Tarihten Günümüze Ülkü Ocakları – Ahmet Mücteba Kuşçu

1960 yıllarının sonunda üniversitelerde kominizim engellemek için kurulan kutsal bir kurum olan ülkü ocakları şimdiye kadar milyonlarca bürokrat, siyasetçi, doktor ve edebiyatçı yetiştirmiştir. Kimler geçmedi ki eleğinden. Abdullah Çatlılar, Ali Kınıklar gibi büyük fikir adamları ve sanatçılar yetişmiştir. İlk önce ülkü ocaklarının misyonunu ele almak lazım. Ülkü ocakları demek İslam demektir. İlim, İrfan yönünden gençlere büyük katkı sağlayan kurum 50 yıllık geçmişi ile daha nice 50 yıllara gideceğinin sinyalini vermiştir. Halk arasında ülkü ocakları korkunç bir kurum olarak gösterilmekte lakin içine girdiğin zaman oradaki sıcaklığı ve öğretiler İslam sevgisi ve Vatan sevgisi insanları kendine aşılamaktadır. Büyük lider Alparslan Türkeş bu kurumların İslam-Türk dünyasına büyük katkılar sağlayacağını ve bu kurumun elbet birgün tüm dünyada aranan ve yararlanılan bir kurum olacağını belirtmiştir. Şimdi lise çağından başlayan ve bu kurumda görev alan gençlerimizin İslam ve Vatan sevgisi ile büyütülmesi ileride Millete yararlı birer fert olmasını sağlayacaktır. Ülkü ocaklarını anlamak İslam Ve Vatan sevgisinin kaynaşmasını temsil etmektedir. İslamı yaşamayan Vatanını sevse ne olur demek yanlış olmuş olmaz. İslam, vatan sevgisinin yücelmesini ve şehitlik mertebesinin önemini belirtmiştir. Şimdi neden ülkü Ocakları 50 yıldır hiç yıkılmadan ve dimdik bilinçli bireyler yetiştirmiş olduğunu açıklayalım. Abdullah Çatlı lise çağında iken okula gidip gelirken kahvehanecinin ona vermiş olduğu 9 Işık kitabını hatırlayalım. Neydi dokuz ışık.
Milliyetçilik:
Her şey Türk milleti için, Türk milleti ile beraber ve Türk milletine göre sözleriyle özetlenebilecek, Türk milletine bağlılık, sevgi ve Türkiye devletine sadakat ve hizmettir.
Ülkücülük:
Türk milletini en ileri, en medeni, en kuvvetli bir varlık haline getirme ülküsüdür.
Ahlakçılık:
Türk milletinin ruhuna, örf ve adetlerine uygun yüksek varlığını korumayı ve geliştirmeyi ön gören esaslara dayanır.
İlimcilik:
Olayları ve varlığı ön yargılardan ve art düşüncelerden sıyırarak ilim mantalitesi ile incelemek ve girişilecek her çeşit faaliyette ilmi önder yapmak prensibidir.

Toplumculuk:
Her çeşit faaliyetin toplumun yararına olacak şekilde yürütülmesi görüşüdür. İçtimai ve iktisadi olmak üzere iki ayrı bölümü kapsamaktadır. İktisadi görüş olarak mülkiyeti esas kabul eder, fakat mülkiyetin millet zararına kötüye kullanılmasına karşı olan bir görüşü belirtir. Karma ekonomiyi ve ana stratejik iktisadi faaliyetlerin devlet kontrolünde bulunmasını öngörür. Sosyal görüş olarak sosyal adalet düzeni, fırsat eşitliği, sosyal güvenlik ve sosyal yardımlaşma teşkilatı kurulmasını kabul eder.
Köycülük:
Köyleri tarım kentleri haline birleştirerek kalkındırmayı öngörür. Köylünün tefecilerin elinden kurtarılması ve ihtiyacı olan kredi ve diğer yardımların sağlanması için kooperatifleşmeyi hedef alır. Bilhassa orman bölgesinde yaşayan köylüleri öncelikle ve hızla refaha kavuşturmak amacını güder.
Hürriyetçilik ve Şahsiyetçilik:
Birleşmiş Milletler Anayasasında yazılı bütün hürriyetlerin sağlanmasını gaye edinmiştir. İnsanların şahsiyet olarak geliştirilmesini toplumun kalkınması için yararlı bir yol olarak kabul eder.
Gelişmecilik ve Halkçılık:
İnsanlar ve medeniyetler daima daha iyi, daha güzeli, daha mükemmeli istemek ve aramakla gelişir. Elde edinenle yetinmemek ve daima daha ilerisini istemek ve bunu elde etmek için gayret göstermek şuurudur. Ancak bu gayret ve çabalarda Türk milletinin tarihinden, milli benliğinden ve kökünden kopmadan yükselmek ve ilerlemek gayedir. Yapılacak her işte halka doğru, halkla beraber olmayı ilerlemenin, yükselmenin vazgeçilmez bir prensibi olarak kabul ederiz.
Endüstricilik ve Teknikçilik:
Türk milletinin kalkınması için acele sanayileşmesi lazımdır.
Dokuz Işık görüşünün esasları gayet özet olarak bunlardır. Dokuz Işık, nasıl kapitalizmi, marksist sosyalizmi reddediyorsa, nasyonal sosyalizm ve faşizmi de reddeder. Nasyonal sosyalizm ve faşizm, kapitalizmin dejenere bir sapması olup, insan hak ve hürriyetlerine inanmayan gerici diktatörlüklerdir. Dokuz Işık ise, insan sevgi ve saygısına dayanır, ferdi ve iktisadi hürriyetleri bir bütün olarak gerçekleştirmek isteyen demokratik bir görüştür. İlahlaştırılmış faşist devletçiliğe, putlaştırılmış nazist ırkçılığa inanılmaz. Fosilleşmiş şöhretlerin yaptığı gibi siyasi kariyerinin belirli bir dönemde faşist, belirli bir döneminde kapitalist, diğer bir döneminde sosyalist olmak, düşüncenin politika ahlakında yoktur. Ülkücüler, Türk´e âşık, Türk vatanına aşık Dokuz Işıkçılardır. Amaçları bu kutsal vatan üzerinde Büyük Türk milletinin ebediyyen bağımsız yaşamasını sağlayacak milli görüşü çizmek, bunu savunmaktır. Alparslan Türkeş’e göre Türkler ile Kürtler kardeştir ve Turancılıkla bütün kardeş Türk halklarının birliğini hedefler.
Ülkü ocaklarının kapısından içeri girdiğin zaman sana Allah kelamından sonra öğretilecek şeylerin başında gelir 9 ışık doktrini. Her Türk gençliğine öğretilmesi gerektir. Ülkü ocaklarını anlamak için bir kere ziyaret etmeniz yeterlidir. İçine girdiğiniz zaman neler hissedeceğiniz kesindir. Bir İslam kokusu ve Vatan aşkı.
Şimdi gelelim sonuç olarak Ülkü Ocakları Kurumunun gerekliliği. Solcu bir kişiliğe sahip olan Alev Alatlı’nın iyiki ülkücüler var demesi darbe dönemlerinde olsun ülkenin kötüye gittiği anlarda ülkücülerin ne gibi faydaları olduğunu tarafsız bir dille dinledik. Ülkücüler İslam-Türk birliği için sayısız şehitler verdi. Şimdi çıkıp kendini Prof. Zanneden bazı gereksiz insanlar Türk Irkı yoktur dediler. Buna da en iyi cevabı yine Ülkü Ocakları Başkanı verdi. Türk tarihini ince ince anlatarak bilgi sahibi olmasını isteyerek.(Bayburt Ülkü Ocakları Başkanı Oğuzhan Okutmuş) Ülkücülükte kendini beğenmişlik yok kardeşini önemsemek vardır. Ülkücüler kendinden çok yanındakini düşünen, hak geçmesin diye cellâdıyla helalleşen insanlardır. Şimdi ben soruyorum size; Vatanını seven İslamı yaşayan ülkücülere mi yoksa vatanı karış karış satan diğer karma karışık olarak asimile olanlara mı emanet edilir ülke.
Ey Türk Milleti! Şimdi düşünme sırası sizde. Ülkü ocakları kurumu herkese açıktır. Gelip çayınızı içip muhabbetinizi edebileceğiniz bir yerdir. Korkmak Türk Milletine Yakışmaz. Hep Beraber Ülkü Ocaklarına gidip İslam-Vatan aşkını öğrenmek lazım.

Benim Asil Türk Milletim Söz Sırası Sizde…


Kategorisi: Gündem Yazıları

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter