Milliyetçi-Ülkücü Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur

Ülkemiz dün itibariyle bir seçim sürecini daha atlatmış, 1 Kasım Genel Seçimlerinde Türk Milleti iradesini açıklamış, tercihini yapmıştır. Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı olarak seçim sonuçlarının Aziz Milletimize hayırlı olmasını temenni ediyoruz.

Mevcut siyasi iktidarın, her türlü devlet imkânını sonuna kadar kullanması, basın ve medya üzerindeki baskı ve yıldırma siyaseti, insanımızı terörle, işsizlikle, yoksullukla ve istikrarsızlıkla tedirgin etmesinin sonuçları kendini göstermiş, seçimler AKP lehine sonuçlanmıştır. Bu ağır şartlar altında, Milliyetçi-Ülkücü harekete gönül verenler, fedakâr ve cefakâr dava insanları, teşkilatlarımız, Ocaklarımız çok büyük bir gayret göstermiştir. Sahada canla başla mücadele etmişlerdir. Türlü imkânsızlıklar ve baskılara rağmen, gecesini gündüzüne katan, ailesinin, evladının zamanından alıp davaya veren, onların rızkı için çalışacağı zamanı partisine ve ülküsüne ayıran dava arkadaşlarımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz; Allah hepsinden ayrı ayrı razı olsun.

Bununla birlikte, seçim sonuçları henüz kesinleşmeden, Milliyetçi-Ülkücü hareketin başarısız olması için ellerinden geleni yapan, davamızla ve hareketimizle uzaktan yakından ilgisi olmayan, partimize oy dahi vermemiş olup yazıp çizen “aktrollerin” ve Ülkücülükleri klavye başından ibaret olanların camiamız içinde bir kargaşa yaratmak adına sosyal medyada bir takım faaliyetlere ve kışkırtmalara giriştiği görülmüştür. Bırakın Ülkücü olmayı, hayatında bir Ülkücü tanıdığı dahi olmamış soytarılar; kendi kız kardeşinin veya annesinin yanında söylemeye utanacağı ifadeleri Milliyetçi-Ülkücü Hareketin lideri ve kutsallarımız için kullanmışlardır. Galiz küfürlerle ve ifadelerle Milliyetçi-Ülkücü harekete ve liderine saldıran, liderimizin poster ve fotoğraflarını yırtıp parçalayacak kadar ileri giden bu zevatın, sergilediği saygısız tavırları karşısında saygı beklemeye hiçbir hakkı yoktur. Ülkücü irade; samimiyet, dava arkadaşlığı ve Ülkücü ahlâk dairesi dışında davranan böyle kişi ve gruplara asla müsaade etmeyecektir.

Bu tavrı yansıtmak adına, 1 Kasım akşamı yapmış olduğumuz açıklama, yine aynı zevat tarafından, Ülküdaşlarımıza ve dava arkadaşlarımıza yönelik, sert ve tehditkâr bir tavır içinde olduğumuz yönünde çarpıtılmıştır. Samimi hiçbir Ülküdaşımız ve dava arkadaşımız, bu algı operasyonuna aldanmamalıdır. Ülkü Ocakları olarak, bu davaya gönül vermiş, emek vermiş Ülküdaşlarımıza karşı muhabbetimiz, sevgimiz ve saygımız bellidir. Samimiyet ve aşkla bu davaya kendini adamış büyüklerimizin ve kardeşlerimizin eleştirileri, bizler için baş tacıdır. Bu kutlu davanın çatısı altında görev yapan bizler, bu dava yolunda taş üstüne taş koyan her bir Ülküdaşımıza karşı bırakın tehditkâr bir tavrı, Ülküdaşlarımız için canımızı vermeye her an hazırız.

Makam ve mevkiler geçicidir, davamız, Ocağımız ve teşkilat ise bakidir. Bugün bu makamlarda bulunma şerefi bizlere bahşedilmiştir, ancak yarın bu vazifeyi hakkıyla yapacağına inandığımız başka arkadaşlarımız ve kardeşlerimiz buralarda hizmet edeceklerdir. Bizlerin düsturu, Cenabı Allah’ın rızasını gözeterek yaptığımız hizmetlerle anılmak, bir nesil yetiştirmek, kalıcı esereler bırakarak üzerimize düşen vazifeyi en iyi şekilde yapmak ve Ülküdaşlarımıza, şehit ve gazilerimize layık olabilmektir. Bizler şehitleri olan bir makamda oturduğumuzun bilincinde olan, Türk Milletinin hizmetinde ve Türk gençliğinin yetişmesi için mücadele eden gönül erleriyiz. Dolayısıyla, bu vazife kapsamında atılan her adım, geçici olan bu makam ve mevkii koruma kaygısıyla değil, baki olan ahiret makamını kazanmak içindir.

Ülküdaşlarımızın, davamızın ilke ve esaslarına uygun hareket ettiklerinden, tepki ve eleştirilerinde ölçülü olduklarından hiçbir şüphemiz yoktur. Milliyetçi-Ülkücü hareket bir ailedir, bizim bizden başka kimsemiz; kaybedecek veya küstürecek bir tek dava arkadaşımız dahi yoktur. Bizden olmayanların, dertlerimizle dertlenmeyenlerin, yaşadıklarımızı yaşamayanların ve sosyal medya tacirlerinin aramızda ayrık otu olarak bitmesine izin vermeyeceğimizi açıkça belirtmek istiyorum. Son olarak, ülkücü ahlâk ve anlayıştan yoksun bir şekilde, şahsıma ve mukaddesatıma yönelik ağır sözler sarf edenleri ise Yüce Allah’a ve dava arkadaşlarımın vicdanına havale ediyorum.

Tüm Ülküdaşlarıma, sevgi, saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum.

“Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;
Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;

Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz,
Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz!”

Olcay Kılavuz – Ülkü Ocakları Genel Başkanı
2 Kasım 2015


Kategorisi: Basın Açıklamaları / Genel Başkan'dan

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter