Rusya Devlet Başkanı Putin’in Ülkemize Ziyaretiyle İlgili Basın Açıklaması

Bilindiği üzere Rusya, Ukrayna’da yaşanan iç çatışmaları körükleyerek ve bahane ederek Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kırım’a asker çıkarmış,16 Mart 2014 tarihinde yapılan referandum sonucunu dayanak göstererek Kırım’ı ilhak ettiğini açıklamıştır. Uluslararası hukuk kurallarının hiçe sayıldığı bu duruma dünya adeta seyirci kalmış ve ambargo tehditlerinden başka bir adım atılmamıştır. Kırım Türkleri’nin vatanının işgaline karşı en somut adımları atması gereken dönemin Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ise “endişeleri”ni bildirmekle yetinmiştir.

Rus işgali sonrasında, Kırım Türkleri’nin liderlerinin vatanlarına girişinin yasaklanması ve Kırım Tatar Milli Meclisi’nin kapatılması gibi soydaşlarımız aleyhine yaşanan gelişmelere karşı, mevcut hükümet sessiz kalmıştır. Irak’ın kuzeyinde ve Suriye’nin kuzeyinde faaliyet gösteren malum yapılanmalara yönelik herhangi bir tehdit söz konusu olduğunda seferber olan siyasi iktidar, söz konusu Müslüman Türk olduğunda üç maymunu oynamaktadır. Zira Kırım Türkleri’nin liderlerinin, kendi vatanlarına giremediği ve Kırım Türkleri’nin temsil organı Kırım Tatar Milli Meclisi’ne yönelik baskıların ortada olduğu bir dönemde, Rusya Devlet Başkanı Putin’in Türkiye’ye gelmesi bunun en net göstergesidir. Mustafa Cemil Kırımoğlu, Refat Çubarov ve İsmet Yüksel gibi Kırım davası için üstün gayret gösteren kişilerin vatanlarına hasret bırakıldığı bir dönemde, Rusya Devlet Başkanı Putin’in, Kırım Türkeri’nin “aktopraklar” diye nitelendirdiği ve anavatanı olarak gördüğü Türkiye’ye gelmesi, iktidarın küçük hesaplar uğruna ülkemize çaldığı kara bir leke olarak tarihe geçmiştir. Kırım’da Müslüman Türkler’e yönelik tehditler ortadayken, Türk-İslam eserleri tahrip edilirken ve Kırım Türkleri’nin kanaat önderleri vatanlarına girmezken, işgalci devletin başkanının ülkemize gelmesi hiçbir gerekçe ile izah edilemeyecektir. Peşmergenin Türkmenlere yaptığı zulmü görmezden gelen siyasi iktidar, aynı senaryoyu Kırım’da da tekrarlamaktadır. Ne tuhaftır ki her söylediği sözde her yaptığı işte çelişki olan iktidar, söz konusu “Türklük” olduğunda hem iç hem dış politikada tavizsiz ve istikrarlı bir yol izlemekte, Türk Milleti’ne zulüm eden herkesi yol arkadaşı olarak görmektedir. Terör örgütü lideri ile iç politikayı değerlendirenlerin, bölge politikalarına Türkmeneli’nde terör estiren peşmerge başının ve dünya politikalarına Kırım’da ki zulmün baş mümessili Putin’in ortak olması bizi şaşırtmamıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin mevcut siyasi iktidarını, Kırım Türkleri’nin feryatlarına kulak tıkama politikasından vazgeçerek, Rus işgali altındaki Kırım’da yaşayan soydaşlarımızın siyasi, dini, kültürel ve sosyal hakları için mücadele ederek bu konuda somut adımlar atmaya davet ediyoruz. Tarihi boyunca Kırım Türklüğü’nün yanında saf tutmuş olan Ülkü Ocakları’nın, yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiğini ve soydaşlarımızın haklı mücadelelerine olan desteğinin devam edeceğini belirtiriz.


Kategorisi: Basın Açıklamaları

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter