Ülkü Ocakları Azim ve Kararlılık İle Hedefleri Doğrultusunda Çalışmalarına Devam Etmektedir!

Ülkü Ocakları, Türk Milleti’nin birlik ve beraberliği ve Türk devletinin bekası adına binlerce şehit ve gazi vermiş, büyük bedeller ödemiş fakat asla mücadelesinden yılmamıştır. Dokuz Işık Doktrini’ni yaşam felsefesi edinen, teşkilatın bütünlüğünü dünyalık tüm değerlerden üstün sayan, Lidere sadakati ise ilke edinen bu yapıya, zarar vermeye çalışan hiçbir güç geçmişte başarılı olamadığı gibi bugün de muvaffak olamayacaktır.

İbretle izlemekteyiz ki, gelinen dönemeçte kendini Ülkücü ve Ülkü Ocaklı olarak tanıtan düzenbazların sayısı hızla atmaktadır. Kişilik erozyonuna uğramış, karakterini kaybetmiş sözde Ülkücü bir takım zevat; Milliyetçi ve Ülkücü Hareket’e hizmet noktasında göstermedikleri gayreti misliyle, bugünlerde teşkilatları ayrıştırmak, Ülkücüleri bir birine düşürmek için ortaya koymaktadırlar. İlginçtir ki Ülkücü olduklarını iddia eden, Ülkücülükten bahseden bu şahsiyetini yitirmiş kişilerin yol arkadaşları; canavarbaşıyla Kandil de elele duran, ellerinde Ülkücü kanı olan, uluslararası servislerin postacılığını yapan sözde aydınlıkçı özde ise Türk Devleti ve Milletinin geleceğini karanlığa hapsetmeye çalışan işbirlikçilerdir.

 

Ülkücü ağabeylerimizi şehit etmiş kızıl komünistlerle el ele veren, terörist tabutlarına omuz verenlerle omuz omuza duran, Ülkücü düşmanlığını meslek haline getiren satılmış medya organlarında boy gösteren bu omurgasızlar bilmelidir ki; Ülkü Ocakları ve Ülkü Ocaklılar nezdinde hiç bir kıymeti harbiyeleri yoktur. Böylesine alçalan, ruhlarını siyasi ikbal uğruna pazarlayan, hiç bir dönem Ülkücülükten nasibini alamamış bu kişilerin maskeleri düşmüş, kurt postu giymiş birer çakal oldukları tescillenmiştir.

 

Cennet mekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey hayattayken, parti parti dolanan, dedikodu mekanizmasını kullanarak “Türkeş’siz Türk Milliyetçiliği” düşleyenler bugün ise Başbuğumuzun portrelerinden medet umarak “Lidersiz ve ülkülerinden uzaklaşmış bir Milliyetçi Hareket” hayali peşinde koşmaktadırlar. Diğer taraftan da sosyal medya üzerinde bu cenahın avukatlığına soyunmuş, yazdıklarıyla ve konuştuklarıyla Ocaklı olmanın edep ve fikriyatından aciz olduklarını belli eden şerefini kaybetmiş kimliksizler de bu orkestraya alkış tutmakta, Ülkücülere ve Ülkü Ocaklarına nefret kusmaktadırlar.

 

Ülkü Ocakları ve teşkilatına mensubiyetlerini iliklerine kadar yaşayan, teşkilatımızı canından aziz sayan gerçek Ülkücüler ise inadından değil inancından ötürü, iman ettiği kutsal davanın gereği olarak Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Bey’in yanında ve emrindedir. Ülkücü olmanın şuuruna nail olan, siyasi hesaplardan uzak, inanmış ve adanmış Ülkücüler, Liderimizle aynı safta, elif gibi dimdik durmaktadırlar. Bu inançlı duruş; Ülkücü harekete ve Liderine yönelik tüm bu saldırıları göğsünde parçalayacak, teşkilatlarımızın birlik ve dirliğini koruyacak, azim, kararlılık ve kuvvete sahiptir.

 

Yörük sırtından kurban kesmeye çalışanlardan, bunlara çanak tutanlardan, ekmek tuz hakkı bilmeyen nankörlerin yanına kar kalmayacaktır. Anadolu’da bilinen bir tabir vardır ki; “İntikam kırk yıl sonra alınsa da tez sayılır.” Milliyetçi- Ülkücü Harekete yönelik oynanan oyunların senarist ve figüranlığını yapan güruh, atalarımızın bu sözünü iyi idrak etmelidir. Şu gerçeği tekrar hatırlatmak isterim camiamıza ve davamıza zarar verenleri unutmayıp hafızamıza kazınmaktadır ve karşılıksız kalmayacaktır. Ülkü Ocakları azim ve kararlılık ile hedefleri doğrultusunda çalışmalarına son sürat devam etmektedir!

OLCAY KILAVUZ – ÜLKÜ OCAKLARI GENEL BAŞKANI

3 MART 2017


Kategorisi: Genel Başkan'dan

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter