KKTC’de CTP Milletvekili Doğuş Derya’nın Ülkü Ocakları’na Yönelik Mesnetsiz İddialarına İlişkin Basın Açıklaması

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunan Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin milletvekili Doğuş Derya’nın, bazı basın-yayın organlarına da yansıyan demeçleri üzerine bu açıklamayı kaleme almış bulunuyoruz.
Öncelikle ve önemle belirtmek isteriz ki; Ülkü Ocakları Kıbrıs davasının başlangıcından bugüne kadar takipçisi ve destekçisi olmuş köklü bir kurumdur. Kıbrıs’ta Türklere karşı yürütülen ırkçı saldırıların, Türkiye kamuoyunda gündeme gelmesinde ve yankı uyandırmasında Ülkü Ocakları’nın payı büyüktür. Milliyetçi-ülkücü hareketin Kıbrıs Türkleriyle olan ilişkisi sadece siyasi anlamda değil; kültürel, tarihi bağların yanı sıra kardeşlik ve dostluk temelinde de hiçbir zaman kesintiye uğramadan sürmüştür. Ülkücü hareketin kurucusu olan Başbuğumuz Alparslan Türkeş Beyefendi’de bir Kıbrıs Türk’üdür. Ülkücü hareket Kıbrıs’ta yaşanan tüm gelişmeleri çok yakından takip etmekte ve soydaşlarımızın hak ve menfaatlerini her platformda savunmaktadır.
Kıbrıs Türklüğüyle aramızda kurulan bu bağlar ortadayken; Yakındoğu Üniversitesinde yaşanan bir öğrenci olayı dolayısıyla ülkücüleri sorumlu tutarak “Sizi çekmek zorunda değiliz kurt efendiler! Basın gidin” demek hiç kimsenin hakkı ve haddi değildir. Bölücü guruplara, marjinal odaklara, Kıbrıs Türklüğüne düşman olan bütün unsurlara karşı; “özgürlükçü”, “demokrat”, “barış yanlısı”, “iyilik meleği” olan hanımefendinin; mevzubahis vatansever Türk milliyetçileri olunca adeta zehir kusmaya başlaması, bilinçaltında mevzilenen Türklük ve milliyetçilik alerjisini ortaya çıkarmıştır. Bu hanımefendi acaba Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin üniversitelerinde yapılanan bölücü terör örgütü uzantılarını adadan kovmayı hiç düşünmüş müdür? Adayı bir “ideolojik üs” olarak gören örgüt yandaşlarına karşı bugüne kadar en ufak bir tepki göstermiş midir?
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı ile “EOKA’nın devamı olduğunu” beyan eden ELAM örgütünü aynı kefede değerlendirmek; ahlak ve şeref yoksunluğundan başka bir kavramla izah edilemeyecektir. Ülkü Ocakları, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde eğitim ve kültür faaliyetlerini bundan sonra daha da artan bir şevk ve yoğunluk içerisinde sürdürecek; “kınayanların kınamasına”, “itlerin ürmesine” aldırmadan Türklük davasının sancaktarlığını yapmaya devam edecektir. Kurumumuza ve ülküdaşlarımıza haksız ve mesnetsiz yakıştırmalarda bulunan bu hanımefendiyi kınamaya bile layık görmüyor, ettiği lafları aynıyla kendisine iade ediyoruz.

Olcay Kılavuz – Ülkü Ocakları Genel Başkanı
8 Nisan 2014


Kategorisi: Basın Açıklamaları / Genel Başkan'dan

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter