İLK TÜRK
İSLAM DEVLETLERİ
HARZEMŞAHLAR
(1097-1231)
Ceyhun
ırmağının Aral gölüne döküldüğü yerin güney kesimleri Harezm (Harzem) adıyla anılır.
Öteden beri burada hüküm sürenlere Harzemşah (Harezmşah) denilmiştir .Harzemşahlar
sülâlesinin atası Anuş-Tegin isminde, Begdili Türk zümresine mensup bir kişidir.
Anuş- tegin Selçuklu Sultanı Melikşah'ın saray hizmetinde bulunuyordu. Oğlu Kudbeddin
Muhammed, Selçuklulara bağlı kalarak, Harzemşah unvanı ile bu bölgenin valiliğini
üstlenmiştir (1097-1128). Daha sonra başa geçen Atsız ve İl-Arslan devirlerinde
hem Irak Selçukluları hem de Kara-Hıtaylarla mücadele edildi. Nitekim İl-Arslan,
Sultan Sencer'in ölümü üzerine bağımsızlığını ilân etti (1157).
Harzemşahların
en büyük hükümdarı Alaaddin Tekiş'tir (1172 -1200). Tekiş, önce Kara-Hıtaylar'ı,
ardından son Selçuklu Hükümdarı II. Tuğrul'u yendi. Harzemşahlar kısa sürede sınırlarını
Doğu Anadolu'dan Maverâünnehir'e kadar genişlettiler. Âdeta Selçuklu devletinin
vârisi oldular. Karahanlı ve Kara-hıtay devletlerine son verdiler. Ancak bu parlak
dönem uzun sürmedi. 1220'de bütün ülke Cengiz Moğolları'nın istilâsına uğradı.
Celâleddin Harzemşah devleti yeniden toparlamak için uğraştıysa da başarılı olamadı.
Ölümü üzerine Harzemşahlar Devleti tamamen ortadan kalktı (1231).
EYYUBİLER
(1171-1348)
Haleb
Atabeyi Nureddin Mahmut'un komutanlarından Selâhaddin, Haçlılarla işbirliği yapmakla
Mısır'daki Fatımî devletine son vermişti (1171). Burada güçlü bir idare kuran
Selahaddin, Nurettin Mahmut'un ölümünden sonra bağımsızlığını ilân etti (1174).
Kurduğu devlet babasının adından dolayı Eyyûbîler olarak bilinir.
Selahattin
Eyyûbî, emrinde bulunan Türk askerleriyle beraber Haçlılara karşı çetin mücadeleler
verdi. Ünlü Hıttîn savaşı ile Haçlıları Kudüs'ten çıkardı ve İslâm dünyasında
bir efsane hâline geldi (1187). Nitekim bir Arap şairi Selahattin Eyyûbî'nin Halep'i
de alması üzerine "Arap milleti, Türklerin devletiyle yüceldi. Ehl-i Salib
(Haçlılar) davası Eyyûb'un oğlu tarafından perişan edildi" demiştir.
Eyyûbî
Devleti'nin sınırları kısa sürede Mısır, Suriye, Güneydoğu Anadolu ve Arabistan'ın
güneyine kadar genişledi. Ancak Selahattin Eyyûbî'nin ölümü üzerine devlet hanedan
üyeleri tarafından paylaşıldı(1193). Mısır'daki asıl kol, ordu komutanlarından
Aybeg tarafından yıkıldı ve yerine Memlûkler devleti kuruldu (1250). Hama kolu
ise 1348'e kadar varlığını devam ettirmiştir.
MEMLÜKLER
(1250-1517)
Memlûk
kelime manasıyla beyaz köle demektir. Ancak bu söz zamanla bir terimi ifade eder
olmuştur. Savaş esiri veya satın alınanların oluşturduğu hükümdarın muhafız birliklerine
bu isim verilmiştir. İlk defa Abbasi halifeleri Türk asıllı Memlûkleri kullanmış,
zamanla bunlar güçlenerek kendi devletlerini kurmuşlardır. Mısır'da kurulan Tolunoğulları
ve Ihşidîler böyle ortaya çıkmışlardır.
İşte
Mısır' da kurulan Memlûk Devleti'nin kurucusu İzzettin Aybeg de, Memlûk adı verilen
askerî komutanlardan biriydi. Eyyûbîlerin son hükümdarı ölünce tahta, karısı Şecerüddür
geçmişti. Ancak bu durum hoş karşılanmadığından komutanlardan İzzettin Aybeg ile
evlendi. Ordu, İzzettin Aybeg'i sultan ilân etti. Böylece Eyyûbî hanedanına son
verilmiş oluyordu (1250).Memlûkler, Haçlıları ve o zamana kadar yenilemeyen Moğolları
durdurarak İslâm dünyasının koruyuculuğunu üstlenmişlerdir. Aybeg'den sonra tahta
çıkan Kotuz, Moğol-Ermeni ve Haçlı müttefik ordusunu Ayn-Câllûd Savaşı'nda bozguna
uğratmıştır(1260). Bir Kıpçak Türk'ü olan Baybars, Suriye'yi Haçlılardan kurtarmış,
Moğollara karşı başarılar kazanmıştır. Moğolların Abbasi halifesini öldürmesi
üzerine, aynı aileden birini halife ilân ederek , halifeliği Mısır'a taşımıştır.
Döneminin en güçlü devleti hâline gelen Memlûklar arasında zamanla iç çekişmeler
başlamış ve bu durumdan faydalanan Çerkes kölemenleri devleti ele geçirmiştir
(1382). Nitekim Yavuz Sultan Selim, Mısır'ı alarak bu devletin varlığına son vermiştir
(1517).
Tolunoğulları
(875-905)
Abbasi
Halifeliği sınırları içerisinde kurulan müstakil ilk Türk devletinin kurucusu
Tolunoğlu Ahmet'tir. Oğuz Türklerinden olan Tolun, Halife Mu'tasım zamanında cesareti
ve bilgisi ile ün yapmış bir kişiydi.
Aynı
şekilde cesur ve kültürlü olan oğlu Ahmet, ordu komutanı iken, Mısır'a vali tayin
edilmişti. Ahmed Mısır'ı başarıyla yönetmiş ve kuvvetli bir ordu kurmuştu. Bağdat
ile arası açılınca bağımsızlığını ilân etti (875-884). Mısır maliyesini düzeltip,
halkı darlıktan kurtardığı için oldukça seviliyordu. Kısa zamanda Suriye ve Çukurova
yöresini ele geçirdi. Ahmet'ten sonra yerine geçen oğlu Humâreveyh zamanında devletin
sınırları Toroslara ve Irak'a kadar genişledi. Ancak onun yerine geçenler devleti
koruyamadılar. Nihayet 905 yılında Abbasi kuvvetleri Mısır'a girerek Tolunoğullarına
son verdiler.
Ihşîdiler
(935-969)
Mısır'da
kurulan ikinci Türk devletidir. Devletin kurucusu Maverâünnehir Türk beyleri sülalesinden
olan Muhammed Ebubekir adında bir komutandır. Babası Toğaç, Tolunoğullarının hizmetinde
bulunmuştur. Mısır valisi iken bağımsızlığını ilân eden Muhammed Ebubekir (935),
önce topraklarını Dicle'ye kadar genişletti. Daha sonra İslâm'ın mübarek şehirleri
olan Mekke ve Medine'yi devletine bağladı. Ölümünden sonra oğulları başa geçtiyse
de asıl idare kölesi Kafur'un elindeydi. Kafur'un ölümüyle başlayan iç mücadelelerden
faydalanan Fatimîler, Mısır'ı zaptederek Ihşidîlere (Akşitler) son verdiler (969).