Ülkücü Şehidimiz Celil Şaştım Anısına

celilabi (1)“Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından 
Koşar adım gitmeli onların arkasından. 
Kahramanlık; içerek acı ölüm tasından 
İleriye atılmak ve sonra dönmemektir.”
                                Hüseyin Nihal ATSIZ

Sinesinde büyük kahramanlar yetiştirmiş aziz Milletimiz bu Kut’lu mirasını, Oğuz Han’dan Atilla’ya, Atilla’dan Fatih’e, Fatih’ ten Mustafa Kemal Atatürk’e, Atatürk’ten son Başbuğ Alparslan Türkeş’e kadar nice kahramanlar ile perçinlemiştir. İki bin yıl önceki Çin baskısına, iki yüz sene önce ki Rus zulmüne, Seksen sene önceki Haçlı deccalına karşın Peygamberin (S.A.V) övgüsüne mahsar olmuş bu büyük ecdat düşmanlarının karşısında dimdik durmuştur. Canından, kanından olmuş yine kaybetmemiştir. İşte bu büyük Milletin destanlaşan son kahramanlarıdır Ülkücüler.
Çelik gibi kuvvetli imanları, yanardağ gibi hiddetli öfkeleri, Okyanus gibi engin Milli bilince sahip vatan evlatları idi Ülkücüler…
Saftı temizdi Ülkücüler:  Bozkırın içinde, doğa ile bin bir biçimde, töreden atadan gördükleri ile büyümüşlerdi…
Garibandı Ülkücüler: Geldikleri yeri asla unutmamışlardı. Tek gayeleri vatandı, imandı…
Kararlı idi Ülkücüler: Töre ne emrettiyse, atadan babadan ne gördüyseler şaşmamışlardı, Şaşırmamışlardı…
İşte böyle bir neslin, böyle bir kavganın temiz bir evladıydı Celil Şaştım. Gençti, Saftı, Temizdi. Yaşadığı Şehir olan Kocaeli’ de süren bölücü-komünist faaliyetlerin karşısında dimdik duruyor, Allah Düşmanlarına karşı yapılan bu mücadelede Kocaeli’ de en ön saflarda bulunuyordu. Bugün Kocaeli, yarın Ankara, ertesi gün Moskova’ya dikecekti Şanlı ecdat mirasını. Onunda hayalleri vardı… Öğretmen olmak isterdi. Kendisi gibi imanlı, vatana, millete hayırlı nice evlatlar yetiştirecekti belki… Fakat Allah ona mevkilerin en şanlısı, makamların en kudretlisini Şehitliği layık gördü. Bu gencecik fidan en güzel yaşında kara toprağa kavuştu…
Saat 23:45 sularydı…
Kocaeli’nin Yarımca Beldesi zifiri karanlığa bürünmüştü. Celil ve dört arkadaşı sokakları süslemeye başlamışlardı bile… Gecenin ortasında yırtıcı bir düdük sesi duyuldu. Gelen bekçi idi. Bekçiyi Gören Ülküdaşlar Devletin(!) bekçisi olduğundan dolayı yerlerinden kıpırdamamıştı dahi. Fakat gelen Pol-Der üyesi sarhoş olan Bekçi Gözüne ilk kestirdiği Celil’i acımasızca sırtından vuruyor, ikinci mermi kalbine isabet ediyordu. Gencecik Celil kaldırım taşına uzanıyor, bu Kut’lu mertebeye erişmenin şerefini yaşıyordu. Yarımca’da büyük bir katılımla tekbirlerle defnedildi. Oda nice kahramanlardan biriydi artık. Ruhu şad mekanı cennet olsun.


Kategorisi: Gündem Yazıları

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter