| TÜRK
DÜNYASINA GENEL BAKIŞ | |
|
| | Glastnost
ve Perestroika politikaları sonucunda Varşova Paktı dağılma sürecine girmiş. Önce
peyk ülkeler Polonya, Romanya, Bulgaristan, Çekoslovakya, Macaristan, Yugoslavya
bağımsız birer devlet ortaya çıkmıştır. 25 Aralık 1989 tarihinde de Doğu ve Batı
Almanya'nın birleşmesi gerçekleşmiştir. Ancak ekonomik bunalımın boyutları SSCB'nin
de dağılmasına sebep olmuş, böylece Moğolistan, Tacikistan, Kırgızistan, Kazakistan,
Türkmenistan, Özbekistan, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan, Ukrayna ve Baltık
ülkeleri birer birer SSCB'den ayrılarak bağımsız birer devlet olmuşlardır.
Rusya eski Sovyet topraklarının %76'sını elinde tutarak yeni bir yapılanmaya
girmiş, Rusya Federasyonu adıyla 16 özerk cumhuriyet ve 5 özerk bölgeden meydana
gelen yeni bir devlet ortaya çıkmıştır. Böylece 1989-90 sonrası oluşan
yeni dünya düzeninde ortaya çıkan Türk devlet ve toplulukları bağımsız, federe
ve özerk bölgelerde yer almak suretiyle 2000'li yıllara ümitle girmişlerdir.
Türk Dünyası Bilindiği gibi Glasnost ve Perestroika sonrası dağılan SSCB
sonrasında bugün dünyada 7 bağımsız Türk Cumhuriyeti, 13 Özerk Türk Cumhuriyeti,
2 Özerk Türk Bölgesi ve 40'ı aşkın Türk topluluğu bulunmaktadır. BAĞIMSIZ
TÜRK CUMHURİYETLERİ Azerbaycan Cumhuriyeti Azerbaycan,
Güney Kafkasya'nın doğusunda, Hazar denizinin batısında 86.600 km2'lik bir sahada
yer almaktadır. Bölgenin en önemli özelliği kuzey-güney, doğu-batı istikametinde
uzanan stratejik geçit ve ticaret yolları üzerinde bulunmasıdır. 1995
sayımlarına göre nüfusu 7.553.000 olan Azerbaycan'ın bu nüfusunun %78.1'i Azerbaycan
Türkü, %7.9'u Rus, %14'ünü diğerleri teşkil etmektedir. Azerbaycan
doğal kaynaklar bakımından çok zengindir. Ülkenin en büyük yeraltı zenginliği
petrol ve doğal gazdır. Petrolün %77'si Hazar denizinden sağlanmaktadır. Doğalgaz
ise Bahar, Kum Adası ve Sangaçal'dan çıkarılmaktadır. Toplam petrol rezervi 8
milyar varil, doğal gaz rezervi 118.65 milyar m3 olduğu tahmin edilmektedir.
Azerbaycan'ı stratejik ülke yapan zengin doğal gaz ve petrol rezervleri yanında,
Eski SSCB, yeni Rusya Federasyonunun Basra Körfezi istikametinde Orta Doğu petrollerine
yapacağı bir harekât yolu üzerinde bir üs durumunda bulunmasıdır. Türklerin
Azerbaycan'a gelişleri M.Ö. Saka-İskit dönemine rastlamakta, M.S. 395 yılında
Hun Türklerinin bir kısmının Azerbaycan'a geldikleri bilinmektedir. Azerbaycan'ın
Türkleşmesi M.S. VII-VIII yüzyıllarda tamamlanmış, Selçuklu, Atabegler, İlhanlılar,
Safeviler, Afşar, Kaçar ve Hanlıklar döneminde de perçinlenmiştir. XVI.-XVII.
yüzyıllarda Türk topraklarını işgale başlayan Rusya XVII. yüzyılda Kafkasya'ya
inmeye başlamış, 1828 yılında Aras Nehri'nin kuzeyi Rusya, güneyi İran'ın eline
geçmiştir. 1828 yılında Tebriz Erzurum çevresinden Ermeniler göç ettirilerek
Eriyan ve Karabağ'a yerleştirilmiş, 1905 yılından itibaren de Türkler ve Ermeniler
arasında çatışmalar başlamıştır. 1905 İhtilâli Azerbaycan'da yeni gelişmelere
yol açmış, 28 Mayıs 1918 de "Milli Azerbaycan Cumhuriyeti" ilân edilmiş,
ancak 27-28 Nisan 1922 gecesi Ruslar tarafından işgal edilerek, 1922'de "Kafkasya
Ötesi Sosyalist Federatif Sovyet Cumhuriyeti"ne katılmış, 1936'dan sonra
ise Azerbaycan SSC adını almıştır. 1980'li yılların sonuna doğru Karabağ
olayları tekrar alevlendirilmiş, Türk-Ermeni çatışması başlamış, SSCB'nin dağılmasından
sonra BDT'ye katılmak istemeyen, bağımsızlığını isteyen Azerbaycan'ın Başkenti
Bakû, 19-21 Ocak 1990 günü Kızıl Ordu tanklarının işgaline uğramış, binlerce Azerbaycan
Türkü katledilmiştir. Yeniden Milli Mücadele ülküleri canlanan Azerbaycan
Türkü teşkilâtlanmaya başlamış, Çenliber, Yurt, Varlık ve Genç Âlimler Birliği
Teşkilâtları kurulmuştur. 18 Şubat 1988'de başlayan mitingler Millî Azatlık Hareketinin
ilk adımını oluşturmuş, 16 Haziran 1989 günü ise yapılan bir kongrede "Azerbaycan
Halk Cephesi" (AHC) kurulmuştur. Liderliğine seçilen E. Elçibey ile halk
hareketi yönetilmeye başlanmıştır. Bu hadiseler AHC'nin faaliyetlerini
artırmaya ve ülkede yayılmasına sebep olmuş, 30 Eylül 1991'de bağımsızlığını ilân
eden Azerbaycan, bunu yeterli görmeyerek 7 Haziran 1992'de yapılan Cumhurbaşkanı
seçiminde Komünist Parti lideri Ayaz Muttalibov'u Cumhurbaşkanlığından uzaklıştırarak,
E. Elçibey'i Cumhurbaşkanı seçmiştir. 4 Haziran 1993'te Suret Hüseyinov'a
bağlı güçler ayaklanmış, 1 yıl süren AHC iktidarı sona ermiş, Elçibey Bakû'yü
terk etmiş, isyan sırasında Meclis Başkanlığına getirilen Haydar Aliyev, 3 Ekim
1993'de yapılan seçimlerde cumhurbaşkanı seçilmiştir. 4
Ekim 1994 ve 17 Mart 1995 tarihlerinde Aliyev yönetimine karşı iki darbe daha
olmuş, ancak başarılı olamayan bu darbeler neticesinde sert önlemler alınmıştır.
AHC kapatılmış, siyasî alanda ise anayasa taslağı ve seçim kanunu ardından çok
partili sisteme geçilmiş, 12 Kasım 1995 tarihinde seçim yapılmış, aynı anda Anayasa
halk oylaması ile kabul edilmiştir. Haydar Aliyev Rusya ve İran yanlısı
bir idare gösterirken, TC'ye de yeşil ışık yakmaktan geri durmamaktadır. SSCB
Komünist Parti Polit Büro üyeliğine kadar yükselmiş bu kişi zamanında Azerbaycan'ın
toprak kaybı da düşündürücüdür. 1998 yılı başlarında Azerbaycan'da 32
parti ve birçok kuruluş bir araya gelerek yeni bir Birleşik Cephesi kurmuşlardır.
Liderliğine Bakü'ye dönen E. ELÇIBEY getirilmiştir. Kazakistan Cumhuriyeti
Asya ile Avrupa arasında en önemli geçiş ülkelerinden biri olan Kazakistan
doğuda Doğu Türkistan, güneyde Kırgızistan ve Özbekistan, batıda Hazar denizi,
kuzeyde Rusya Federasyonu ile çevrilmiş olup, yüz ölçümü 2.717.000 km2'dir. Başkentini
Almaatı'dan Akmola'ya taşıyan Kazakistan'ın nüfusu 16.679.000'dir. Nüfusun % 46'sını
Kazak Türkleri, %35'i Ruslar, %3'ünü Almanlar, %3'ünü Ukraynalılar, %11'ini ise
diğerleri teşkil etmektedir. Doğal kaynaklar yönünden zengin olan Kazakistan
petrol ve doğal gaz üretimi açısından dünyada 23'ncü sıradadır. Toplam, 2.1 milyar
ton petrol, 1.7 trilyon m3 doğalgaz rezervi bulunmaktadır. Petrol üretimi 1993
yılı itibariyle 23 milyon ton, doğal gaz üretimi ise 6.7 milyar m3'tür.
Kazakistan'ın bir Türk Yurdu olması çok eski olmakla birlikte, Kazak Türklerinin
ortaya çıkışı Cengiz Han'dan sonradır. Kazakların tarih sahnesinde rol alması
ise Özbek Hanları devrine (1400'lü yıllar) rastlamaktadır. İlk defa Kasım Han
Kazakları kendi hâkimiyeti etrafında birleştirerek (1520), teşkilâtlandırmıştır.
18'nci asırda Moğolların, 19'ncu asırda Rusların işgaline uğrayan Kazakistan,
1917 yılına kadar Rus ve Çinlilerle mücadele etmişlerdir. 1917 İhtilâli
sırasında Kazakistan'da bağımsızlık yanlısı olan Alaş Orda Partisi, istiklâlini
ilân etmiş, ancak Rusların kanlı işgaline karşı duramamıştır. Neticede 1919'da
Kazak Otonom Cumhuriyeti kurulmuş, 1936 yılında ise Kazakistan SSC hâline dönüştürülmüştür.
SSCB'nin dağılmasından sonra 25 Ekim 1990 günü egemenliğini, 16 Aralık 1991'de
bağımsızlığını ilân eden Kazakistan, 24 Eylül 1990 yılında Komünist Partisi birinci
sekreteri olan Nursultan Nazarbayev'i Cumhurbaşkanı yapmış, 1991 yılında yapılan
cumhurbaşkanlığı seçimlerini de Nazarbayev kazanmıştır. Kazakistan Komünist
Partisi 1991 yılında kendisini feshederek Sosyalist Parti adını alırken, bu parti
ile birlikte Kazakistan Halkın Kongre Partisi, Kazakistan Halklar Birliği, Sosyal
Demokrasi Partisi Nazarbayev kontrolünde kurulmuştur. Milliyetçi akımı
destekleyen Azat ve Jeltoksan gibi muhalif partiler bulunmaktadır. Yeni
anayasa 28 Ocak 1993 tarihinde kabul edilmiş, ilk serbest seçimler 7 Mart 1994
günü yapılmış, yeni parlâmentonun 177 üyesinden 135'i doğrudan, 42 üye ise Cumhurbaşkanı
tarafından oluşturulan devlet listesi ile seçilmiştir. Kazakistan'da
son hükûmet 1995 tarihinde Başbakan Akejan Kajegeldin başkanlığında kurulmuştur.
Diğer taraftan Cumhurbaşkanı Nazarbayev 1 Mart 1995 tarihli kararnâme ile Kazakistan
Halklar Asamblesini kurmuş, bu asambleye Kürt derneği temsilcilerini bile almıştır.
1995 Parlâmento seçimlerinden sonra 25 Nisan 1995 tarihinde yaptırdığı bir
referandumla cumhurbaşkanlığını 1 Aralık 2000 tarihine kadar uzatmıştır.
Genel olarak Nazarbayev dengeli bir politika ile iç ve dış dengeleri korumuş,
ülkedeki siyasî istikrarı sağlayarak, barışa önem veren tedricî reform politikasına
devam etmektedir. Kazakistan'ın millî devlet oluşması yolunda önemli gelişmeler
sağlamıştır. Kırgızistan Cumhuriyeti Kuzey ve kuzeybatıda
Kazakistan, güneybatıda Özbekistan, güneyde Tacikistan, doğu ve güneydoğuda Doğu
Türkistan ile çevrelenmiş bulunan Kırgızistan Cumhuriyetinin yüz ölçümü 198.500
km2'dir. Başkenti Bişkek olan Kırgızistan'ın nüfusu 4.472.000'dir. Nüfus
kompozisyonunu %52.4 Kırgız, %20.9 Rus, %12.7 Özbek, %2.4 Ukraynalı, %11.6 diğerleri
oluşturmaktadır. Önemli doğal kaynakları kömür, altın, civa ve uranyumdur.
Kırgızistan, Orta Asya'daki kömür rezervinin yaklaşık yarısını elinde bulundurmaktadır.
Petrol ve gaz yatakları genellikle Fergana vadisi kuzeydoğu kesiminde yer almaktadır.
Kırgızlara ait ilk kanıtlar M.Ö. 2.000 tarihine dayanmaktadır. M.S. VI-XIII
yy.'da ilk devletlerini kurmuşlardır. SSCB'nin dağılmasından sonra 15
Aralık 1990'da egemenliğini, 31 Ağustos 1991 yılında bağımsızlığını ilân eden
Kırgızistan'da Ekim 1990 yılında parlâmento tarafından Cumhurbaşkanı seçilen Askar
Akayev 12 Ekim 1991 ve 24 Aralık 1995 yıllarında yapılan seçimlerde tek aday olarak
cumhurbaşkanı seçilmiştir. 5 Şubat 1995 tarihinde yapılan parlâmento
seçimleri sonucu 35 kişilik yasama, 70 kişilik temsilciler meclisi seçilmiştir.
Kırgızistan Cumhuriyetinde 12 siyasi parti, çok sayıda siyasi grup ve hareket
bulunmaktadır. Bunların en önemlileri Akayev'i destekleyen "Cumhuriyet Halk
Partisi" ile 34 farklı grubun desteklediği ve Halk Cephesi niteliğindeki
"Kırgız Demokratik Hareketi"dir. Eskiden Komünist Partisi üst
yönetiminde bulunmamış olan tek Orta Asya'da ülke lideri Akayev'dir. Büyük ekonomik
güçlüklere ve bunların halkta yarattığı memnuniyetsizliklere rağmen, ülkede saygın
konumunu korumaktadır. Özbekistan Cumhuriyeti Özbekistan
Cumhuriyeti Orta Asya'nın merkezinde Ceyhun ve Seyhun nehri ile Aral gölünün meydana
getirdiği ova ile Tanrı dağlarının batı eteklerinde yer almaktadır. Kuzey ve kuzeybatısında
Kazakistan, doğu ve güneydoğusunda Kırgızistan ve Tacikistan, güneybatısında Türkmenistan
güneyinde ise Afganistan ile komşudur. 447.400 km2'lik bir yüzölçümüne
sahip olan Özbekistan nüfusunun (21.700.000) %68.7sini Özbek Türkleri, %10'u Ruslar,
%4.2 Tatar Türkleri, %4.2'sini Kazak Türkleri, %3.9'unu Tacikler ve %1.9'u Karakalpak
Türkleri teşkil etmektedir. Doğal kaynaklar yönünden zengin olan ülkede
petrol, doğal gaz, kömür, altın, bakır, gümüş, volfram ve tungusten başlıca madenlerdir.
Dünyanın en kaliteli altını Özbekistan'da üretilmektedir. Özbek adı Altun
Orda Beyi Özbek'in adından gelmektedir. Özbek Hanın tahta geçmesiyle mahiyetindekilere
Özbek denmeye başlamış ve sonraları Özbek belli bir Türk topluluğunun adı olarak
kullanılmaya başlanmıştır. Özbek ve Buhara Hanlığı zamanında müstakil
yaşayan Özbekler, 1863 yılında Rus işgaline uğramıştır. 1917 İhtilâli'nde kısa
bir süre bağımsızlığını ilân eden Özbekler, Ruslara karşı amansız bir mücadelede
yenik düşmüşlerdir. 1924 yılında Özbek SS Cumhuriyeti olan Özbekistan,
SSCB'nin dağılmasından sonra 20 Haziran 1990 yılında egemenliğini, 1 Eylül 1991
yılında da bağımsızlığını ilân etmiştir. Özbekistan Komünist Partisi
Genel Sekreteri İslâm Kerimov 1991 seçimlerinde cumhurbaşkanı seçilmiştir. Ülkede
nihaî karar mercii Cumhurbaşkanıdır. Hâlen yasal faaliyetini sürdüren "Halk
Demokrat Partisi" ile "Vatan Terakkiyat Partisi" bulunmaktadır.
Muhalefette bulunan Erk Partisi Birlik Hareketi ve İslâmî Rönesans Partisi yasaklanmıştır.
Parlâmento seçimleri 1994 tarihinde yapılmış, seçimlerde Cumhurbaşkanı İslâm
Kerimov'un liderliğini yaptığı iktidardaki Halk Demokratik Partisi ile Vatan Terakkiyat
Partisi katılmış, 243 HDP, 141 VTP üyesi seçilmiştir. Hükûmet HDP tarafından kurulmuştur.
Türkmenistan Cumhuriyeti Hazar denizinin doğusunda yer alan
Türkmenistan Cumhuriyeti, kuzeyde Kazakistan, güneyde İran, güneydoğuda Afganistan,
doğu ve kuzeydoğuda Özbekistan ile komşudur. Yüzölçümü 488.100 km2'dir.
Başkenti Aşkabat olan Türkmenistan'ın nüfusu 4.483.000 (1995)'dir. Bu nüfusun
%77'sini Türkmenler, %9.2'sini Özbek Türkleri, %0,9'unu Azerbaycan Türkleri, %0.9'unu
Ermeniler, %0.1'ini Almanlar %2.1'ini diğerleri teşkil etmektedir. Türkmenistan
doğal kaynaklar bakımından zengin bir ülkedir. Petrol, doğal gaz, sülfür, krom,
kurşun, brom, kömür ve potasyum en önemli yer altı kaynaklarıdır. Türkmen
adı tarih sahnesine X. yüzyılda çıkmış, ağırlıklı olarak Müslüman Oğuz boylarına
verilen isim olarak kullanılmıştır. 1880 Rus işgaline kadar, çeşitli
devletlerin idaresinde yaşayan Türkmenler, 1916'da başlayan Türkistan milli ayaklanmasına
katılmışlar, 1920 yılında tekrar Rus işgaline uğramışlardır. 1924 yılında Türkistan
SS Cumhuriyeti kurulmuş, SSCB'nin dağılmasından sonra 22 Ağustos 1990 tarihinde
egemenliğini, 27 Ekim 1991 tarihinde bağımsızlığını ilân eden Türkmenistan'da
ilk parlâmento seçimi 7 Ocak 1990 tarihinde yapılmıştır. 27 Ekim 1990
yılında Cumhurbaşkanı seçilen eski Komünist Partisi lideri Saparmurat Türkmenbaşı,
Komünist Partinin ismini değiştirerek, "Türkmenistan Demokrat Partisi"
ismini vermiştir. 15 Ocak 1994 tarihinde yapılan bir referandumla görev süresini
2002 yılına kadar uzatmıştır. Türkmenistan yönetimi içinde bulunulan durumda çok
partili sisteme karşı çıkarken, bununla birlikte az sayıda aydının oluşturduğu
"Ağızbirlik Hareketi" ve "Demokrat Parti" en önemli muhalefeti
oluşturmaktadır. Yasama gücü "Halk Maslahatı" ve meclis tarafından
paylaşılmaktadır. Halk Maslahatı üst yasama gücünde olup, Bakanlar Kurulu da buradan
çıkmaktadır. Son yapılan 11 Aralık 1994 seçimlerinde Türkmenistan Demokratik Partisi
kazanarak hükümeti teşkil etmiştir. Başkenti
Gorno-Altay'dır. Müslümanlık, Hristiyanlık ve Şamanizm yaygın dinleri yaygındır.
Dilleri Türkçedir. SSCB'nin dağılmasından sonra 1991 yılında muhtar,
1992 yılında Rusya Federasyonuna bağlı Özerk Cumhuriyet hâline gelen Altay Cumhuriyetinin
en büyük problemi nüfusunun %60'ının Rus olmasıdır. Bu durum Altay Parlâmentosu
ve devlet kadrolarına yansımış olup, cumhuriyette Ruslar ezici bir çoğunluğa ve
kontrole sahiptir. Cumhuriyette milliyetçilik akımı, Türk dil ve kültürünü
muhafaza çok güçlü olup, tam bağımsızlık ve Russuz bir Altayeli'ne kavuşmak için
faaliyet gösteren birçok kişi ve kuruluşlar aktif çalışmalarını sürdürmektedirler.
Ancak bugünkü şartlar gereği Ruslarla iyi geçinmek zorunda olduklarından
"millî" direniş zayıf görünmektedir. Parlâmentodaki Türk milletvekilleri
içerisinde bağımsızlık hareketleri mevcut olup, "Altay Halk Cephesi"
bu kuruluşların başını çekmektedir. Altay Cumhuriyetinde çok güçlü ve büyük taraftarı
bulunan "Altay Halk Cephesi" maddî destekten yoksundur. Maddî destek
sağlayacakları ve yol gösterecekleri aramaktadır. Bütün bunlara rağmen devlet
başkanı önderliğinde hükümet yurt dışında elçi bulundurma kararı almış, bu amaçla
TC Dışişleri Bakanlığına müracaat bile yapılmıştır. 1.5 yıl geçmesine rağmen netice
alınamamıştır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti KKTC, Türkiye'nin
60 km güneyinde bulunan Kıbrıs adası üzerinde kurulmuştur. Yüzölçümü 3.335 km2'dir.
Toplam 9.251 km2 olan ada yüzölçümünün %35'i KKTC'ye aittir. KKTC'nin
nüfusu 200.587 olup, az miktarda Rum ve Maronit yaşamaktadır. Bilindiği
gibi 1878 yılında İngilizler'e geçici bir süre verilen ada, İngilizler'in sözünde
durmaması üzerine Türkiye'ye geri verilmemiş, zamanla nüfus çoğunluğuna kavuşan
Rum kesimi ENOSIS'i gerçekleştirmek için Türk ve İngilizlere saldırılara başlamışlardır.
Türkiye, İngiltere ve Yunanistan garantörlüğünde 1960 yılında kurulan Kıbrıs
Cumhuriyeti, Rumların ENOSIS idealidir. Petrol, doğalgaz, sülfür, krom, kurşun,
brom, kömür ve potasyum en önemli yer altı kaynaklarıdır. Başkurtistan
Cumhuriyeti Rusya Federasyonu içerisinde, Avrupa kısmında Orta İdil
bölgesinde yer alan Başkurtistan'ın batısında Tataristan Türk Cumhuriyeti yer
almaktadır. Yüzölçümü 143.600 km2'dir. Nüfusu 3.944.000 olan Başkurtistan
Cumhuriyetinde %24.3 Başkurt, %40.3 Rus yaşamaktadır. 1.6 milyon Başkurt ise Rusya
Federasyonunun çeşitli bölgelerine dağılmıştır. 1552 yılında Rus işgaline
uğrayan Başkurtistan, 1941 yılına kadar çeşitli aralıklarla isyan etmiş, bağımsızlık
uğruna milyonlarca Başkurt şehit olmuştur. 30 bin Başkurt Slâvlara köle olarak
satılmış, toprakları zorla elinden alınmış, Hristiyanlaştırmaya çalışılmış, her
türlü Rus melâneti üzerlerinde denenmiştir. 1905 İhtilâlinden sonra kültürel
kalkınma atağı, 1917 yılında Bolşeviklerle yapılan iş birliği neticesinde 23 Mart
1919 yılında Başkurtistan Muhtar Cumhuriyeti kurulmuştur. Başkurtlar mücadeleyi
bırakmamışlar. SSCB'nin dağılmasıyla birlikte 15 Ekim 1990 tarihinde bağımsızlıklarını
ilân etmişlerdir. Rusya Federasyonu Başkurtların bağımsızlığını kabul
etmemiş, Rus baskısı üzerine büyük bir mücadele başlamış, ekim 1991 yılında Başkurt
gençleri parlâmentodaki Rus bayrağını indirerek, Başkurt bayrağını dikmişlerdir.
Bu gelişmeler üzerine 14 Ekim 1991 tarihinde Başkurtistan'a Özerk Cumhuriyet statüsü
tanınmıştır. Bugün parlâmentosu, anayasası, cumhurbaşkanı ve bayrağı
bulunan Başkurtistan'da Devlet Başkanlığına 3 Ağustos 1994 tarihinde yapılan seçimlerde
Başkurt Türkü ve bağımsızlık yanlısı Murtaza Ubeydullah-RAHIM (Murtaza Rahimov)
seçilmiştir. 24 Ağustos 1994 yılında Murtaza Ubeydullah Çernomirdin ile,
daha sonra Yeltsin ile yetki devri anlaşması yaparak, büyük imtiyazlar elde etmiştir.
Başkurtistan'da Türk milliyetçiliği ve bağımsızlık hareketi ile ilgili çeşitli
parti ve teşkilâtlar aktif olarak çalışmaktadır. Bunların en önemlileri "Başkurt
Yaşlar İttifakı", "Başkurt Millî Fırka Partisi", "Başkurt
Kadınlar Uyuşması", "Başkurt Kazaklar Uyuşması" ve "Başkurt
Gençler İttifakı"dır. 1996 yılında "Bütün Dünya Başkurtlar
Kurultayı"nı toplamışlar, "VI. Türk Dünyası Gençlik Günleri ve Kurultayı"na
ev sahipliği yapan Başkurtistan, Türk milliyetçiliği ve bağımsızlık konusunda
ne kadar hassas olduklarını bütün dünyaya göstermişlerdir. Çuvaşistan
Cumhuriyeti Rusya Federasyonuna bağlı özerk bir cumhuriyettir. Rusya
Federasyonunun Avrupa kısmının merkezinde, Volga nehrinin orta bölgesinde çok
önemli su ve kara yolları üzerinde yer almaktadır. Yüzölçümü 18.300 km2
olan Çuvaşistan'ın Başkenti Çeboksarı olup, nüfusu 1.839 biridir. Bunun %67.8'ini
Çuvaş Türkleri, %26.7'sini Ruslar teşkil etmektedir. 2 milyonun üzerindeki Çuvaş
Türkü, Cumhuriyet toprakları dışında yaşamaktadır. 1552 yılında Kazan
Hanlığı idaresinde iken Rus işgaline uğrayan Çuvaşistan, Başkurtlar gibi ardı
arkası kesilmeyen isyanlara katılmışlar, 1572-1584, Stafin-Razin Köylü Savaşları,
1774-1776 isyanları en kanlıları olmuştur. 1917 Komünist ihtilâli sonucu
1920 yılında muhtar, 20 Nisan 1925 yılında da federe cumhuriyet olan Çuvaşistan,
SSCB'nin dağılması üzerine 24 Ekim 1990 yılında bağımsızlığını ilân etmiş, ancak
Rusya Federasyonunun baskısı üzerine 1991 yılında Rusya Federasyonuna bağlı özerk
bir cumhuriyet olmuştur. Kendisine özgü parlâmentosu, anayasası, bayrağı
ve millî marşı bulunan Çuvaşistan'da Devlet Başkanı aynı zamanda parlâmento başkanı
olarak da görev yapmaktadır. Devlet Başkanı Nikolay Vasiyeviç Fyodorov aynı zamanda
Rus Devlet Başkanlığı hukuk bürosu üyesidir. Parlâmentoda üstün durumda
bulunan Çuvaş Türkleri, Rusya'dan birçok taviz kopârttıkları için aktif direniş
hâlinde değillerdir. Bağımsızlık yanlısı birçok kişi ve kuruluş daha ziyade Türk
şuuru ve kültürünü korumak ve geliştirmek amacıyla teşkilâtlanmışlardır.
Bunların en önemlileri "Çuvaş Türk Halkı Millî Hareketi" ile Çuvaş Milli
Akademisinin kurucusu olan Mihail Yuhma'nın yaptığı "Nasyonel Grup"tur.
Dağıstan Cumhuriyeti Başkenti Mohaçkale olan Dağıstan Cumhuriyeti
20 Ocak 1921 yılında kurulmuş olup, yüz ölçümü 50.300 km2'dir. Nüfusu 1.802.000
olan Dağıstan Cumhuriyetinde irili ufaklı değişik 30'dan fazla halk bulunmaktadır.
Dağıstan Cumhuriyetinde Türkler çoğunluğu teşkil etmektedir. Kumuk Türkleri,
Nogay Türkleri, Türkmenler dağınık halde Dağıstan Cumhuriyetinde yaşamaktadırlar.
Gagauz Cumhuriyeti Romanya'nın kuzeyinde, Moldova Cumhuriyeti
güneyinde yer alan Gagauz Cumhuriyetinin Nüfusu 200.000'dir. Oğuzların bir kolu
olan Gagauzlar Ortodoks Hristiyan olup, Gagauz Cumhuriyeti dışında 300 binden
fazla Gagauz yaşamaktadır. Başkenti Komrad'dır. Deliorman Türkleri, Asparuk
Bulgarları da denilen Gagauzlar, Anadolu Türkçesine yakın bir dil kullanmaktadırlar.
Türk kök ve kültürüne bağlı kalmış ve günümüze kadar da bunları yaşatmışlardır.
XVI. asırda Osmanlı İmparatorluğuna katılan Gagauzeli, 1918 yılında Rusya,
1941 yılında Romanya, 1944 yılında da SSCB idaresine girmiş, SSCB tarafından Ukrayna'ya
bağlı olan Moldova SSCB'nin sınırları içinde kabul edilmiştir. SSCB'nin
yıkılmasından sonra 21 Ağustos 1990 tarihinde bağımsızlık ilân edilerek, Gagauz
Cumhuriyeti ilân edilmiştir. 25 Ekim 1990'da seçim yapan Gagauzlara Mirçe Durağ
idaresindeki "Milliyetçi Moldova Halk Cephesi"nin 50 bin militanı silâhlı
saldırıda bulunmuştur. Bu saldırılara karşı ölümü göze alan 100 bin Gagauz Komrad'da
toplanarak karşı koymuş, bütün Gagauz köylerinin bu direnişe katı!maları sonucu
25 ekimde seçimler yapılmış, 31 ekimde de Gagauz Meclisi oluşturulmuştur. Ancak
Moldova Yüksek Sovyeti Bağımsızlık ilânını kabul etmemiştir. 27 Ağustos
1991 yılında Moldova'nın bağımsızlık ilân etmesi üzerine Gagauzlar da Özerk Cumhuriyetlerini
ilân etmişler ve 23 Aralık 1994 yılında Moldova Cumhuriyeti bu özerkliği tanımıştır.
28 Mayıs - 11 Haziran 1995 yılında Gagauzeli'nde yeniden seçim yapılmış ve
34 milletvekili ve "Halk Topluluğu" adı verilen Gagauz Meclisi teşkil
edilmiştir. Aynı ay yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise eski Komünist Parti
lideri ve Moskova'ya bağlılığı ile tanınan Georgu Tobunscık Cumhurbaşkanı seçilmiştir.
Gagauzeli'nde bağımsızlık ile ilgili birçok kurum ve basın faaliyette olup,
Gagauz Sesi gazetesi bunun öncülüğünü yapmaya çalışmaktadır. Eski Cumhurbaşkanı
Stephan Topal ve Petr Zavriçko'nun liderliğinde faaliyetlerine devam etmektedir.
Hakas Cumhuriyeti Sibirya'nın güneyinde, Sayan-Altay dağlarının
yanında Altay Cumhuriyetinin kuzeyinde yer alan Hakasya, 62.000 km2'lik bir yüzölçümü
ile Rusya Federasyonuna bağlı özerk bir cumhuriyettir. Hakasya'da 100'den
fazla halk yaşamakta olup, nüfusu 270.000'dir. Bunun 90-100 binini Hakas Türkü
teşkil etmektedir. Başkenti Abakan olan Hakas Cumhuriyeti güçlü bir ekonomi
ve ziraate sahiptir. Uygur Türkçesine yakın Türkçe kullanan Hakasların
asıl adı Koray (Hooray)lardır. Kaçin, Sogay, Kızıl ve Koybol olmak üzere
dört boydan meydana gelmişlerdir. VI. ve XIV. yüzyıllarda bağımsız bir
devlet olan Hakasya, 1727 yılında Rus işgaline uğramış, Rus-Çin Antlaşması sonucunda
Rusya'ya bağlanmıştır. 1930 yılında özerk bölge statüsüne kavuşan Hakasya, SSCB'nin
dağılmasından sonra "Hakasya Büyük Meclisi"nin aldığı bir kararla Rusya'ya
bağlı özerk cumhuriyet statüsünü ilân etmiştir. Bu gelişme üzerine Rusya Federasyonu
3 Haziran 1991 tarihinde Hakas Özerk Cumhuriyetini kabul ve ilân etmiştir.
Hakas parlâmentosunun bağımsızlık yerine özerklik statüsünü kabul etmesinin
en büyük sebebi, 72 milletvekili bulunan parlamentodaki Rus milletvekillerinin
çoğunlukta olmasıdır. Parlamento, hükümet ve devlet kadroları Rusların kontrolünde
olup, Hakas halkının bağımsızlık hareketine müsaade edilmemektedir. Hükümet ve
KGB bütün telekomünikasyonu kontrol altında tutmakta, Türkiye'ye yaklaşım belirli
kalıplar altında tutulmaktadır. Kabardey-Balkar Cumhuriyeti
Kuzey Kafkasya'da Büyük Kafkas sıradağlarının kuzey eteklerinde Rusya Federasyonuna
bağlı özerk bir cumhuriyettir. Cumhuriyeti meydana getiren Balkarlı Türkleri Karaçaylı
Türklerden ayıran Rusya, Kabardeylerle Balkarlı Türkleri birleştirerek bu cumhuriyeti
kurmuştur. Bu zorlama sonucu ortaya çıkan Kabardey-Balkar Cumhuriyetinin
yüzölçümü 12.500 km2'dir. Nüfusu 674.000 olan cumhuriyette Balkarlı Türkler
88.000'in üzerindedir. Başkenti Nalçık olan Cumhuriyette Türkler çoğunlukla
dağlık ve yaylalık bölge olan güneyde yaşamaktadırlar. Kendi aralarında
Mezengi, Bezingil, Hukanlı, Çezimli ve Baksamlı gibi kollara ayrılan Balkarlılar
Müslüman olup, Altay dil grubuna bağlıdırlar. 1920 yılında otonom bölge
statüsü kazanan Balkarya, 1922 yılında Kabardeylerle birleştirilerek Kabardey-Balkar
Muhtar Vilâyeti kurulmuş, 1936 yılında ise Muhtar Cumhuriyet olmuştur.
SSCB'nin dağılmasına yakın 1989 yılında ilk Balkar derneği "NIGIS" kurularak,
bağımsızlık için faaliyete geçti. Yapılan seçimlerde az sayıda Balkarlı Türk milletvekili
seçildi. 19 Ağustos 1990'da bu milletvekillerinin yaptığı kurultayda Kabardeylerden
ayrılma kararı alındı. Bu arada 1990 yılında yapılan Rus Parlâmentosu seçimlerinde
hiçbir Balkarlı seçimi kazanamamıştır. Bunun üzerine Halk Teşkilâtı "Töre-Balkar
Formu" kuruldu. Bu teşkilâtın başına Bahaeddin Etezov getirildi. 30 Mart
1991 yılında yapılan Kurultay'da bağımsızlık kararı alındı. 17 Kasım 1991 tarihinde
Rusya'ya bağlı Balkariye Cumhuriyeti ilân edildi. Bu karar 19 Aralık 1991 tarihinde
Kabardey-Balkar Yüksek Şurasının kararıyla yapılan referandumda da desteklendi.
Hâlen parlâmentosu, 34 bakanlı hükümeti, cumhurbaşkanı olan Kabardey-Balkar
Cumhuriyetinde, cumhurbaşkanı eski komünist parti başkanı olup, sorunu Rus yanlısı
olarak güçle çözüp, Balkariye'nin ayrılmasını istememektedir. Hükümette 3 Balkarlı
Türk bakandır.
|