Osmaniye Ülkü Ocakları, Ülkücü Şehitlerimiz İçin Mevlid Okuttu

ÜLKÜCÜ ŞEHİTLERİMİZ İÇİN MEVLİD OKUTULDU

Ülkü Ocakları Osmaniye İl Başkanlığı Ülkücü Şehitleri Anma programı düzenledi. 12 Eylül Öncesi Nisan Ayında Şehit edilen Ülkücüler İsmail Taşer, Mustafa Kemal Şahin, Ali Avşar ve İbrahim Ekiz için Mevlidi Şerif okuttu.


Ülkü Ocakları Osmaniye İl Başkanı Fatih Eroğlu, 12 Eylül Öncesi Nisan Ayında Şehit edilen Ülkücüler İsmail Taşer, Mustafa Kemal Şahin, Ali Avşar ve İbrahim Ekiz ’in şahadete yürüyüşlerini dualarla anmak için bir aradayız. Ülkücü şehitlerimizin emaneti olan Ülkü Ocaklarına hep beraber sahip çıkmaya devam edeceğiz inşallah. Vatanın bölünmez bütünlüğü için gecesini gündüzüne katarak yılmadan çalışan ülkücü neferleri olmaya devam edeceklerini söyledi.

Davanın çilesini her zaman omuzlayan site öğrenci yurdunda Ruhi Kılıçkıran işkencede Dursun Önkuzu, darağacında Mustafa Pehlivanoğlu, seccadede Hüseyin Kurumahmutoğlu, Ege Üniversitesinde Fırat Yılmaz Çakıroğlu olan bizim yiğitler, Ocaklılar hoş geldiniz diyerek sözlerine başlayan Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Osmaniye İl Başkanı Fatih Eroğlu; “Yüce ecdadımızın bütün savaşlara başlarken ifade ettiği önemli bir söz, İslam dininin vermiş olduğu manevi duygular ile geçmişten getirdiğimiz kültürümüzün özümsenerek birleştirilmesi neticesinde ortaya çıkan bir söz “ölürsem şehit, kalırsam gazi” bu söz Müslüman milletimiz ile ne kadar özdeşleşmiştir. Bu duygulara aynen sahip olmaktan şeref duyuyoruz. Yüce ecdadımızın vatanının düşmana terk etmediği gibi bizlerde aynı şekilde vatanımızı ve davamızı çiğnetmeyeceğimizi gururla ve ülkücü yeminimizle bir kez daha söylüyoruz.

 

Dün Ağabeylerimiz kendisine düşen vazifeyi binlerce şehit vererek yerine getirmiştir. Vatanı sevmek, düşmanlara onu terk etmemek, kendisine gelecek her türlü zarara karşı gerekli tedbirleri almak ve gerektiği zaman onun için canını vermek kutsal bir vazifedir. Ağabeylerimiz bu topraklar için kendilerine düşen bütün vazifeleri layıkıyla yerine getirmişler, Davamıza namahrem eli değdirmektense ölmeyi şeref sayarak şehitliğe sevinçle uçmuşlardır.

 

Türk-İslam ülkücüleri olarak zor günler günlerden geçerek bugünlere geldik. Türklüğün hor görüldüğü, suç kabul edildiği nice çetin ve zor yıllardan geçerek, bugünlere vardık. Geçit vermez dağlar misali nice engebeleri aşarak kutlu yolculuğumuzu sürdürdük. Korkuların, karanlıkların, ihanetlerin kol gezdiği, derdin, düşmanın çok olduğu, dünyanın merhametsiz, devrin zor olduğu bir zamanda; milletimizin ebet-müddet varlığı uğrunda; binlerce ülkücü, Başbuğumuzla birlikte mahpus damlarına atılarak, mağdur edildi. Şüphesiz ki yılmadık. Vatanımızı namusumuz gibi sevdik, namusumuz gibi kıskandık, namusumuz gibi koruduk ve kolladık. Yalnız imanımızla ve yüreğimizle hainlerin yolunu kestik. Ancak bu Kutsal Davada binlerce dava adamı vuruldu, yaralandı, şehit oldu. İlk Şehidimiz Ruhi Kılıçkıran’dan, son şehidimiz Fırat Yılmaz Çakıroğlu’na kadar 5000 kefen giydik. Yusuf yüzlülere, Adil’ler, Celal’ler, Mustafa Kemal’ler, Tevfikler, Ali’ler, Ömer’ler, Recep’ler, Ziya’lar, Refik’ler, Hüseyin’ler ve daha niceleri bir bir katıldı. Ülkeyi kuranda bizdik kurtaranda. Hak davasının yükünü omuzlayan yiğitlerin siluetleri farklıydı ama isimleri aynıydı. “Ülkücüler…” Erenler ölmez, suret değiştirirler. Dündar Taşer’in Galip Erdem’in Aziz Sancar’ın Seyyid Ahmet Arvasi’nin yetiştiği bu kutsal ocak her zaman tütmeye devam edecektir. Genç Ülküdaşım bugün bile vatan hainlerini, Dünyayı korkutan güç senin bedeninde taşıdığın dev gibi yüreğinde ve asil kanındadır. Kürşatların, Atillaların, Mustafa Kemallerin, Alparslanların ruhu bugün ocaklılarda yaşamaktadır. Onların uğruna kanını döktüğü Milliyetçi Türkiye’yi kurmak için Bilge Liderimizin önderliğinde gece gündüz uyumadan çalışarak Ağabeylerimize borcumuzu ödemeliyiz.

Kıymetli Ülküdaşlarım, biz dünyanın asil, şerefli, adaleti hakim kılan bir milletin evlatlarıyız. Atalarımıza, şehitlerimize layık olabilmek, huzuru mahşerde “Bıraktığınız bayrağa, vatana, Kur’an ’a sahip çıktık” diyebilmek için ülkücülüğü her alanımızda yaşamalı, düşünmeli ve çok çalışmalıyız. Bu dava için canını vermiş şehitlerimizi unutmamız mümkün değil. Bu bizim onlara olan vefa borcumuzdur. Onlara çok şey borçluyuz. Allah hepsinden razı olsun.

Değerli Dava arkadaşlarım bu duygu ve düşüncelerle, tarih boyunca vatan ve millet sevdası ile şehit düşmüş ecdadımızı, yine bu uğurda Nisan ayında hayatlarını kaybetmiş İsmail Taşer, Ali Avşar, İbrahim İkiz, Mustafa Kemal Şahin ağabeylerimizi ve tüm ülküdaşlarımızı, aziz şehitlerimizi, Başbuğ’umuz Alparslan Türkeş’i minnet ve şükranla anıyor, Cenab-ı Allahtan rahmet diliyorum. Kabirleri nur, mekanları cennet ve ruhları şad olsun. Ne Mutlu Türküm Diyene.” Dedi.
Ülkü Ocakları Konferans salonunda, 12 Eylül öncesi Nisan ayında şehit edilen ülkücüler ve ilk ülkücü şehit Ruhi Kılıçkıran’dan son ülkücü şehit Fırat Yılmaz Çakıroğlu’na kadar tüm ülkücü şehitlerin anısına düzenlenen Ülkücü şehitleri anma programı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı, okunan Mevlid-i Şerif’in ardından Başkan Eroğlu’nun konuşması ile son buldu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Kategorisi: Temsilciliklerden Haberler

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter