Türk İçin Orta Asya – Batuhan Topal

‘’…Türk Milleti dünya üzerinde yaşayan milletler içerisinde en eski milletlerden birisidir ve milletimizin tarihi,çok şanlı olayların yer aldığı aldığı büyük medeniyetlerin tarihidir. Milletimizin tarih sahnesinde göründüğü zamanlardan beri teşkilatçılığıyla, çalışkanlığıyla ve bitmez tükenmez enerjisi ve hareketliliğiyle kendini göstermiştir. Milletimizin tarihi iki bölüm olarak mutabâa edebiliriz. Bunlardan birisi Müslümanlığı kabul ederek İslamiyete girmelerinden önce ki tarihimizdir ki bu dönem tamamiyle Orta Asya’da cereyan etmiş bir dönemdir. Bu dönem de Asyanın Hindistan ve Batı bölümleri, batı uçları dışarıda kalmak üzere her köşesine kadar Türklerin yayıldığı ve büyük mücadelelerle büyük devletler kurduğu, büyük medeniyetler meydana getirdiği bir dönemdir.’’ 

Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ, Türk Tarihine Bakış / 9 Işık Doktrini Sayfa.29

Başbuğ Alparslan Türkeş’in milli doktrinimizde de açıkladığı gibi Orta Asya, iki bölümde incelenen Türk tarihinin bir bölümünü tamamen kapsamaktadır. Tarihimize damga vuran Kürşat İhtilali, Mete Hanın dillere destan olmuş savaşları ve daha nice iftihar edeceğimiz olaylar Orta Asya da gerçekleşmiştir. Oğuz Ata Türk Birliği için Orta Asya’da il il gezmiş ve kutlu Türk Birliğini o topraklarda kurmayı başarmıştır.

Yaşananlar göz önüne alınınca anlaşılıyor ki Orta Asya Türk’ün Anayurdu olmuştur ve Türk tarihinden Anayurdu çıkartmak şanlı tarihimizi katletmek ile eşdeğerdir. Türklerin ilk yazılı kaynaklarından olan Göktürk Yazıtları yine Anayurt da, Orta Asya’da bulunmaktadır, ki Türk tarihinde önemli noktalara ışık tutan Çin kaynakları da yine Orta Asya’da bulunmaktadır.

Anayurt tarihte önemli bir yere sahip olduğu kadar günümüzde de önemli bir konumdadır. Günümüzde ki önemi milli mefkuremizden ötürüdür. Büyük Türk Birliği kurulacaksa-ki mutlak kurulacak- Turani Coğrafyanın büyük bir kısmı Orta Asya topraklarında bulunacaktır.

Orta Asya topraklarında bağımsızlığını ilan etmiş veya özerk /muhtar eyalet durumunda bulunan Türk devletleri bulunmaktadır. Türki Coğrafya her ne kadar 1917 yılından 1991 yılının sonlarına kadar Orta Asya’da dehşet saçan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin (SSCB) ‘’Böl-Parçala-Yönet’’ şeklinde ki ayrıştırma politikasından dolayı resmi olarak ayrılmışlarsa da soylarını, Türklüklerini unutmamışlardır. Bu Türki devletleri tek bayrak altında toplamak bizlerin en büyük vazifesidir.

Orta Asya milli ülkü bakımından olduğu kadar ekonomik bakımdan da oldukça verimli topraklara sahiptir. Bilindiği üzere dünya petrol ve doğal gaz rezervlerinin büyük bir kısmı Türkmenistan, Özbekistan gibi Orta Asya’da bulunan Türki Devletlerde bulunmaktadır. Petrol ve doğal gazdan ziyade büyük yeraltı kaynakları da yine Orta Asya topraklarında bulunmaktadır. Bir bakıma şuan dünyanın gücü olarak görülen ‘’Ekonomik Kalkınma’’nın yolu Orta Asya’da geçmektedir. Ki Orta Asya’ya uzun süredir hüküm süren Rusya, Çin gibi devletleri örnek olarak gösterebiliriz.

Yani anlaşılacağı üzere Orta Asya tarihimizde önemli bir yere sahiptir, keza günümüzde de aynı önemi korumaktadır ve Yüce Türk Milletinin ümit dolu yarınları için gelecekte de önemli olacaktır.

Bizler Orta Asyayı anladıkça kendimizi anlamış,özümüze dönmüş olacağız.
Tanrı Türkü Korusun ve Yüceltsin.

Emre Batuhan TOPAL


Kategorisi: Gündem Yazıları

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter