İstiklal Marşı’mızın Kabulünün 96. Yıl Dönümü Mesajı

Yüksek değerlere sahip olan Türk Milleti, bu değerler uğruna büyük bedeller ödemiştir. Bunun içindir ki; bayrak, vatan, serhad, devlet, namus, istiklâl ve istikbal gibi değerler, milletimizde diğer toplumlardakinin ötesinde bir manaya sahiptir. Bugün kabulünün 96. yılını idrak ettiğimiz İstiklâl Marşımız da şüphesiz bu değerlerimizden biridir.
İstiklâl Marşı’mız kendi vatanında esir edilmeye çalışılan bir milletin, özelinde “Ay-yıldızlı Al Bayrağımız”a genelinde ise cihana seslenişidir. Bu ses ki, Mete Han’ın Çin Seddi’ni aşan cesaretinin, Bilge Kağan’ın milletine olan hizmetinin, Alparslan’ın Malazgirt’teki mücadesinin sesidir. Bu ses; Fatih ile İstanbul surlarını yerle bir eden, Yavuz ile Sina Çölü’nden Mısır’a seslenen, 57. Alay olup Çanakkale’de şehadete yürüyen ecdadın sesidir. Bu ses ki, Maraş Kalesi’nde Türk Bayrağı’nı dalgalandıran, Antep’i kafire dar eden, Urfa’yı düşmana teslim etmeyen ve ezana hasret bırakılıp, bayrağı indirilmeye çalışılan Anadolu’nun hürriyet için şehadetidir. İstiklâl Marşı’mız, Sakarya’da şahlanıp Dumlupınar’da zafere varıp İzmir’de nihayete eren Milli Mücadele’nin, muzafferiyetine olan inancın sembolüdür. İstiklâl Marşı’mız, merhum Mehmet Akif’in kaleminden Türk Milleti’nin cihana söylenen binlerce yıllık sözüdür.
Türk Milleti’nin bayrağına olan sevgisinin, vatanına olan bağlılığının, bağımsızlığına olan tutkunluğunun ve atiye olan inancının timsali olan İstiklâl Marşı’mızın her kıtasında, her dizesinde derin manalar gizlidir. Ancak bugün yaşanan gelişmeler, İstiklâl Marşı’nı daha manidar kılmaktadır. Garbın afakını çelik zırhlı bir duvar sarmakta ve medeniyet denilen tek dişi kalmış canavar yine Türk Milleti’ni açıktan hedef almaktadır. Bölücü terör örgütlerinin yuvalanmasına müsaade eden, türlü ahlaksızlıkları türlü kılıflarla dünyaya pazarlamaya çalışan Avrupa Devletleri, Türk Devleti’ni adeta yok saymakta ve devletimizin yöneticilerine karşı türlü aymazlıklara girişmektedir. Teröristlerin görmezden gelindiği, türlü sapkınlıklara müsaade edildiği sözde demokratik ülkeler de, Türk bakanları gözaltına alınmaya çalışılmaktadır.
Türk Milleti’nin bağrından çıkan ve İstiklâl Marşı’nın muhteva ettiği tüm değerleri yüreğinde yaşayan Ülkü Ocakları gerek ülkemizde gerekse yurt dışında yaşanan tüm gelişmeleri yakından takip etmektedir. Türk ve Türklük düşmanı Haçlı zihniyetine ve yerli işbirlikçilerine bu anlamlı günde tekrar hatırlatmak isteriz ki, bir kaç asır önce Viyana önlerinde dünyayı titreten Türk Milleti, tüm oyunlarınıza ve baskılarınıza rağmen yılmayacak kadar köklü ve kuvvetli bir millettir. Hemen hemen bir asır önce Çanakkale’de emperyalizminize diz çöktüren, Milli Mücadele ile daldığınız rüyadan sizleri uyandıran Türk Milleti, hepinizin hakkından gelecek ferasete ve cesarete sahiptir. Böyle bir mücadele de, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne Türk Dünyası, Anadolu Türklüğü ile beraber olacak ve zafer yine Türk’ün olacaktır. Emin olunuz ki, Türk Gençliği ecdadının izinde ve gücündedir.
Bu duygu ve düşüncelerle; Avrupa’da Türklüğü hor gören devlet idarelerini şiddetle lanetliyor, başta Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy olmak üzere ömrünü milletimize hizmetle geçirerek ebediyete intikal eden tüm şehitlerimizi ve kahraman ecdadımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhlarının şad, mekanlarının cennet olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.
“Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son OCAK.”

Olcay KILAVUZ
Ülkü Ocakları Genel Başkanı


Kategorisi: Genel Başkan'dan / Genel Merkezden Haberler

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter