Son Günlerde Üniversitelerde Yaşanan Terör Hadiselerine Dair Basın Açıklaması

Üniversiteler bir yükseköğrenim kurumu olması münasebetiyle, gençliğimiz ve ülkemizin geleceği açısından son derece önemli bir role sahiptir. Nitelikli gençlerin yetişmesi için azami gayret göstermesi gereken bu güzide eğitim kurumlarımız; özellikle son yıllarda yoğunluğu gittikçe artan anarşi ve terör olaylarıyla gündeme gelmektedir. Siyasi iktidarın bölücülerle kol kola girerek başlattığı “açılım sürecinden” sonra, üniversitelerde yaşanan olaylar tırmanışa geçmiştir.
Bölücü örgüt yandaşları başta olmak üzere, çeşitli sol fraksiyonların; sistemli bir şekilde üniversitelerde kümelendiği ve “hâkimiyet kurma” stratejisi izlediği çok net bir şekilde bilinmektedir. Bu gruplar, özellikle milliyetçi-ülkücü gençleri kendisine tehdit olarak algılamakta; zaman zaman milliyetçi öğrencilere yönelik taşlı, sopalı ve hatta bıçaklı, silahlı saldırılar düzenlemektedir.
Milliyetçi öğrencilerin en temel hakkı olan eğitim hakkı, bölücüler ve onlarla işbirliği yapmaktan çekinmeyen diğer sol gruplar tarafından engellenmeye çalışılmaktadır. Hiçbir zaman kavga ve çatışma ikliminden yana olmayan milliyetçi öğrencilere yönelik bu saldırılara ne yazık ki üniversite yetkilileri ve öğretim görevlileri seyirci kalmaktadır. Birçok yasadışı eylemin faili olan bu insanlara “düşünce özgürlüğü” bahanesiyle sessiz kalmak; körlük yahut akılsızlık değilse, açıkça suça iştiraktir.
Milliyetçi öğrencileri tehdit eden, darp eden ve eğitim hakkını engelleyen bu bölücü unsurların arasında; üniversiteyle hiçbir ilişiği olmayan bazı dağdan inme “militan” unsurlar da bulunmaktadır. Bu unsurların okulda rahatça dolaşabilmesi, elbette okul yönetimlerinin idari zafiyetidir. Bu zafiyet bilinçli bir şekilde gösterilmiyorsa beceriksizlik; bilinçli olarak gösteriliyorsa suçlularla açık işbirliği ve hukuk dışı bir skandaldır.
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı, Türkiye’nin her il ve ilçesinde teşkilatı bulunan, köklü bir kurum olması hasebiyle; üniversitelerde yaşanan tüm olayları çok yakından takip etme ve izleme imkânına sahip bulunmaktadır. Kurumumuz, üniversitede öğrenim gören tüm ülküdaşlarımızın haklarını; bugüne kadar olduğu gibi, bugünden sonra da aramaya devam edecektir. Hiç kimse milliyetçi öğrencileri sahipsiz ve korumasız sanma zehabına kapılmamalıdır.
Buradan ilgili devlet kurumları ve idari yetkililere bir kez daha seslenmek istiyoruz. Üniversiteleri bir “üs” haline döndürmek isteyen bu bölücü gruplanmaları engelleyiniz. Üniversiteyle ilişiği olmayan kimselerin okula girişlerine müsaade etmeyiniz. Milliyetçi öğrencilere saldıran kişiler hakkında, gerekli idari cezaları geciktirmeden veriniz. Üniversite içerisinde bulunan herkesin can, mal ve eğitim hakkından emin olabileceği bir yapıyı hâkim kılınız. Yaşanacak en küçük bir hadisenin bir kıvılcım olsa bile, yangına dönüşebileceği gerçeğini daima göz önünde bulundurunuz. Aksi takdirde hepiniz birer suçlu olarak anılmayı hak edersiniz. Üniversitelerde yaşanabilecek olası can kaybı ve yaralanmaların vicdani ve hukuki sorumluluğunu bir ömür boyu sırtınızda taşırsınız.

Ülkü Ocakları hukuk ve demokrasi dairesi içerisinde görüşlerini ve tavırlarını ortaya koymaya devam edecektir. Sabrımızı hiç kimse zorlamamalı, bu tavrımız asla farklı anlamlara da çekilmemelidir. Hiç kimse sonuçlarına katlanamayacağı hadiselere girişmemeli ve Ülkü Ocakları’nın sağduyulu tavrını suiistimal etmeye kalkışmamalıdır.
Ülkemizin ve milletimizin yüksek menfaatlerini gözeterek çalışmalarını yürüten kurumumuz; üniversitelerin bir ilim yuvası olarak anılmasını ve bu doğrultuda çalışmalar yürütmesini gönülden arzulamaktadır.

Olcay Kılavuz
Ülkü Ocakları Genel Başkanı
23 Mayıs 2014


Kategorisi: Basın Açıklamaları / Genel Başkan'dan

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter