Türkiye’de Gündemin Hızlı Değişmesi Ya da Suni Gündem– Mustafa Ak

Türkiye konumu itibariyle dünya üzerinde çok önemli bir yere sahiptir. Haklı olarak da bu topraklar üzerinde birçok emperyalist, Siyonist vs. düşünce ya da fikir anlayışına sahip olan devletlerin çıkarları bazen bu topraklar üzerinde çatışma gösterebilmektedir. Bazen de çıkar birliği yapıp milleti yapay sorunlarla uğraştırabilmektedirler. Tarihte savaş meydanlarında kazanamadıkları bu toprakları dünyanın her yanında 4.büyük güç olarak görülen medya vasıtasıyla içten içe ele geçirmeye çalışmaktadırlar. Bu ele geçirme çalışmalarının kısa sürede gerçekleşmesini beklememek gerekir. Bazen bu nesillere aktarılabilecek düzeye bile ulaşabilir.

Türkiye’de özellikle 1980 sonrasından sonra güçlenmeye başlayan medya, devlet televizyonunun yanında özel TV’lerin de yayın hayatına başlamasıyla birlikte ülke gündemini oluşturmaya ve yönlendirmeye başlamıştır. Özgür gazetecilik anlayışı adı altında toplum mühendisliğine soyunan bir takım aydınlar(!) adeta soyut gündem oluşturmuşlar ve gündemin çok hızlı değişmesinde ilk adımları atmış oluyorlardı.

Zaman içerisinde ortaya çıkan çıkar çatışmalarının da etkisiyle kendisine yer bulan,  güçlenen medya ve medya patronları iktidar değiştirecek kadar ileriye gitmişler ve bir gecede iktidarı değiştirmişledir. Ülke gündemini bu olaylarla etkileyerek adeta ülkeyi bir gündem mezarlığına dönüştürebileceğinin sinyallerini de vermeye başlamış oluyorlardı.

Emperyalist düşünce sistemi evrim geçirerek küreselleşen dünyada yeni bir boyut kazanarak ortaya çıktığı zaman orta halli ve gelişmemiş ülkelerin gündemini belirleyen medya organlarına göz dikmiş oluyordu. Zaman içerisinde özellikle milenyum denilen bu çağda birçok medya organı emperyalist güçlerinin yandaşı olan medya patronlarının eline geçmeye başlamış oluyordu. Bu ele geçen medya ve medya ortakları halk ile iyi geçinmeye çalışmanın yanında onların tam olarak gündemi anlamasının önüne geçmenin yolunu aramaya başlamışlardır. Her gün yeni bir haberle ortaya çıkmışlar aslında olayların arkasında kalan gizli tarafları asla ortaya koymamışlardır. Onların düşüncesine göre olayları anlamayan, anlayamayan halk asla olayların arkasını bilemez oluyordu.

El değiştirmeye başlayan medya organları zaman içerisinde kendilerini bir yarış içerisinde buluvermişlerdir. Yarış içinde olmalarının sonucunda da her olay onlar için gündem olabilmiştir. İngiliz medyasının bir zamanlar kendilerine düstur olarak ele aldıkları adam köpeği ısırırsa haber olur anlayışı Türk medyası tarafından uygulamadan çıkarılmış oluyordu böylece.

2000’li yılların başından itibaren iktidara gelenlerin bu ülke üzerinde çıkarları olduğu aşikârdır. Irak işgal edilmeden önce gündemi oyalamaya çalışan medya zaman içerisinde yandaş ve yandaş olmayan medya diye ikiye ayrılmıştır. Bu ikiye ayrılış da ülke gündeminin bu kadar değişmesinde bir bakıma etkili olmuştur. İktidar kendi çıkarlarını uygulamaya koyabilmek için gündeme bir başka konuyla çıkabilmiş ve istediklerini kapalı kapılar ardında uygulamış ya da uygulama fırsatını yakalamıştır. Bu olaylarla gerçekliği algılayamayan millet ise suni gündem altında ezilip kalmıştır.

Türk milletinin genetiğiyle oynamaya çalışan gizli güçler içeriden küresel güçler dışarıdan adeta gündem yarışına girmiş bir olay tam olarak algılanmadan başka bir olaya geçivermeye başlamışlardır. Âdeta daldan dala zıplayarak dikkatleri dağıtmayı ustaca başarmaya çalışmışlardır. Dikkati dağılan millet olayların arkasında kalan gerçekleri görememeye başlamış oluyordu. Gerçeklerin tam algılanması ve yorumlanması bazı güçlerin işine gelmediğini buradan söylemeliyiz.

Basın meslek ilkelerine göre gündem net bir biçimde ortaya konulmalıdır. Ortaya konulan net bilgi ile medyayı ve medyanın ortaya koyduğu gündemi takip eden millet aydınlatılmalıdır. Bu kural dünyanın ileri ülkelerinde uygulanırken Türkiye ve diğer ülkelerde uygulamaya hiç ama hiç konulmamaktadır. Millet işin, gündemin ardını tam anlamadan fikirleri ile baş başa kalmaktadır. Bir de ortaya atılan ve günlerce tartışma programlarına konu olan gündemi takip eden medya okuryazarları adeta fikir karmaşıklığı içinde kalıp, düşüncelerini olgunlaştırmaya çalışmaktadırlar. Bu olgunlaştırma işleminde ise ne kadar başarılı oldukları tartışmalıdır.

Büyük medya patronları ve özellikle iktidar yanlısı olan medya gerçeği göstermemek için bu ülkede elinden geleni yapmaktadır. Tabi ki de dünya görüşü de bu kadar çok gündem değişikliğinin olmasında etkili olmaktadır. Birisinin a açısından yansıtmaya çalıştığı gündem ertesi gün b açısından yalanlanabilmektedir. Bu yalanlama olayı, çıkar sanılarak gündemi değiştirmeye bir bakıma vesile olma yolunda olan olaylardan sadece bir tanesi olarak görülebilmektedir.

Saçma sapan olaylar, diziler, yarışmalar ile uyutulan ya da uyutulmaya çalışılan bu millet değişen gündemi bir türlü yakalayamamaktadır. Bu gün olan olayı bir hafta ya da bir ay sonra duyduğu zaman tepki bile verememektedir. Tepki verse bile medyanın gündem belirleyicilerinin arasında fikir bozgununa uğrayıp kalabilmektedir.

Örneğin bir iki sene öncesine kadar şehitlerini unutmayacağını söyleyenler bugün rahatlıkla onları unutmuş ve toplum mühendislerinin oluşturduğu sanal gündemin içerisinde kendilerini buluvermişlerdir. Olaya bir de şu açıdan bakalım. İstenilen biçimde yaşanılamayan ülkede birileri istedikleri şekilde bu milleti yaşatabilmektedir.

Medyanın etik anlayışı kuralının pek uygulanmadığı ülkemizde en çok değişen hep gündem olmuştur. Yalan gündemle sulandırılan beyinler ve insanlar bir yerlere çekilmeye çalışılmıştır. Medya burada sürükleyici olmuştur. Gündem yağan yağmur olarak ele alınırsa sele kapılan hep bu millet olmuş ve yapay gündem ile baş başa bırakılmıştır. Hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu anlayamayan medya ve gündem takipçileri bu gündemin değişmesi altında kalmışlardır. Gündemle beraber alışılan ortamda duyarsızlaştırılmıştır. Bir yıl önceden ortaya konulan haberler zaman zaman öne sürülerek insanlar o konuya alıştırılmış ya da alıştırılmaya çalışılmış ve böylece gündemin bulanıklığında ortaya duyarsızlaşan bireylerin çıkması sağlanmış olmuştur. Gündem değişikliğinin bu kadar çok olmasının belki de önemli sonuçlarından bir tanesi budur.

SONUÇ

Türkiye gibi ülkelerde gündemin bu kadar çok değişmesinin nedeni insanların gerçekleri görmesinin engellenmesi ve çıkarı olanların çıkarlarının zedelenmemesidir. Medyanın belirleyici güç olmasının önüne geçilmelidir. Gündem olan konular enine boyuna tartışılmalıdır. Millet gündemi tam olarak anladıktan sonra diğer gündem konularına geçilmelidir. Suni gündem oluşturulup olayların arka planı karartılmamalıdır.


Kategorisi: Gündem Yazıları

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter