Ne idi ey talip çileye taliplerin en kutlu OCAĞI? – Mehmet Uyar

        Ocak lügatte ateş yakılan yer manasındadır. Daha genel olarak sıcak çorbanın piştiği bir yuva denilebilir. Ülkücülüğün lügatinde ise ocak; Allah (C.C) lafzının anıldığı ev, peygamberimizin ( S.A.V) sünnetinin ihya edildiği yer, Türk’ün muhayyilesinin bir umman olduğunu gösteren hoş sohbet diyarıdır. Ülkü ise Türk milletinin gönlünde hedefe varılacak en son ufuk çizgisidir. Takdir edersiniz ki ufuk çizgisine ne kadar yaklaşırsanız o kadar uzaklaşır sizden. Türk’ün hayal kurmayı seven engin gönlü doğanın bu gerçeğine de uymuştur. Kızıl Elma; Türkler ve de özellikle Oğuz Türkleri için üzerinde düşünüldükçe uzaklaşan ancak uzaklaştığı oranda cazibesi artan ülküler veya düşlerdir. Türk devletleri için bir hedefin ve amacın simgesidir. Varılacak hedef bazen Çin sarayı olmuştur Türk’ün gönlünde, bazen kutlu peygamberin müjdelediği eşsiz İstanbul, kimi zaman ise  Roma’da bulunan Bazilikası’nın mihrabındaki altıntop olmuştur.

        Ülkü Ocağı; düsturunu ve ölçüsünü İslam’dan alan, töresine, kültürüne sahip çıkan, Türk gençliğine yeni Kızıl Elmalar yükleyen sıcak çorbanın piştiği ilim irfan yuvasıdır. O ülkücüler ki Hz. Muhammed’in hubbül vatan mine’l iman (vatan sevgisi imandandır) hadisi şerifi ile sünnete riayet eden, ‘Senin vasıtanla Allah ü Teâlâ nın bir kişiye hidayet vermesi, senin için üzerine güneşin doğup battığı her şeyden daha hayırlıdır.’ [Taberani] hadisi şerifi ile her bir bireye faydalı olma yolunda çileye talip olanların en kutlularıdır.Bu sıcak yuvadan içeri girenler dertlerin en güzeli “Emr-i bi’l ma’rûf ve nehy-i anil münker” (İyiliği emretmek ve kötülükten men etmek) ve vatan aşkıyla müşerref olurlar,en zorlu şartlar altında yılmadan,her zorluğa sabır ve rıza gösteren,insanlığın dertleriyle kafa yoran dava insanlarıdır.Onların engin Kızıl Elmalarında evrenin en iyi mühendisi,en iyi doktoru,en iyi öğretmeni,en iyi sanatçısı vb.. olup insanlığa hizmet etmek yatar.Galip Erdem’in ülkücünün çilesi adlı eseri ibretliktir: ‘Ülkücünün, ülküsü ile münasebeti, hakiki bir.aşkta sevenle sevgilinin münasebetine benzer.Hep verir, hiç almaz’.1Ülkücünün derdi başkadır;kimi zaman bütün Türk esirleri kurtarıp Turan adı altında birleşme,kimi zaman Hakkı dünyanın her noktasına taşımak,kimi zaman üzerinde yaşadığı vatanı Anadolu’yu daha yaşanılabilir hale getirme derdine düşerler.Bunları yaparken her insanın hatalı ve günahkar olabileceği gerçeğiyle iç içe tövbe kapısına en yakın konumdadırlar,Kafalarının içinde her an nusretten vahdete,maddeden manaya bir yolculuk içindedirler,ruh ve nefis çatışmasının en zorlusuna girişirler..Nefsinin kör çatısını yıkıp ülkücü olmak için çırpınırlar.bu yolda herkes birer ülkücü aday adayıdır..Tarihimizin seyri içinde Ülkü Ocakları bu davayı ilk olarak Türk Derneği’ni 25 Aralık 1908’de kurarak dinamik hale getirmeye başlamıştır.Daha sonra  Türk Ocakları Derneği (25 Mart 1912)’,Milli Türk Talebe Birliği(4 Aralık 1916), Genç Ülkücüler Teşkilatı (29 Şubat 1968) vb dernek ve vakıflarla ülkücüler memleket sevdalıları yetiştirme görevini icra etmişlerdir.21. YY da zamanın ve mekanın ötesinde bir ruhla şu an Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı olarak devam eden teşkilatlı yapı,çağı yakalamanın hazzında ancak Rabbine kulluk eden bir anlayışla taliplerine çağrı yapmaya devam etmektedir.kurdukları her  derneği,her vakfı,her bulundukları yeri ilim irfan yuvasına çeviren ülkücüler tarihimizin en kara dönemini yaşadığımız şu dönemde de her vatan evladına kucak açmaya devam etmektedir.. Başbuğ Alparslan Türkeş’in 1965 yılında Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi genel başkanı olmasıyla beraber gençlik faaliyetlerine ağırlık vererek CKMP Gençlik Kolları’nın teşkilatlanmasıyla tüm memleketi kaplayan ümit havası,yine aynı heyecan,aynı aşk,aynı ülkü ile günümüzü aydınlatmaktadır.Konusunu ve içeriğini ölçüsü İslam olmak üzere  Türk Milliyetçiliği’nden alan bu cihanşümul dava kör çatıları yıka yıka,Allahsızları ve bayraksızları çatlata çatlata surlarda gedik açmaya devam etmektedir.Allahın askeri demek olan cundullah sıfatına layık olan,Hatemül Enbiyanın övgüsüne mazhar olan,İslam’ın sancaktarı Oğuz çocukları 21 yy.a yön verme aşkıyla Hakka tapan,millete hizmeti boyna borç bilen anlayışla daha çok çalışmalı,daha istekli olmalıdır..Başbuğ Alparslan Türkeş’in dediği gibi: Türklük şuur ve gururuna, İslâm ahlâk ve faziletine, yoksullukla savaşa, adalette yarışa, birliğe, kardeşliğe, kısacası hak yolu, ALLAH YOLU’NA çağırıyorum. Modern medeniyetin en ön safına geçmek üzere sıçramaya çağırıyorum. ‘ bu yol çile yolu,bu yol dert yolu, bu yol karşılıksız aşk yolu,bu yol Allah yolu,bu yol Medeniyetin öncüsü olma yolu..Ak’ın kara diye  yutturulmaya çalışıldığı bu dönemde ülkücülerin lideri Başbuğ’un söylediği hakikate can siparane sarılması elzemdir.Soyu en Kutluya dayanan Türk-İslam Ülküsünün büyük fikir adamı Seyyid Ahmed Arvasi bu gerçeği en güzel şekilde özetlemiyor mu; Ben İslam iman ve ahlakına göre yaşamayı en büyük saadet bilen, Türk milletini iki cihanda aziz ve mesut görmek isteyen ve böylece İslam’ı gaye edinen Türk milliyetçiliği şuuruna sahibim. Benim milliyetçilik anlayışımda asla ırkçılığa, bölgeciliğe ve dar kavmiyet şuuruna yer yoktur. İster azınlıktan gelsin, ister çoğunluktan gelsin her türlü ırkçılığa karşıyım. Bunun yanında Şanlı Peygamberimizin ‘kişi kavmini sevmekle suçlandırılamaz. Kavminin efendisi kavmine hizmet edendir. Vatan sevgisi imandandır.’2 tarzında ortaya koydukları yüce prensiplere de bağılıyım.’

Ülkü Ocağı; bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum diyen Hz. Ali efendimizin izinde eğitim yuvası, kavminin efendisi; kavmine hizmet edendir diyen son peygamberin izinde kültür evi olma misyonu bürünmüş teşkilatlı yapının adıdır. Mensubu olmaktan gurur duyduğum İstanbul Üniversitesin’de bir ülkücü aday adayı olarak; zamanında o malum bez parçasının altından boynunu eğip geçmeyen, içi alev alev Müslüman, dışı pırıl pırıl Türk dava erlerinin o bez parçasını indirip boynu dik geçtiği kapılardan boynu dik geçmeyi Cenab-ı Hak bize her daim nasip etsin. Allah cümlesinden razı olsun…

Hatırla. Ne idi ey talip çileye taliplerin en kutlu OCAĞI?

Kaynaklar
1.Galip Erdem   ‘Ülkücünün Çilesi’
2.Seyyid Ahmed Arvasi   ‘Türk-İslamÜlküsü


Kategorisi: Gündem Yazıları

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter