Ülkü Ocakları Azerbaycanlı Kardeşlerinin Yanında

Ankara Abdi İpekçi Parkında, 24/02/2013 Pazar günü saat 14.00’da Azerbaycan Talebe ve Mezunlar Birliği “Hocalı Soykırımı’nın 21. Yıldönümü” adlı anma etkinliği düzenledi. Programa, Ülkü Ocakları Genel Sekreterimiz Ali Işıner Hamşioğlu, Ankara Ülkü Ocakları Başkanımız Mehmet Onur Kasım, Türkiye Kamu-Sen Başkanı İsmail Koncuk ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Genel Sekreterimiz Ali Işıner Hamşioğlu burada yaptığı konuşmada: “ Hz. Hüseyin’in evlatları, kıyama kalkacakları günü bilirler. Kimse sükunetimizi ve sabrımızı acizlik sanmasın. Karabağ bizim vatanımızdır. Vatan bayrağı namusumuzdur ve bizim için ‘Vatan ne Türkiye’dir ne de Türkistan vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan’. Son vatan toprağı da bağımsızlığa kavuşana dek mücadele edeceğiz.” dedi.

İnsanlık tarihine kara bir leke olarak geçen katliam lanetlendi. Hayatını kaybedenler rahmet ve minnetle anıldı.

Programın sonunda “Azerbaycan Talebe ve Mezunlar Birliği” tarafından yapılan basın açıklaması ise şu şekildedir:

“Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasına giren Ermeniler’in yaptığı katliamın 21’nci yıldönümü sebebiyle, Azerbaycan Talebe ve Mezunlar Birliği (ATMB) olarak, menfur hadiseyi şiddetle ve nefretle kınıyoruz. Ermeni saldırılarıyla hayatını kaybetmiş bütün soydaşlarımızı rahmetle ve minnetle anıyoruz.

Türk Dünyası, 26 Şubat 1992’de son yılların en acı olaylarından birini yaşamıştır. Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kentine giren Ermeniler, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen katliama imza atmıştır.

Bölgedeki Rus 366’ncı alayının da desteğini alan Ermeniler, giriş-çıkışın kapandığı Hocalı’da sivil, kadın, çocuk, yaşlı ayırımı yapmadan resmi rakamlara göre 613 kişiyi katletmiştir. Ölenlerin 83’ü çocuk, 106’sı kadın ve 70’i ise yaşlıdır. Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde kurbanların birçoğunun yakıldığı, gözlerinin oyulduğu, kulakları, burunları ve kafalarının kesildiği görülmüştür.

İftira ve kurmaca senaryolar üzerine Türk milletine soykırımcı yaftası vuran Ermeni zihniyetinin gerçekleştirdiği cinayetlerin görmezden gelinmesi, insanlığın gördüğü en büyük çifte standartlardan birisidir. Hocalı katliamı Ermeni mezaliminin ve acımasızlığının her devirde devam ettiğini gösterdiği gibi bugün Azerbaycan topraklarının yaklaşık beşte birinin işgal altında olması, Ermenistan’ın saldırgan ve işgalci politikalarını sürdürmekte olduğunu da göstermektedir.

Hocalı Katliamı Rus askerlerinin desteğiyle 25–26 Şubat 1992’de Hocalı’ya ulaşan Ermeni kuvvetlerince gerçekleştirilmiştir. Rusya olaylarla ilgisinin olmadığını iddia etse de Rus ordusuna ait 366. alayın 1991’in sonbaharından beri Ermenilerin safında savaştığı alaydan kaçan askerlerce de doğrulanmıştır.

10 bin nüfuslu Hocalı’da olaylar sırasında yaklaşık 3.000 kişi bulunmaktaydı. Saldırıda ölenler hakkında verilen resmi rakam 613 kişi olmakla birlikte katledilen toplam Azerbaycan Türkü’nün sayısı 1.300 kişi civarındadır. Saldırılar sırasında Hocalı’da yaşayan Ahıska Türkleri de evlerinde yakılarak öldürülmüştür. Kadın, çocuk ve yaşlılar da dâhil olmak üzere siviller katledilmiştir.

Gelişmelere seyirci kalan Birleşmiş Milletler ve Batılı devletler, Ermenilerin yaptıkları katliamlara ve işgal hareketlerine ciddi bir tepki göstermemişlerdir. Uluslararası toplum ancak, Ermenilerin, nüfusu 60 binden fazla olan Kelbecer’e saldırmasıyla harekete geçmiştir. BMGK 822 sayılı kararı ile Ermeni kuvvetlerinin işgal altındaki topraklardan çekilmesini istemiş, ancak bu sonuç vermemiştir.

1994 yılında iki taraf arasında ateşkes ilan edilmiştir. Savaş sonrası çözüme kavuşturulamayan bir diğer sorun da ülke içerisinde yerinden edilen ya da sığınmacı durumuna düşen bir milyon civarındaki Azerbaycan Türkü’nün durumudur. Bunların büyük bir çoğunluğu Azerbaycan sınırları dâhilinde yaşamaktadırlar. Azerbaycan nüfusunun yüzde 10’undan fazlası ülke içinde yerinden edilmiş sığınmacılardan oluşmakta olup dünyada kişi başına yerinden edilmiş en büyük nüfus hareketlerinden birisi durumundadır. Bu insanlar hâlâ Ermenilerce işgal edilen topraklarda bulunan evlerine geri dönmeyi beklemektedirler.
Hocalı’da içlerinde kadın, yaşlı ve çocukların da bulunduğu 613 kişinin sadece Türk oldukları için katledilmiş olmasının anlamı uluslararası hukukta “soykırım”dır.

Bu vesileyle başta Hocalı olmak üzere, Ermeni saldırılarıyla hayatını kaybetmiş bütün soydaşlarımızı bir kez daha hürmetle ve rahmetle yad ediyoruz. Hepsine Cenabı Allah’tan rahmet diliyoruz. Dünyayı, çifte standartlı yaklaşımdan vazgeçmeye ve Türkiye’yi mahkûm etmeye çalıştıkları soykırım yalanına karşı Hocalı ile yüzleşmeye çağırıyoruz.”


Kategorisi: Genel Merkezden Haberler

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter