Tayland’daki Soydaşlarımızın Çin’e Teslim Edilmesiyle İlgili Basın Açıklaması

Çin’in zulmünden kaçarak Tayland’a sığınan ve Mart ayından beri bu ülkede bulunan 300 Uygur Türk’ünün durumu gün geçtikçe kötüye gitmektedir. Bir taraftan hastalıklardan ve maddi imkansızlıklardan dolayı perişan olan soydaşlarımız, diğer yandan katil Çin’e teslim edilme tehdidiyle karşı karşıyadır. Ülkü Ocakları olarak mağdur soydaşlarımızın ülkemize getirilerek Çin’in tehdidinden kurtarılması için, 5 Aralık 2014 tarihinden itibaren bir imza kampanyası başlattık. Fakat bugün ulusal medya da yer alan haberlerde, kimlik tespiti tamamlanan soydaşlarımızın Kızıl Çin’e teslim edileceği bilgileri yer almaktadır. Buna dayanak olarak da, Tayland başbakanının Pekin’e yaptığı ziyaret sonrası Çin’in resmi organlarınca yapılan açıklamalar gösterilmektedir.

Medyada yer alan bu bilgiler doğru ise Türk Milleti’nin susmayan ve susturulamayan vicdanı olarak bu tablonun mimarlarına soruyoruz…

• Zulümden kaçan soydaşlarımızın ülkemize alınması için resmi bir girişiminiz olmuş mudur?
• 31 Ekim 2014 tarihinde Afganistan sorunu ile ilgili Çin’de düzenlenen toplantıya katılan Dış İşleri Bakanı, Çin işgal yönetimiyle 300 soydaşımıza yönelik baskılara son verilemesiyle ilgili herhangi bir görüşmede bulunmuş mudur?
• Her lafı üzerine alan ve laf çarpıtmakta usta olan mevcut siyasi iktidar, Çin Dışişleri Bakanlığı’nın Kasım ayında ülkemizi “ilgili ülke olarak” nitelendirdiği açıklamasına neden gereken cevabı vermemiştir?
• Çin’in, Doğu Türkistan’daki soydaşlarımız ile olan tarihi, kültürel ve dini bağlarımızı yok sayan bu açıklamasına sessiz kalmak “ikrar”ın ve kabullenişin göstergesi midir?
• Batıl zulümde ısrarlıyken ve Kızıl Çin haksız, hukuksuz baskılarını gün geçtikçe arttırırken, din kardeşimiz ve soydaşımız olan Uygur Türkleri’ne sahip çıkma konusunda Türkiye’deki mevcut siyasi iktidar neden sessiz kalmaktadır?
• Soydaşlarımıza sahip çıkıldığına yönelik açıklamalar, tıpki bölge ve dünya liderliği söylemleri gibi kamuoyuna yönelik basit birer algı yanıltma operasyonu mudur?

Sorularımıza sessiz kalınması veya verilen cevapların menfi olması halinde bakıp görmeyen gözleri, soydaşının kederine karşı taş kesen kalpleri, sağır kalan kulakları ve “lal” olan dilleri uyarıyoruz…

Soydaşlarımız ile ilgili düzenlediğimiz imza kampanyasına kısa bir süre içerisinde destek veren ve Anadolu insanının zulme karşı duruşunun devamlılığını gösteren yüz binlerin umutlarının sinelerinde kalmasına müsaade etmeyeceğiz. Firavuna karşı net bir tavır göstermeyen, Musa’nın yanında olduğunu hissettirmekten aciz olan, susarak olası bir katliama zemin hazırlayanları, vicdanlarda mahkum ederek, bu samimiyetsiz yaklaşımı tarihe kara bir not olarak düşeceğiz. “Esir Türkler” konusundaki hassasiyetimizi ve samimiyetimizi test etmeyi aklınızdan dahi geçirmemeyi, Türk Milleti’nin bu kararlı duruşu karşısında başınızı iki elinizin arasına alıp tekrar düşünmenizi tavsiye ediyoruz. Ne zulmün mümessili Kızıl Çin, ne de sukutuyla onun yaptıklarının ortağı olanlar şunu asla unutmamalıdırlar ki, Türk Milleti’nin ve Türk Milliyetçileri’nin sabrı sınırlarına dayanmıştır.

Tüm bu sorularımızın ve uyarılarımızın dikkate alınarak durumun ciddiyetinin farkına varılmasını temenni eder, soydaşlarımızın ve mazlumların susmayan sesi olmaya devam edeceğimizi beyan ederiz. Soydaşlarımızın durumunun takipçisi olduğumuzu ve demokratik yollarla haklı seslerini her türlü platformda duyuracağımızı bildiririz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Olcay Kılavuz – Ülkü Ocakları Genel Başkanı
27 Aralık 2014


Kategorisi: Basın Açıklamaları / Genel Başkan'dan

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter