Hatay Ülkü Ocakları Basın Mensupları İle Bir Araya Geldi

Ülkü Ocakları Hatay İl Başkanlığı geleneksel hale getirdiği “Yerel Basın Kahvaltısını” Ülkü Ocakları il binasında gerçekleştirdi. Her yıl gerçekleştirilen ve bu sene üçüncüsü  tekrarlanan kahvaltı programına çok sayıda yazılı-görsel basın çalışanı katıldı. Kahvaltı ikramından sonra Hatay Ülkü Ocakları İl Başkanı Naci Akkaya gündeme ilişkin görüşlerini beyan etti.

Öncelikle Hatay Ülkü Ocaklarının bir yıllık faaliyetleri hakkında genel bilgi veren Naci Akkaya şunları söyledi. ”Ülkü Ocakları bir yıllık süreçte artık rutin hale gelmiş eğitim ve kültür faaliyetlerine aralıksız devam etmiş, Türk Gençliğinin Türklük gurur ve şuuru; İslam ahlak ve Faziletine sahip bireyler olarak yetişmesi için gece gündüz demeden çalışmıştır. Bu kapsamda seminerler, konferanslar, sosyal projeler gibi pek çok alanda faaliyetlerimiz gerçekleşmiştir.”

Daha sonrasında gündeme ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan Hatay Ülkü Ocakları İl Başkanı Naci Akkaya şu konulara değindi: ”Ocağımız mensubu olan Oğuzhan Ahmet Dağ kardeşimiz 2010 yılında Antakya’da bölücülerle yaşanan bir kavgadan dolayı 52 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Verilen bu cezanın kesinlikle hukuki olduğuna inanmıyoruz, bu tamamen siyasal bir karardır. Bu karar mevcut hükümetin bölücü –vatansever çatışmasında bölücülerden yana saf tuttuğunun somut bir delilidir.

ÜNİVERSİTELERDE SON DÖNEMLERDE YAŞANAN OLAYLAR: Son dönemlerde üniversitelerimiz yine karıştırılmaya çalışılmış, özellikle Uludere olayının yıl dönümünde bölücü serseriler Üniversiteleri savaş alanına çevirmişlerdir. Bu olaylarda hükümetin tavrı bir yana, basının karşıt görüş gafleti bizleri derinden etkilemektedir. Şu çok açık bilinmelidir ki; şu an üniversitelerde mücadele eden vatanseverlerin karşısında bölücüler vardır ve üniversitelerde yaşanan çatışmanın adı vatansever-bölücü çatışmasıdır. Karşıt görüş olarak yazılan her haber dolaylı olarak bölücü terörün desteklenmesi anlamını taşımaktadır.

MİLLİ EĞİTİMDE ÜLKÜCÜLERE YÖNELİK KIYIM: Milli Eğitimde son dönemde paralel temizlik adına bir kıyım yaşanmaktadır. Paralel temizlik diye yola çıktıkları bu süreci Ülkücü düşmanlığından ötürü Ülkücü kıyımına çevirmişlerdir. Milli Eğitimde çalışan Ülkücü idarecilere inanılmaz bir kıyım gerçekleşmektedir. Mevcut hükümetin Müslüman-Türk Ülkücülerine olan kini her alanda kendini göstermektedir.  Seçimden seçime “Ülkücü kardeşlerim” takiyyesi bizler için hiçbir anlam ifade etmemektedir. Sizlerle bırakın kardeşliği yan yana gelmek bile bizler için bir zuldür.

300 DOĞU TÜRKİSTANLI SOYDAŞIMIZ İÇİN İMZA KAMPANYASI: Türkiye çapında kısa bir süre önce Doğu Türkistan’lı soydaşlarımız için bir imza kampanyası düzenlemiştik. Çin zulmünden kaçarken Tayland hükümeti tarafından tutuklanan 300 civarında soydaşımız hükümetin yeterli desteği sağlamaması sebebiyle Çin’e iade edilme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bu iadenin diğer bir anlamı; bu 300 kişinin idamı olacaktır. Gerçek gün gibi ortadayken hükümetin bu kadar kayıtsız davranışlarını kabul etmiyoruz, yaşanabilecek bir faciadan dolayı akp hükümetini sorumlu tutacağımızı buradan ilan ediyoruz.”

 


Kategorisi: Temsilciliklerden Haberler

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter