Ülkü Ocakları Dünden Bugüne Tüm Değerleriyle İftar Sofralarında Buluşuyor

Ülkü Ocakları Genel Merkezi ve İl Ocaklarımız tarafından düzenlenen iftar programlarında Ocaklar bünyesinde görev almış Ocak Başkanlarımız ve yöneticilerimiz ile halihazırda görevde bulunan Ocak Başkanları ve yöneticilerimiz bir araya geliyor.

Bu programlar çerçevesinde teşkilatlar bünyesinde  dün görev yapmış olan Ocak Başkanlarımız ve yöneticilerimiz mevcut Başkan ve yöneticilerle  hem tanışıyor hem de hareketin geleceği noktasında atılabilecek adımlara ilişkin fikir alışverişinde bulunabiliyor.

Ülkü Ocakları Genel Merkezi tarafından hazırlanan programlar kapsamında 12 Eylül döneminde ülkenin çeşitli yerlerinde, hapishanelerde,  tek suçları vatanı sevmek ve dolayısıyla Ülkücü olmak olan türlü işkenceler maruz kalan Taş Medreseli Ülkücü Ağabeylerimiz misafir edildi.

İlerleyen süreçte ise öncelikle Ülkü Ocakları’nın kuruluşundan bugüne kadar görev yapmış olan Ankara Ocak Başkanlarımız iftar sofrasında buluştu.

Daha sonra yapılan organizasyonda ise yakın dönemde görev yapmış olan Genel Merkez yöneticilerimiz ile mevcut yöneticilerimiz bir araya getirilerek kaynaşmaları sağlandı.

Programlara katılan Ocak Başkanlarımız ve Yöneticilerimiz tek tek söz alarak kendilerini tanıtıp Ülkü Ocakları’nın ve Türkiye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak tavsiyelerini dile getirdi.

İl Ocaklarımız bünyesinde gerçekleştirilen organizasyonlarda ise Manisa, Osmaniye, Konya, Kocaeli ve Amasya’da dünden bugüne Ocak Başkanlarımız bir araya geldi.

Genel Başkanımız Ramazan ayında yapılan bu organizasyonlara ilişkin şunları dile getirdi:

“Gerek Genel Merkezimiz gerek İl Ocaklarımız tarafından tertip edilen iftar yemekleri ve tanışma toplantıları çerçevesinde daha önce Ocak bünyesinde görev yapmış Ocak Başkanlarımız ve Yöneticilerimiz ile tanışma, kucaklaşma ve istişarelerde bulunarak sohbet etme fırsatı yakalıyoruz. Yapılan bu organizasyonların iftar sofralarından ibaret olmadığını ve önümüzdeki süreçte de devam edeceğini belirtmek isterim. Ülkü Ocakları gücünü tarihten alan ve bu tecrübesiyle geleceğe ışık tutan bir kurumdur. Bu nedenle geçmişten hiçbir şekilde kopmamalıyız.  Ocak Başkanı ve Yöneticiliği görevini yürütmüş olan Ağabeylerimizin bağımızı sürekli korumalı ve deneyimlerinden faydalanmalıyız. Onlardan nerde olursa olsunlar Ocaklarımızı ziyaret etmelerini ve eğer hatalı gördükleri bir şeyler varsa düzeltilmesi için önerilerde bulunmalarını rica ediyorum. Çünkü Ülkücülük hayat boyu sorumluluk gerektirir. Ülkücünün sorumluluğu aldığı görevden ötürü adının önündeki sıfattan ibaret değil ebed müddettir. Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz olarak ben ve görev yapan diğer arkadaşlarımda günü ve saati gelince bayrağı başkalarına devredeceğiz. Ama bu Ülkücülükten de ayrılacağımız anlamına gelmez. Çünkü bu dava kutsal bir davadır, Allah davasıdır. Yani ancak ölümle sona erer. Bu hislerden hareketle Ağabeylerimiz bizleri yalnız bırakmamalı kendilerinin yanında akrabası, eşi, dostu kim varsa çevresindeki insanları Ocaklarımıza göndermelidir.” ifadelerini kullandı.

Kılavuz Türkiye’nin yaşadığı şu kritik günlerde birlik vurgusu yaparken sözlerine şöyle devam etti: ”Türkiye’nin yaşadığı kritik eşiğin aşılması noktasında tek derman Ülkücü Harekettir. Bu sebeple eskilerin tecrübesi ve öngörüsü ile genç arkadaşlarımızın heyecanı ve dinamizmi birleşerek kutlu hedefe ulaşma anlamında daha kolay sonuç alınacaktır. Yaptığımız şeylerde hatalarımız da olabilir, olacaktır.  Önemli olan bunları acımasızca eleştirmek  yerine hatayı en aza indirerek daha başarılı ve verimli çalışmalar yapılabilecektir. Mevcut yapıda görev yapan arkadaşlarımın da Ülkü Ocakları Genel Başkanı olarak benim de hem sıkıntıların giderilmesi noktasında hem de ziyaret anlamında  kapımız her zaman açıktır. Çünkü Ülkü Ocakları sizin, bizim hepimizin piştiği, çatısı altında hayatın zorluklarına karşı mücadele etmeyi, dik durmayı öğrendiğimiz yerdir. Türk Milleti’nin ve Türklüğün sigortası da biziz. Türk Gençlik Kurultayı’nda da dediğimiz gibi “Gelecek biziz. Biz geleceğiz” Bu hedefe Ülküdaşlık hukuku çerçevesinde tek yumruk olarak ulaşabiliriz. Ülkücü ülkücünün öz kardeşidir düsturundan hareketle bu hukuku işletmeli ve daha sıkı hale getirmeliyiz.” dedi.


Kategorisi: Genel Merkezden Haberler

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter