta ve her platform da Türkmeneli’nin sesi olmaya devam edecektir. Türk olan Türkmeneli ebediyete kadar da Türk kalacaktır. Türkmenler asla yalnız değildir. Değil Musul’u Kerkük’ü, hiçbir Türk ilini başkalarına vermeyeceğiz. 3 milyon Türkmen kanının son damlasına kadar mücadele edecektir. Çünkü arkamızda Çin Seddi’nden Adriyatik’e kadar 300 milyonluk Türk Dünyası var. Bu kutsal dava Türk coğrafyasında yaşayan en az 250 milyon Türk’ün kader ortaklığıdır. Bu dava tarihi sorumluluktur, bu dava bir mirastır. Türk Milliyetçiliği ve onun çelikleşmiş iradesi olan bu davayı yaşatmak hepimiz için bir namus ve şeref mücadelesidir. Bu yol uzun ve çetindir, çiledir, çabadır, çalışmadır. Heyecandır, inançtır, sevdadır. Yürektir, şuurdur, sabırdır. Yüce Allah bu uzun ve çetin yolda yürüyen, hizmet eden herkesten razı olsun.

Ülküdaşlarım,

Yiğit mi yiğit, er mi er bir nesil geldi, Ne ölümden korktular, ne de zulümden. Bugün aramızda o yiğitlerin, şehitlerimizin aileleri de bulunmaktadır, Ne mutlu onlara ki şehit annesi, babası ve kardeşi oldular. Hepsinin ellerinden öpüyor; sonsuz şükran ve minnetlerimi sunuyorum. Bir kez daha tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.  Allah mekanlarını cennet eylesin, ruhları şad olsun. Bu duygu ve düşünceler ile sözlerime son verirken, bugün bu salona teşrif eden dolduran her kardeşime, her ülküdaşıma şükranlarımı sunuyorum. Milletimiz rahat olsun, şehitlerimiz ve gazilerimiz emin olsun ki ülkücüler tüm heybetiyle bugün bu salondadır. Yüce Allah, Türk milletini sonsuza kadar korusun, kollasın ve yolunu açık etsin. Sağ olun, var olun. Ne mutlu Türküm diyene.’’

 


Kategorisi: Temsilciliklerden Haberler

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter