IŞİD Terör Örgütü ve Türkmeneli Coğrafyası Üzerine – Mustafa Sarıkaya

Türkmeneli 

Malazgirt Savaşı öncesinde belirli oranlarda Rakka ve Halep bölgesine yerleşme faaliyetlerine başlayan ardından Anadolu’nun fethiyle bölgeye genel olarak  yerleşmeye başlayan Osmanlı hakimiyeti döneminde de Haçlı Seferlerine karşı önemle yerleştirilmiş Oğuz boylarının (1) yaşadığı coğrafya bugün Suriye olarak adlandırılan devletin sınırları içerisinde kalmışken; Selçuklular, Zengiler, Erbil Atabeyliği, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Safeviler ve Osmanlılar velhasıl Türk hakimiyeti altında bin yıl gibi bir süre yaşanılan ve imar edilen diğer bir coğrafyada ise Irak adı ile bir devlet kurulmuştur. Selçuklular döneminden itibaren Türk yönetimlerinin görüldüğü bu coğrafya Osmanlı ile birlikte tek bir devlete bağlanmıştır. (2)

Ayrılış ve kopuşlar ile birlikte yüz yıla yakın süredir devam eden mevcut sorunların temeli de yine Osmanlı-Türk hakimiyetinin sona erdiği döneme rastlamaktadır ve kökü arkasındaki 10 asırlık Türk hakimiyetinin sona ermesinin sebepleri arasında aranmalıdır.

Günümüzde Türkmeneli Coğrafyası olarak adlandırdığımız bölge her ne kadar Irak Türklüğü ile özdeşleşmiş olsa da, bu nedenlerden ötürü bugün artık Türkmeneli kavramı içerisine Suriye Türklüğünü de dahil etmemiz ve bu coğrafyayı tek bir ad -Türkmeneli- adı altında bir bütün olarak zikretmemiz ve bu şekilde algılamamız gerekmektedir. Zira bir deyişle sınırların cetvelle çizildiği bu coğrafyada ortaya çıkan sorunları, birbirinden farklı sorunlar olarak görmenin bedelini büyük Türkmeneli coğrafyasında yaşayan soydaşlarımız yaşadıkları katliamlarla ödemektedir.

Bilindiği üzere Kerkük’ün de içinde bulunduğu Musul vilayeti, tarihi boyunca ticari/beşeri/sosyolojik ilişkilerini, Bağdat ile değil, Halep ve Diyarbakır ile kurmuştur. Ve yine burada bir asır önce yaşandığı gibi, sınırlar bir kez değişmeye başlayınca, nerede, nasıl ve ne zaman duracağı ön görülememektedir. (3)

Bunun en son örneği de uzun süredir Suriye Türklerinin başında kana susamış bir vampir gibi bekleyen, Suriye Türkmenlerini katleden IŞİD (veya yabancı bir takım ajanslardaki adı ile ILİD) adlı terör örgütünün bugün Irak Türklüğünün başına musallat olması ile görülmüştür.

Açılımı “Irak ve Şam İslam Devleti” (IŞİD) ya da Irak ve Levant İslam Devleti (ILİD) olan bu örgüt, İslam Dünyasındaki diğer terör-nifak unsurları gibi suni Selefî görüşe dayanmaktadır. Mensup oldukları itikadi görüş temel olarak akılcılığa ve aklı kullanmaya tamamen karşı bir görüş olup,  Hanbelî mezhebinin mensuplarınca kabul edilen itikadi bir mezheptir. Ancak söz konusu Selefiler, genel olarak kendilerini amelde herhangi bir mezhebe bağlı görmemektedirler.

Bu terör örgütünün adında geçen “Şam” ise bugünkü Şam dışında daha büyük ve geniş bir coğrafyayı kastetmektedir. Yine yabancı son zamanlarda bazı batı ajanslarındaki zikredildiği ismi ile “Irak ve Levant İslam Devleti”ndeki Levant ise örgütün Suriye’de gerçekleştirdiği Türkmen katliamlarından sonra terör örgütünün bir anlamda evrim geçirdiğini göstermekte olup, Şam’dan da daha büyük bir coğrafyayı ifade etmekte; içerisinde Hatay ilimizi de barındırmaktadır. (4)

Uluslararası Alanda. IŞİD, Esad’a karşı savaşan Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) dışında El Nusra ile birlikte, Katar ve Suudi Arabistan’ın yanı sıra ekonomik anlamda Suriye’deki Esad rejimini yıkması ve Katar’dan başlayıp, Suudi Arabistan topraklarından geçerek Suriye’ye ulaşacak olan Selefi doğalgaz boru hattı yolunun açılması ve İsrail doğal gazının Esad tehlikesi ortadan kaldırılarak Türkiye’ye taşınması için olsa gerek Türkiye’nin de en çok desteklediği ve yardım ettiği bir radikal terör örgütüdür. Türkiye’nin geçmiş yıllarda Müslüman kardeşler üzerinden yürütmek istediği mezhep/suni kimlikler temelli bölgesel politika, Suriye’de El Nusra ve IŞİD’a yaramıştır. Fakat bu destekler, rejimi deviremeyerek başarısız olmuştur. Nitekim Batı, Mısır’da Mursi döneminden ders almış ve Esadın devrilip yerine bir Radikal-Selefi devlete razı olmamıştır. Çıkarları farklı olsa da Rusya, Çin ve İran da bu kampta yer almış ve bu örgüt(ler) başarılı olamamıştır. (5)

Rusya ve İran ile Batı’nın IŞİD’in güçlenmesine uzun vadede tahammül etmeleri normal şartlar altında mümkün değilse de, mevzubahis petrol yolunun açılması, bir asırdır süren bölgedeki Türkmen varlığının eritilmesi projesinin sürdürülmesi, mezhep ayrılıklarının tekrar kızıştırılması ile bölgede Türkiye’nin zafiyetinin arttırılması gibi sebeplerden ötürü kısa vadeli destek veya faaliyet esnekliği bu güçlerin bazıları tarafından sağlanacaktır. (6)

Nitekim IŞİD’ın hedefindeki binlerce kişi zaten kadim kenti terk ederek söz konusu toprakları Türkmenlerden temizleme hedefi için uygun bir adım atılmış olmuştur. IŞİD, AKP’nin de desteğini alarak Türkiye’de temsilcilik büroları dahi açmış, Irak-İran-Suriye üçgeninde teşkilatlanma faaliyetlerini kuvvetlendirmiştir. (7)

İzlenilen, kapsayıcı görünümlü fakat dar, mezhepçi dış politika ile de Türkiye bölgede yalnızlaşırken; AKP’nin de iç siyasetteki ayrıştırıcı ve kimliksiz olmasına karşın gütmüş olduğu kimlikçi siyaseti ile toplumsal kutuplaşma ve gerginlik de yükselmiştir.

Bu bağlamda dış politikada da, IŞİD’in Musul’u ele geçirmesi bir darbe hatta iflas hali olarak nitelendirilmektedir. Yine Maliki’ye karşı rahatsızlık duyan yerel unsurların da IŞİD tarafında olması veya bir direnç göstermemesi ortada bir “hoşnut olmayanların ve intikam peşinde olanların işbirliğinin/koalisyonunun” olduğunu göstermektedir. (8)

IŞİD açısından

IŞİD ise gelişen olaylar neticesinde milyarlar harcayarak yapamayacağı reklamı bu süre içerisinde yapmıştır. Gerek medya organlarında 4 gün içerisinde Irak’ı fiilen bölünmüş bir halde göstermesi ile gerek de esir aldıkları konsolosluktaki vatandaşlar ve tır şöförü olan Türk vatandaşları ile adını duyurmuş ve gerekli güçlülük imajı ile toplumsal korku ortamını sağlamıştır.

Buna karşın da hafif silahlı Türkmenlerin IŞİD’den çeşitli desteklerle geri almış olduğu köyler de, IŞİD’in gerçek güç seviyesini veya yetersiz ekipmanlı ancak kararlı olan Türkmenlerin IŞİD ile arasındaki güç dengesini ve Türkiye’nin Türkmenlere karşı en ufak bir yardım ortaya koyması durumunda dahi Türkmenler için oldukça faydalı olacağını ortaya koymaktadır.

Türk Dış İşleri açısından bakıldığında ise “Kimse Türkiye’yi test etmesin” gibisinden beyanların, yine aynı sözün sahibi dış işleri bakanının ‘derinlikli’ kitabında geçen “yerine getirilmeyen tehditler, blöfler, uluslar arası imajı zedeleyerek caydırıcı güç niteliğini yok eder” kuralını hayata geçirmektedir.

Yine bu açıdan bakıldığında Irak Türkmen Cephesi Başkanı Salihi’nin “Türkmenler, Türkiye’den çok şey bekliyor. Biz, Türkmenler olarak Türkiye’yi mukaddes bir merci olarak biliyoruz.” sözlerine kulak vermenin de gerekliliği ortadadır.

Irak, IŞİD ve Kürdistan Senaryosu

IŞİD’ın Musul’a saldırması konusu bölgenin uzmanları tarafından beklenen bir durum olmuştur. Mevzubahis terör örgütü aylardır Irak boru hatlarına ve inşaatlara, elektrik trafolarına vesair enerji hatlarına saldırmaktadır.

Bu bağlamda IŞİD’ın bir temel hedefi de Kerkük’ün Barzani’ye teslim edilmesi ve Kürdistan’ın kurulması olarak görülmektedir. Türkiye’nin peşmerge ile imzaladığı ve ayrıntıların açıklanmadığı enerji anlaşmaları ile uluslararası hukuka aykırı olarak kısa süre önce Ceyhan’dan iki tankere Irak petrolü,  hiçbir rafinerinin kabul etmemesi üzerine açık denizde rotasız kalmış durumdayken, 10 Haziran’da IŞİD’ın Musul’u ele geçirmesinin ardından özellikle bu iki tankerin akıbetleri daha bir önem kazanmış ve olayların ilk haftasında Reuters, tankerlerden birinin petrolünün Rosneft ve BP tarafından satın alındığını ve Avrupa’da ki bir rafineriye ulaştığı haberi ortaya çıkmıştır. Bağdat hükümeti ise IŞİD harekâtının ardından ülkesini savunmak zorunda olduğundan Erbil’in sattığı petrol ile ilgilenebilecek güce sahip değildir. (5)

IŞİD, Irak’ın enerji ile ilgili ana damarlarına bir saldırı düzenlemiştir. İlk olarak Musul’u ele geçirip petrol yataklarını ve Kerkük-Ceyhan boru hattının kontrolünü ele geçirmiştir. Musul’un güneyindeki Irak’ın en zengin doğalgaz kaynakları olan Akkas rezervlerinin olduğu bölgeye de saldırmıştır.

Bazı analizcilere göre, bu bilgiler ışığında IŞİD’ın nihai bir hedefi yukarıda belirtildiği gibi Kerkük’tür. Bu strateji de meyvesini vermektedir; Irak ordusu Kerkük’ün savunmasını ilk aşamada peşmergeye bırakmıştır. Böylelikle Kürdistan’ın resmi olarak kurulmasının önündeki son engel ortadan kalkmıştır. Bu durumda az zaman sonra Kerkük başkentli Kürdistan’ın da ilanı söz konusu olabilir ve hem IŞID hem de Perşmergeler ile mücadele edemeyecek Bağdat hükümeti de bu durumu kabullenmek zorunda kalabilir. Bu bağlamda IŞİD, Kürdistan’ın geleceğinin de bir nevi teminatı anlamına gelmektedir. (5)

İran Senaryosu

Uluslar arası perspektiften bakıldığında petrol temelli küresel sermayenin ve ABD’nin bir dönüşüm süreci gerçekleştirmek istediği bu coğrafyada arka planda etkisizleştirilmek istenen unsur da İran’dır. Bu da Sünni yönetime sahip olmayan devletlerin ufalanması ile gerçekleştirilmek istenecektir.

Öte yandan IŞİD, Musul’un güneyinde Irak’ın en zengin doğalgaz kaynakları olan Akkas rezervlerinin olduğu bölgeye de saldırmıştır. Ayrıca Akkas bölgesi yine İran, Irak ve Suriye’ye ulaşmasının da önünü şimdilik kesmiş gözükmektedir. İran’ın gazını Irak ve Suriye’den taşıma ihtimali ortadan kalkacak olursa, Tahran Türkiye alternatifini tercih etmek zorunda kalacaktır. Hala İran’ın 35bcm gazını taşıyacak bir boru hattının Başbakan’a yakın bir işadamı tarafından devlet teşviki de alarak inşa ettiği bilinmektedir. (5)

Yine bu gerçeklikten ötürü olsa gerek resmi bir unvanı olmamasına karşın en etkili figürlerin bir tanesi olan Şii lider Mukteda Sadr ülke bütünlüğünden yana tavır sergileyerek kilise, türbe ve camileri korumak için ortak ‘barış tugayı’ önermiştir. Bu çatışmanın mezhebileşmesini önlemeye dönük bir formül niteliğindedir. (9)

Yine öngörülere göre bölgede yeni devletlerin çıkması ve terör bataklığının genişlemesi muhtemeldir. Irak ve Suriye’de mevcut durumu korumak isteyen güçlerin/ülkelerin devreye girmesi ile ortalık kan gölüne dönebilir. (10)

Bütün bu küresel sermaye kaynaklı karışıklıklar sırasında Türkmen soydaşlarımız başta olmak üzere milyonlarca insan bu oyunların mağduru ve kurbanı olacaktır.

Olasılık

Türkmeneli

Türkiye eğer IŞİD terör örgütünün işgali ile fiilen bölünen Irak’ta toprak bütünlüğünün resmi olarak da tehlikeye girdiğini görürse mevcut konjonktürü mümkün olabildiğince lehine çevirerek Türkmen şehri olan Musul ve Kerkük’ü içine alacak şekilde bir Türkmen Yönetim Bölgesi kurarak bölgedeki varlığını kalıcı hale getirilebilir. 

Kaynakça:

1. Suriye’de Değişimin Ortaya Çıkardığı Toplum Suriye Türkmenleri, http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/2013320_83t.pdf

2. http://www.gazeteakademi.com/yazar.asp?yaziID=2424

3. Oyun İçinde Oyun, Ali Kerküklü

3. http://www.gazeteakademi.com/yazar.asp?yaziID=2272

4. IŞİD mi? ILİD mi?, http://www.kureselhaber.net/haber/isid-mi–ilid-mi-/

5. IŞİD, Kürdistan’ı kuruyor, Ümit Özdağ, http://www.yenicaggazetesi.com.tr/isid-kurdistani-kuruyor-31097yy.htm

6. MHP’li Çetin’den Irak isyanı, http://www.gercekgundem.com/siyaset/51309/mhpli-cetinden-irak-isyani

7. IŞİD’in uyuyan hücreleri, http://www.milliyet.com.tr/isid-in-uyuyan-hucreleri-/gundem/ydetay/1899272/default.htm

7. MHP’li Sinan Oğan’dan önemli iddia, http://www.haberartibir.com.tr/gundem/mhpli-sinan-ogandan-onemli-iddia-h15851.html

8. Musul: İflas eden dış politikanın resmi, Murat Aksoy

9. http://www.radikal.com.tr/yazarlar/fehim_tastekin/orgut_terorunden_sunni_isyanina_trajik_donusum-1196878

10. http://www.21yyte.org/tr/arastirma/orta-dogu-ve-afrika-arastirmalari-merkezi/2014/06/17/7657/isid-abdnin-ortadogudaki-araci-mi

Diğer kaynaklar:

- IŞİD, Irak’ın en büyük petrol rafinerisine saldırdı, http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2014/06/140618_isid_rafineri_saldirisi.shtml

- Güngören’de IŞİD tabelası, http://www.haberturk.com/gundem/haber/958654-gungorende-isid-tabelasi

- Türkmenler Peşmerge ile IŞİD’a karşı savaşabilir, http://www.haberturk.com/dunya/haber/958551-turkmenler-pesmerge-ile-isida-karsi-savasabilir

- http://www.61saat.com/politika/bahceli-isid-pkknin-h112904.html

- Devlet Bahçeli: Türkmeneli Türklüğün kalesidir, öğreneceksin, http://www.yenicaggazetesi.com.tr/bahceliden-agir-sozler-98757h.htm


Kategorisi: Gündem Yazıları

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter