Tarsus Ülkü Ocakları Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nu Andı

Ege Üniversitesinde Tarih bölümünde okurken, öğrenci kılığına bürünmüş vatan haini teröristler tarafından şehadete yürüyen Fırat Yılmaz Çakıroğlu vefatının yıl dönümü sebebiyle Tarsus’ta Ülkü Ocakları tarafından düzenlenen programla anıldı. Yüzlerce kişinin katıldığı programda dualar edilip Fırat için yazılmış şiirler ve canlandırmalar gerçekleştirildi.

Programda konuşma yapan Tarsus Ülkü Ocakları Başkanı Emre Bircan; “Ülkücünün ölümü güneşin batması gibidir. 20 Şubat 2015 günü batan güneşimizle karardı tüm yürekler… Turan gülüşlü Fırat şehidim Özlem ve Fuat çiftinin en kıymetlisiydi.1 Ocak 1991’de Konya Akşehir’de ülkü dolu hayata gözlerini açtı. O günden sonra daimi bir mücadelenin içinde oldu Fırat. Başarılı bir eğitim hayatı sonucu Ege Üniversitesi Tarih Bölümü’nü kazandığında , bilmiyordu gün gelip tarih yazacağını…Gençlik heveslerinin peşinden gitmek varken o , vatan için tüm zorluklara göğüs germeyi seçti. Değerleri uğruna yılmadan , korkmadan çabaladı. Ege’nin bölücülerine , hainlerine karşı dimdik ayaktaydı memleket çocukları… Dimdik ayaktaydı FIRAT YILMAZ! Aldığı her tehdit gücüne güç kattı, imanıydı onu yolundan döndürmeyen , cesaretiydi ülküsünden vazgeçirmeyen… Fırat yalnız Ege Üniversitesi Teşkilat Başkanı değil , Ege’nin gür sesi , mücadeleci ruhuydu. Her kelamında gönülleri titreten sesiyle haykırırdı ; zulme , çileye. Böylesine yiğit bir Türk’ün varlığı elbet korku verecekti düşmana.

Fırat’ın milli şuur ile ülkesine , milletine , dinine ve bayrağına olan tutkusu şeref yoksunu teröristleri hain pusu planları arayışına sürükledi. Çünkü onlar da Fırat’ın ‘’YILMAZ’’ bir ÇAKIROĞLU olduğunun farkına çoktan varmış , bu davayı seçmekle şehadet pınarında bir damla olmayı çoktan göze almış yiğit kardeşimizi sindiremeyeceklerini anlamışlardı. Formasyon alma umudu ile başlayan bir günün son günü olacağını bilmeden gittiği okulunda, karşıt görüşlülerin kavgası olarak adlandırılan , aslında alçakça planlanan bir pusuda bıçaklanarak şehit edildi Ege’nin hilal bıyıklı Fırat’ı… 20 Şubat günü ‘’Ege’de bir şehit’’ dediler ona , toprağa düşen her şehidin bir tohum olduğunu bilmediler. Bir bir düşerken tohum misali vatan bağrına bin bin dirileceğimizi düşünemediler. Evladını toprağa veren acılı bir annenin daha nice Fırat’lar yetiştirecek koca yüreğini düşünemediler. Bugün aynı milli şuur ile yetişen , yetiştirilen milyonlarca TÜRK genci olduğunu düşünemediler. Tek suçu TÜRK olmaktı diyen bir babanın gözyaşında boğulacaklarını düşünemediler. Soyuna soy katanların büyüteceği doğmamış binlerce Fırat’ın gücünü düşünemediler. Allah’a , Kur’an’a , Bayrağa yemin ederek başladığımız yolun sonunda ‘’Ya Allah Bismillah Allahu Ekber!’’ nidalarıyla uğurluyorduk Fırat’ı . Toprağa diz vurup ‘’Başbuğum ben geldim’’ diyordu. Başbuğ Türkeş : ‘’Hoşgeldin oğlum FIRAT ! ‘’ diyordu. Orada Yiğitler , orada Kürşatlar , orada Yavuzlar. Burada hüzün , orada vuslat .Türklüğün sevdasıyla sevdalanan, sevdası yarım kalan şehidim… Uğruna canından geçtiğin Türk’ün şanlı bayrağı ilelebet dalgalanacaktır. Dün olduğu gibi bugün ve yarınlarda da bayrağın sarsılmaz kalesi ‘’ÜLKÜCÜ HAREKET’’ olacaktır. Sen şehadetinle bu davaya şeref, bizlere matem verdin. Şimdi söyleme sırası bizde hep bir ağızdan ‘’ŞEHADET YA RAB! ŞEHADET YA RAB! ŞEHADET YA RAB! ‘’ Mekanı Cennet, Ruhu Şad Olsun.” dedi.


Kategorisi: Temsilciliklerden Haberler

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter