Şanlıurfa Ülkü Ocakları’ndan Şehit Ailelerine Ziyaret

Şanlıurfa Ülkü Ocakları Ülkücü Şehitlerimizin ailelerini ziyaret etmeye devam ediyor. Bu kapsamda yapılan ziyaretlerde şehitlerimiz Filo Deniz, Ali Belgen, Müslüm Bingöl ve Ejder Çılgın’ın aileleri ziyaret edildi.

Şanlıurfa Ülkü Ocakları Başkanımız Mustafa Nargülü yaptığı açıklamada:

“Göreve geldiğimiz günden itibaren şehit ailelerimize gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerin ikincisinin manevi hazzı içerisinde bulunmaktayız. Ülkücüler; bu davayı şuurla benimsemiş, aşkla sahiplenmiş, ülkülerinin yaşaması ve yaşatılması için candan ve serden vazgeçmeyi göze almış insanlık mucizeleridir.  Şehitlerimiz davamızın namus ve ahlak simgeleri, onur ve şeref payeleridir. Onlar vatana kara sevdalı yürekler, millete çıkarsız bir şekilde adanmış ruhlar, fedakarlığın elçileri ve gönüllü taliplileri olarak her türlü dâhili ve harici yıkıcı eğilime karşı çıkmışlardır. Her biri ülkü sevdalısı, millet aşığı olarak gönüllerimize taht kurmuştur. Ahde vefa imandandır düsturuyla hareket eden vatan sevdalıları olarak şehitlerimize sahip çıkmak en mukaddes görevimizdir. Bu bağlamda ülkü güllerimizin ailelerini tek tek ziyaret ederek asli vazifemizi yerine getirme gayreti içerisinde bulunduk.

Ülkü kervanının mümtaz temsilcileri olan Şehitlerimizden Filo Deniz, Birecikli olup Suruç’taki akrabalarına ziyarete gittiği sırada bölücüler tarafından katledilmiştir. Şehidimizin annesi Feride Anne’nin mübarek ellerini öptük. Annemiz, “Hepiniz benim evlatlarımsınız.” diyerek bizleri bağrına bastı. İlk ziyaretimizde sadece annemizle tanışma şansı yakalamıştık fakat bu ziyaretimize şehidimizin oğlu Ali ağabey ve kardeşi Abdullah ile tanışma şerefini yakaladık. Şehidimizin torunu Naime Sultan ile keyifli dakikalar geçirdik.

Kervanımızın diğer bir ismi Ali Belgen 1959 yılında Urfa’nın Birecik ilçesinde dünyaya geldi. İlkokulu ve ortaokulu Birecik’te okudu. Yetişme ve yaşam tarzına uygun gördüğü Ülkücü Hareket’in saflarına katıldı. 1979 yılında lise son sınıftayken, öğrenimini gördüğü Elazığ’dan ailesinin yanına ziyarete geldi. Günlerden cuma idi ve her Müslüman gibi Ali Belgen de namazını eda ettikten sonra camiden çıktığı esnada çapraz ateşe alınarak kalleşçe bir pusu sonucunda Hakk’a yürümüştür.

Ali Belgen’in muhterem babası Salih Amca’yla oturup sohbet ettik. Salih amcanın bizlere gösterdiği yakınlığı,  “Kurban olurum sizlere.” cümlesi en iyi şekilde özetliyordu. Bu davaya evladını veren amcamızın kendini de kurban edeceğini ifade etmesi, ne kadar gizlemeye çalışsak da gözyaşlarımızın dökülmesine neden olmuştu. Salih Amca’yı üzmemek gözyaşlarımızı göstermemek adına 1 ay içerisinde tekrar ziyaretine geleceğimiz sözünü vererek yanından ayrıldık.

Ziyaretimiz, 22 Nisan 1980 yılında şehadet şerbetini yudumlayan Müslüm Bingöl ağabeyin ailesi ile kucaklaşarak devam etti. Müslüm Bingöl’ün ağabeyi Aziz ağabey anlattıkları ile bizi seksenlere götürdü. Şehidimizin yaptıklarını göğsünü gere gere anlatıyordu. Nasıl germezdi tabi gerecek şehit ağabeyi olmak kadar kıvanç verici ne olabilirdi?

Müslüm Bingöl teşkilat içerisinde yaptığı hizmetlerle kısa sürede yükselen, liseden mezun olmasıyla birlikte Birecik Ülkü Ocakları Başkanlığı görevine getirilen, Birecik Türklüğü’nün umudu haline gelmiş bir şahsiyetti. Müslüm Bingöl ağabeyi şehit eden hainler açtıkları yaylım ateşte, Hacı Çılgın’ın oğlunu, henüz 11 yaşında olan 5. Sınıf öğrencisi Ejder Çılgın’ı da şehitlik mertebesine eriştirdiler. Hacı Amca ile yaptığımız sohbetin manevi atmosferi dünyalara değerdi. Hacı Amca henüz oğluna doyamadan, oğlunu kendisinden koparmışlar. Şehit babası olmak böyle bir şey olsa gerek, adeta gurur abidesi… Şehidimizin fotoğrafı odanın başköşesinde asılıydı. Fotoğrafa baktıkça Hacı Amca derinlere dalıyordu. Şehidimizle sohbet ediyordu sanki. Bizde müsaadesini isteyerek şehidimizle baş başa bıraktık Hacı amcayı tabi duasını alarak…

Ülkücülüğü tertemiz vicdanlarında yükseltenler, Türk-İslam Ülküsü’nün yolunu kanıyla çizenler, bizim ilhamımız ve gurur kaynağımızdır. Karanlık bir dönemin aydınlık ve Yusuf yüzlüleridir.

Şühedalarımızın ailelerinin manevi desteklerine her zaman ihtiyacımızın olduğu şuuruyla hareket ederek; unutmayacağız, unutturmayacağız. Unutmamayı ar, unutturmamayı görev bildik.

Kabirleri nur, mekânları cennet, ruhları şad olsun!

Cenab-ı Allah hepsinden razı olsun.” dedi.

 


Kategorisi: Temsilciliklerden Haberler

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter