Soykırımcı Rusya’nın Camiamızla İlgili İftiralarına İlişkin

Türkmeneli ve Türkmendağı’na yaptığımız yardımların, milletimizin ve devletimizin karşısında olan dış odaklarda ve yerli işbirlikçilerinde oluşturduğu rahatsızlık tüm kamuoyunun malûmudur. Özellikle son günlerde Rusya’da devlet eliyle kurumumuza karşı kara bir propaganda başlatılmıştır. Önce bir televizyon kanalında Ülkü Ocakları bir terör örgütü, Ülkücüler ise terörist olarak gösterilmeye çalışılmıştır. Hemen ardından ise Rusya Federasyon Konseyi Anayasa Hukuku Komitesi Başkanı olan zat tarafından, Ülkü Ocakları’nın Rusya tarafından terör örgütü olarak kabul edilmesi ve faaliyetlerinin yasaklanması talep edilmiştir.
İfade etmek isteriz ki, yarım asırlık bir kurumsal kimliğe ve binlerce yıllık birikime dayanan bir fikri tekâmüle sahip olan “Ülkücü Hareket” açısından ne bu kendini bilmez zatın ne de medya adı altında kara propaganda yürüten kuruluşların söylediklerinin hiç bir itibarı yoktur. Tam aksine bunların yaygaraları, korku ile panik arasındaki feryatları yürütmekte olduğumuz Türkmen soydaşlarımıza yönelik yardımlarımızın ne denli öneme sahip olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Canımızdan bir parça olan Türkmenler başta olmak üzere Ülkücülerin, tüm soydaşlarına sahip çıkması ve siyasi sınırların ötesine ulaştığı yönündeki haberler dahi “Katil Esad’ın ve Soykırımcı Rusya’nın” paniğe kapılarak saldırganlaşması için yeterli olmuştur. Öte yandan bu saldırılar yalnızca Ülkücüleri değil, kampanyamıza katkıda bulunarak Türkmen soydaşlarına yardım elini uzatan ve dualarını bir an olsun mazlumlardan esirgemeyen necip milletimize yöneltilmiştir. Tarih boyunca Türk düşmanlığını bırakmayan Rusya’nın kin ve nefret dolu gerçek yüzü bir kez daha kendini göstermiştir.
Büyük Türk Milleti’ne ve Ülkücülere hakaret etme cüretini gösteren bu mahluklar, zulmün ve terörün ne olduğunu hatırlamaları için kendi tarihlerine bakmaları yeterli olacaktır. Zira tarihlerinde kan ve gözyaşı ile yok edilmeye çalışılan milletlerin haykırışlarına, zulüm ile sömürülen coğrafyalara rastlayacaklardır. 20 Ocak olaylarında vatanına göz diken emperyalistlere karşı tankın önüne bedenlerini siper eden Azerbaycan Türklerine, 18 Mayıs 1944′te hayvan vagonlarına doldurarak yurtlarından sürgün ettiği Kırım Türklerine, bir gecede Ahıska’dan kopardığı soydaşlarımıza ve yüzyıllarca zulüm politikasıyla inim inim inlettiği Müslüman Türklerden bu zulme baş kaldıranlara, karşı yapılanlar, Rusya tarafından devlet eliyle yapılan zulmün örnekleridir. Yaşlı, genç, çoluk, çocuk demeden sivilleri öldürecek kadar alçak ve zalim olan Rusya, geçmişte olduğu gibi bugün de aynı alçaklıkla Türkmendağı’nda sivillere bomba yağdırmakta; uluslararası hukuk kurallarını hiçe sayarak kullanımı yasaklanmış olan fosfor bombası kullanmaktadır. “Katil Esad”ın ve destekçilerinin karadan yoğun saldırılarına karşı vatanını müdafaa eden Türkmenler, Rusya’nın tarafından ağır bombardıman altında katledilmektedir. Ayrıca Rusya Türk düşmanlığını; Tataristan’da, Başkurdistan’da, Çuvaşistan’da, Yakutistan’da, Tuva ve Altay bölgelerinde yeraltı kaynaklarını işgal ettiği ezeli Türk yurtlarında kültürel emperyalizm de devam ettirmektedir.
Sadece Rusya ve onun emperyalizminin savunucuları değil tüm dünya bir araya gelse dahi ne Türkmen soydaşlarımızın yanında olmaktan ne de Türkmen Dağı’na verdiğimiz destekten vazgeçmeyeceğiz. Acılarını yüreğimizde hissettiğimiz, varlıklarını canımızdan aziz bildiğimiz soydaşlarımıza yapılan bu katliama karşı sessiz kalmayacağız. Kendi vatanımız olarak bildiğimiz Türkmen Dağı’nda ne Türkçe’nin susturulmasına ne de Türkmenlere soykırım yapılmasına müsaade etmeyeceğiz. Bugün dünkünden daha fazla ve daha güçlü bir şekilde Türkmen Dağı’nda var olma mücadelesi veren kardeşlerimizin ve tüm esir Türklerin haykıran sesi olmaya devam edeceğiz. İdamlar ile yolundan çevrilemeyen, işkenceler altında dahi Hakkı haykıran Ülkücüler, bu tarz hakaretlerle yollarından asla dönmeyeceklerdir. Hakkımızda yapılan asılsız ifadeleri misliyle sahiplerine iade eder, yeminimizde de belirttiğimiz üzere “Milliyetçi Türkiye’ye, Turan’a kadar” mücadeleye devam edeceğimizi bir kez daha belirtmek isteriz.


Kategorisi: Genel Başkan'dan

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter