Suriye’de Türkmenlere Yönelik Zulüm–Emre Özcan

Suriye 2 yılı aşkın bir süredir iç savaşı yaşamaktadır. Bu savaşın faturası son derece ağır olmuş; yüzbinlerce insan savaşta öldürülmüş ve 1 milyondan fazla insan ülkesinden göç etmek durumunda kalmıştır. Kalanlar ise büyük bir açlık ve sefalet içerisinde yaşamlarını idame ettirmeye çalışmaktadır. Hükümetimizin Suriye politikası tam bir keşmekeş içerisinde bulunmakta ve her açıdan büyük bir kafa karışıklığı yaşandığı görülmektedir. Bu politikada Türkmen kardeşlerimiz ne yazık ki hiçbir şekilde kendisine yer bulamamıştır.

Özellikle son günlerde Suriye’de Türkmen kardeşlerimize yönelik saldırılar artış göstermektedir. Türkmenler bir yanda Esed güçlerinin, diğer yanda radikal terörist grupların baskısı altında kalmıştır. Zaten büyük bir yoksulluğun pençesinde kıvranan Türkmenler, Suriye’de yaşanan savaştan sonra çok daha acı ve ağır şartlara maruz kalmıştır. Kendilerini savunacak imkânlardan yoksun bulunan Türkmenler, cephenin ortasında karşıt grupların ateş hattında sıkışıp kalmıştır.

Geçtiğimiz gün Çobanbeyi kırsalında 4 Türkmen komutanı IŞİD şehit edilmiştir. Türkmen kaynaklarından alınan bilgiye göre, şehitlerin defin işlemleri sırasında teröristler köye gelmiş ve 5 Türkmeni daha şehit etmişlerdir. Öte yanda diğer bölgelerde ve özellikle Golan’da yaşayan Türkmenlerle ilgili acı haberler de gelmektedir. İletişim kaynaklarının güncel ve sağlıklı olmaması bu konudaki belirsizliği sürdürmektedir.  Ancak Türkmenlerin çok zor durumda olduğu herkes tarafından bilinen bir gerçektir.

Hükümet her ne kadar yakalanan tırların Türkmenlere yardım götürdüğünü söylese de Türkmenlere ulaşan bir yardım yoktur. Görüştüğümüz kaynaklarda somut bir yardımın Türkmenlere ulaştığı doğrulanamamaktadır. Anlaşılan siyasi iktidarın tırlar konusunda ki açıklamaları tepkileri minimalize etmek adına ortaya atılan bir laf-ı güzaftan ibarettir.

Suriye Türkmenleri her şeyden önce insan olarak ve bizim tarihi, kültürel bağlarla bağlı soydaşlarımız olarak ivedilikle yardım götürülmesi gereken ilk gruptur. Irak’ta izlenen yanlış strateji Suriye’de izlenirse, bu affedilmez bir tarihi vebal olarak hükümetin boynunda asılı kalacaktır. Türkiye önce Türkmenlerin insani ihtiyaçlarını karşılamalı, daha sonra Türkmenlere siyasi anlamda destek olarak ilerleyen süreçte bulunacakları konumu belirlemelidir.

Türkiye’nin milli çıkarları, tarihi sorumluluğu Türkmen kardeşlerimizin Suriye’de sağlıklı ve güçlü bir statüye kavuşturulmasını gerektirmektedir. Aksi takdirde Suriye’de olası bir Esed sonrası dönemde yaşanacak bölünmede burada bulunan Türkmen varlığı sistemli bir katliam, asimilasyon ve göçe tabi tutularak yok edilme riskiyle karşı karşıyadır.


Kategorisi: Gündem Yazıları

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter