Genel Merkez Olağan Toplantısı

 

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Merkezi olarak, tüm yöneticilerimizin katılımıyla olağan toplantılarımızın bir yenisini dün itibariyle gerçekleştirmiş bulunmaktayız.

Güncel meseleleri yorumladığımız, karşılaştığımız sorunlar hakkında nasıl bir yol izleyeceğimiz hususunda fikir birliğine vardığımız, Türkiye ve dünyada son zamanlarda vuku bulan hadiseleri ele aldığımız ve 2015 yılının ilk yarısında Genel Merkez bünyesinde yaptığımız projeleri değerlendirdiğimiz sohbet havasında geçen istişari nitelikli toplantımız son derece verimli geçmiştir. Toplantımızın, tüm teşkilatlarımıza yeni bir heyecan kazandırmasını ümit ediyor, gelecek dönemde hayırlara vesile olmasını Yüce Allah’tan diliyoruz.

Bilindiği üzere Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı, yarım asırdır Türk gençliğinin tabiri caizse “gençlik aşısı” olma özelliğini taşımaktadır. Türk gençliğini; kökü dışarıda olan yabancı ideolojilere karşı bilinçlendiren, kültürel emperyalizme karşı Türk gençlerine kültürümüzü aşılayan, eğitim ve öğretim hususunda gençlerimize rehberlik görevini ifa eden, vatana ve millete hayırlı nesiller yetiştirilmesinde elini değil bütün gövdesini taşın altına koyan bir kurum olma niteliğini taşıyan Ülkü Ocakları, bu toplantı ile birlikte tarihi misyonuna ve vizyonuna uygun olarak geçmiş dönem çalışmalarını menfi ve müspet yönleriyle değerlendirmiş, önümüzdeki sürece daha heyecanlı, daha donanımlı ve daha gayretli bir şekilde hazırlandığını ortaya koymuştur.

Bu bağlamda, 2015 yılına kadar yapılan projeler tekrar gözden geçirilmiş ve eksiklikler tespit edilmiştir. Ruhi Kılıçkıran Ulaşım Bursu, Dursun Önkuzu Etüt Merkezi, Erol Güngör Gelişim Programı, Fırat Çakıroğlu Yaz Kursları, Okuma Günleri, Sanat Akademisi, Bölgesel ve Genel Bilgi Yarışmaları, 2023 Liderlik Okulu gibi projelerden elde edilen kazanımlar tartışılmış, eksiklikler tespit edilmiş, bundan sonra yapılacak projeler için dersler çıkarılmıştır.

Ülkü Ocakları Projeleri, Birimlerin Çalışmaları ve Teşkilatlar

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı olarak proje odaklı çalışmalarımız da toplantımızda ele alınmış, projelerin Türk gençliğine faydalı olup olmadığı değerlendirilmiş ve gelecekte yapılacak olan projeler üstünde durulmuştur. Bu bağlamda;

  • Toplumda ve ocaklarımızda okuma alışkanlığının artırılması için yürüttüğümüz “Okuma Günleri” adlı çalışmamızın daha yoğun bir şekilde sürdürülmesi ve etki alanının genişletilmesi gerektiği,
  • Geleneksel hale getirilen bilgi yarışmalarının, gençlerimizi, eğitim, kültür, sanat, tarih, spor, ülke ve dünya gündemi hakkında bilgi edinmeye ve araştırma yapmaya yöneltici kapsamda önümüzdeki yıllarda da sürdürülmesi gerektiği,
  • “Sanat Akademisi” adı altında gerçekleştirdiğimiz, gençlerimizin çeşitli sanat dallarında kendisini gösterebileceği ve geliştirebileceği faaliyetlerin  daha yoğun bir şekilde tüm illerimizde uygulanmasının sağlanması gerektiği,
  • Ortaöretim düzeyindeki arkadaşlarımıza yönelik eğitim faaliyetlerinin verimliliğinin memnun edici düzeyde olduğu dolayısıyla sürekliliğinin sağlanması gerektiği,
  • Erol Güngör Gelişim Programı’yla alakalı olarak arkadaşlarımızın daha yoğun katılımının sağlanması gerektiği,
  • Birincisini ve ikincisini düzenlediğimiz, gençliğin ve ülkemizin sorunlarını, küresel anlamda ortaya çıkan fikir akımlarını ve çözüm önerilerini değerlendirip tartıştığımız, büyük bir coşkuyla gerçekleşen, genel katılımlı Türk Gençlik Çalıştayı v Kurultayı’nın tekrarlanması gerektiği,
  • Uyuşturucuyla Mücadele Platformu aracılığıyla yürüttüğümüz çalışmaların, tiyatro gösterilerinin, sağlık yürüyüşlerinin ve konferansların, uyuşturucu batağına düşmüş gençler ve aileleri için bir umut ışığı olarak karşılandığı, bu kapsamdaki faaliyetlerin çoğaltılarak özellikle toplumun bilinçlendirilmesi yönünde ve uyuşturucu kullanımının sebep olduğu kayıplar ekseninde yoğunlaştırılması gerektiği
  • Sosyal sorumluluk alanında gerçekleştirdiğimiz Burs Kardeşliği,  Otizme Bakış, Temel İlk Yardım, İşaret Dili Eğitimi gibi projelerin çeşitlendirilmesi, yenilerinin yapılması ve devamlılığının sağlanması gerektiği,
  • Türkmen kardeşlerimize yardımlarımızın tüm hızıyla devam ettiği ve yardımların düzenli olarak yerine ulaştırıldığı, kordinasyon merkei olarak kurduğumuz Türkmenevi’nin düzenli olarak ziyaret edildiği ve denetlendiği, soydaşlarımızın maduriyetlerinin devam etmesi nedeniyle bu çalışmaların devam etmesi gerktiği,
  • Binlerce öğrenciye sıcak bir yuva sunan ve yardım amacı güden “Ülkü Evleri” kapsamının ve sayısının artırılması yönünde çalışmalar yapılması gerektiği ve daha fazla öğrenciye bu imkânı sağlamak üzere öğrenci yurtları açılması için çalışmalara başlanması gerektiği ortaya koyulmuştur.

Yeni dönemde, doğanın korunması, gelecek nesillere yaşanabilir bir ülke bırakılması, köy okullarına destek olunması, sanatsal ve kültürel faaliyetlerin artırılması yönünde projelere ihtiyaç olduğu; eğitim, kültür, tarih, sanat, güncel meseleler, spor, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, alanlarındaki mevcut faaliyetlerin ve projelerin çoğaltılması gerektiği; teşkilatların ihtiyaç duyduğu bilgi, beceri, donanım, eğitim ve sosyal faaliyetlerin daha verimli şekilde işlenmesi ve eğlenceli bir ortamda severek iştirak ettikleri faliyetlere dönüştürülmesi gerektiği  tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra farklı yaş gruplarına hitap eden yayınların hazırlanması gerektiği yönünde de karar birliğine varılmıştır. Ülkü Ocaklarının, etnik ayrım gözetmeksizin toplumun her kesiminden insanların güven ve huzur içinde kendini ifade edebilecekleri bir yuva, bir fikir, eğitim ve araştırma merkezi niteliğini güçlendirici çalışmaların yapılması kararı alınmıştır.

Türk Dünyası’na Yönelik Çalışmalar

Geçtiğimiz yıl başlatmış olduğumuz “Türkmeneli’ne Türk’ün Elini Uzat” adlı yardım kampanyamız kapsamında Türk Milletinin yüksek teveccühü ile toplanan yardımlar, Irak ve Suriye’de yaşadıkları felaketler sebebiyle madur olan soydaşlarımıza ulaştırılmıştır.

  • Yine bu kapsamda ülkelerini terk etmek zorunda kalıp ülkemize sığınan, Mersin, Hatay,Gaziantep, Şanlıurfa, Kilis ve Ankara’da yaşayan soydaşlarımıza da çeşitli yardımlar ve Ramazan ayı vesilesiyle gıda kolileri dağıtılmıştır.
  • Ankara’da açmış olduğumuz Türkmenevi’nde, Irak ve Suriye’den gelip burada yaşamını sürdürmeye çalışan Türkmen kardeşlerimize, Türkçe dersleri ve sağlık hizmetleri verilmekte; ve dağıtılacak yardımların koordinasyonu sağlanmaktadır. Bu kapsamda Ankara’da yaşayan Türkmenlere sürekli yapılan yardımlar dışında üç defa toplu yardım dağıtımı gerçekleştirilmiştir.
  • “Dilde birlik” ülküsü doğrultusunda ses bayrağımız Türkçe’mizin Türkmenelinde okutulmasını sağlayan eğitim kurumlarına yardım ve destek çalışmaları yürütülmüştür.
  • Geçtiğimiz Ramazan ayında teşkilatlarımız, ülkelerinde gördükleri zulüm sebebiyle ülkemize sığınan Türkmen ve Uygur kardeşlerimizle iftar sofralarında buluşturulmuştur.
  • Kurban bağışı kampanyalarımız vesilesi ile önceki yıl yurt içinde ve Kerkük’te, bu yılki Kurban Bayramı’nda ise, Türkmeneli’nde, Kosova’da, Kırım’da, Bosna Hersek’te, Azerbaycan’da, Kazakistan’da, Afganistan’da ve Tataristan’da kurban kesimleri gerçekleştirilmiştir.
  • Avrupa Türk Federasyonlarından gelen kurban bağışları da Türkiyede soydaşlarımızın yaşadığı kamplarda ve ayrıca Van Ulupamir Köyü’ndeki  Kırgızlara, Hatay Ovakent  Köyü’ndeki ve Tokat Evrenpaşa Mahallesindeki  Özbeklere, Niğde Altay Köyü’ndeki Kazaklara,  Konya Kulu da yaşayan Nogay Türklerine ve Ankara Günalan Köyü’ndeki Kırım Tatarlarına ulaştırılmıştır.

            Önümüzdeki dönemde de Türk Dünyası’na yönelik  faaliyetlerin yoğun bir şekilde devam etmesi gerektiği, Orta Asya’daki Türklerle kültür köprülerinin kurulması gerektiği, milletimizin Türk Dünyası hakkında bilinçlendirilmesi gerektiği ve bu konularda çalışmalar yapılması yönünde karar alınmıştır.

İç Politika

Ülkenin içinde bulunduğu durum toplantının diğer konu başlıklarından biri olmuştur. Karşılıklı fikir alışverişi sonucunda; 13 yılı aşkın süredir ülke yönetimini elinde bulunduran siyasi partinin;

  • Çözüm süreci adı altında yıkım başlattığı,
  • Terör örgütü PKK’nın hamiliğini yaptığı,
  • Teröristbaşını muhatap kabul ettği,
  • Eli kanlı canileri devlet eliyle meşrulaştırdığı,
  • PKK’nın kimlik kontrolü yapmasına, vergi toplamasna, tapu dağıtmasına, mahkeme kurup vatandaşlarımızı yargılamasına, asayiş birimleri oluşturmasına, silah depolamasına; köy korucularını, askerimizi ve polisimizi şehit etmesine göz yumduğu,
  • Silahlı kuvvetleri kışlaya, emniyet güçlerini karakola hapsettiği,
  • Valiler eliyle terör örgütü militanlarının her türlü aşırılıklarını ve şımarıklıklarını görmezden geldiği birkez daha ortaya koyulmuştur.

Bölücü teröre verilen tavizler ve örtülü destekler dışında AKP döneminde;

  • Ülkemizde toplum kutuplaştırılmış,
  • Algı yönetimleri ile Türk Milleti asli sorun ve eleştirilerinden uzaklaştırılmış,
  • Kadına şiddet çok büyük oranda artmış,
  • İşsizlik had safhaya ulaşmış,
  • Toplumun alım gücü azalmış,
  • Suç oranı artmış,
  • Yandaş bir havuz medyası oluşturulmuş,
  • Yargı, ilk önce cemaatlerin sonra da AKP’nin elinin altında hukukun temel ilkelerini hiçe sayan bir yapı haline getirilmiş,
  • Türk Silahlı Kuvvetlerine ve emniyet teşkilatlarına örgüt suçu yaftasıyla operasyonlar yapılmış,
  • Basın mensuplarına şantajlar ve tehditler yapılmış, muhalifler susturulmuş,
  • Ülke AKP’li ve AKP karşıtı olmak üzere iktidar eliyle ikiye ayrılmış,
  • En vahim olanı da Ülkemizde, etnik ve mezhepsel bir ayrıştırmanın ve çatışmanın tohumları saçılmıştır.

Dış Politika

Yöneticilerimizle birlikte, fikir birliğine vardığımız hususlardan biri de; AKP’nin stratejik derinlik, model ülke ve komşularla sıfır sorun gibi dış politika argümanlarının iflas etmiş olduğudur. AKP’nin ülkeyi tek başına yönettiği yıllarda birçok İslam ülkesi Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında işgal edilmiş, sadece Ortadoğu’da  milyonlarca Müslüman katledilmiştir. AKP ise; büyük onur ve gururla Büyük Ortadoğu Projesi’nin eşbaşkanlığı görevini ifa ettiğini talihsiz bir şekilde açıklamıştır. Stratejik derinlikten kastı komşu ülkelerin işgali olan, komşularla sıfır sorun politikasından kastı komşu ülkelerin içişlerine müdahale edip, muhalif unsurları desteklemek ve finanse etmek olan AKP, maalesef iç politikada olduğu gibi dış politikada da ülkeyi uçuruma sürüklemiştir

Üniversiteler

Bu süre zarfında terör toplumun her kesimini etkisi altına almış ilim yuvası olması gereken üniversiteler terör kamplarına dönüştürülmüştür. Terör örgütünün eğitimli dağ kadrosu üniversitelerde öğrenci kılığıyla dolaşmaya başlamış, Türkiye’nin güzide üniversiteleri PKK’lıların kimlik kontrolleri yaptığı, işgal ve boykot eylemleri icra ettiği yerler haline getirilmiştir. Tek amaçları eğitim almak olan Türk gençleri ise; PKK militanları tarafından derslere sokulmamış, sınavlara alınmamış, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalmış, genç yaşlarında ölüm tehlikesi ile karşılaşmışlardır. Bu hadiseler yaşanırken, Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan, Sayın İçişleri Bakanı, valiler, emniyet müdürleri, rektörler, dekanlar, öğretim üyeleri çözüm sürecine zarar gelmesin diye susmayı ve bu olayları görmezden gelmeyi tercih etmişlerdir. Her türlü aşırılığı ve hukuksuzluğu yapan ve uygulayan teröristlere herhangi bir cezai müeyyide uygulanmamış; aksine yetkililerin bu tutumu ile şımartılmış ve desteklenmişlerdir. Toplantımızda, Türk gençliğini her türlü sinsi oyundan, dış güçlerin projelerinden uzak tutmak adına üniversitelerin ve üniversite gençliğinin sorunlarına parmak basılmış ve ortak bir karar alınarak;

  • Üniversitelerin ilim yuvası haline dönüştürülmesi,
  • Türk gençliğinin eğitim-öğretim hakkından mahrum bırakılmaması,
  • Üniversitelerin farklı terör örgütlerinin değil farklı görüşlerin bir arada yaşadığı ortamlar haline getirilmesi,
  • Üniversitelerin terör örgütü propagandalarının değil bilimsel faaliyetlerin yapıldığı yerler haline dönüştürülmesi,
  • Her şart ve koşulda eğitim almaya çalışan Türk gençlerinin desteklenmesi,
  • Türk gençlerinin üniversitedeki terör unsurlarının varlığı karşısında soğukkanlı, sakin ve itidalli olup hukuki yollarla hakkını araması
  • Türk gençliğinin dersliklerde, kütüphanelerde ve bilimsel faaliyetlerin içinde yer  alması
  • Üniversitelerdeki kaos ortamının sone erdirilmesi için tüm devlet ve üniversite yetkililerinin üzerlerine düşen vazifeyi yerine getirmesi

gibi hususlarda demokratik ve hukuki yollardan yapılması gerekenler masaya yatırılmış ve tedbirler konuşulmuş ve bu karanlık dönemde  Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan, Sayın İçişleri Bakanı, valiler, emniyet müdürleri, rektörler, dekanlar, öğretim üyelerini göreve çağıyoruz. Üniversitelerde sözde öğrenci kılıklı teröristlere asla izin verilmemelidir. Hiçbir olayın çıkmasına  izin vermeden Türk Gençliği huzur içinde üniversitesini okumalı ve kendisini geliştirmelidir

***

Ülkü Ocakları kurulduğu ilk günden bu yana çağı okuyabilen ve buna göre kendini yetiştiren, stratejiler belirleyebilen, milli ve dini değerlerden, fikirlerden beslenen bir Türk gençliği yetiştirmek amacı gütmüştür. Bundansonraki süreçte de bu vizyonu bir adım daha ileri götürebilmek, ülkemize ve milletimize gönülden bağlı, sorumluluk sahibi nesiller yetiştirmek, kalıcı eserler bırakabilmek ve ecdadımızın emanetlerini layıkıyla korumak ve yaşatmak amacıyla, tüm teşkilatlarımızla ve ocak başkanlarımızla tek yumruk olarak var gücüyle çalışmaya, devam edecektir.

Toplantımızda, tüm teşkilatlarımızın da örnek alması gereken bir yöntemle yöneticilerimizin eleştirilerini açık yüreklilikle iletmeleri istenmiştir Bu  kapsamda arkadaşlarımızın geleceğe dair, spor, sanat, kültür, ekonomi, demokrasi, kurumsallaşma ve teşkilatlanma konularında öneri ve görüşlerine her zaman açık olduğumuz belirtilmiştir  Arkadaşlarımızın birbirinden değerli öneri ve eleştirilerinin, bir insan olarak hata yapmaya mahkûm olan bizleri, Ülkü Ocaklarının vizyonu ve tarihi vazifesi uğrunda daha bilinçli ve daha verimli çalışmaya sevk edeceğinden, izleyeceğimiz yolun ve belirleyeceğimiz yöntemlerin daha sağlam temeller üzerine oturtulmasını sağlayacağından şüphemiz yoktur. Bu vesileyle, Genel Merkez yöneticilerimize yönelik yapmış olduğumuz bu uygulamanın tüm ülküdaşlarımız için de geçerli olduğunu, bizlere yönelik tüm öneri ve görüşlerini gerek e-posta veya telefonla gerekse bizzat ziyaret ederek iletebileceklerini belitmek isterim.

Toplantımızda yapmış olduğumuz değerlendirme ve tespitler ışığında bir kez daha Türk gençliğine seslenmek istiyorum;

Ülkemizi yönetenlerin ihanet boyutuna varabilecek tutumları dikkate alındığında, bu milletin kurtuluşunun, Türk gençliğinde ve gelecek nesillerde olduğu aşikârdır. Ülkemizde ve dünyada yaşanan gelişmeler ve ortaya çıkan sorunlar bize yine Türk Milliyetçiliğini tek çözüm olarak işaret etmektedir. Türk gençliğinin, uyuşturucu, alkol gibi bedenlerini zehirleyen kötü alışkanlıklardan ve modern dünyayı dizayn etme gayesi ile tasarlanmış, her şekilde dönüp dolaşıp emperyalist güçlere hizmet eden ve kapitalizmle beslenen, zihinlerini zehirleyen ithal ideoloji ve fikirlerden sıyrılıp özüne dönme vakti çoktan gelmiştir. Şundan emin olunuz ki, İslam ahlâkı ve Türk töresi ile şekillendireceğimiz bir Türkiye’de ne “barış” söylemleri ile savaşanlar, ne “insan hakları” kisvesi altında irade ve fikirlerimizi tahakküm altına almaya çalışanlar, ne de inandığımız değerleri istismar edenler yer bulabilecektir. Gerçek anlamda insan hakları da, demokrasi de, barış ortamı ve kardeşlik de, milletimizin geneline sirayet etmiş sağlam bir milli şuur ve saf bir iman ile vücut bulabilecektir.

Uzun yıllardır özellikle Türk gençliğini özünden, mazisinden koparmak için türlü tezgahlar kuranlar bugün farklı bir senaryoyla, ülkemizde bir kardeş kavgasıı çıkartmak üzere yine iş başındadırlar. Menşei bir olan bu oyunlar süreç içerisinde bazen farklı ideolojilerle,  bazen örgütlü yapılarla veya gizli örgütlerle, bazen duyarsız bir toplum oluşturmak üzere şehvet, alkol ve uyuturucuyu teşvik edecek yöntemler ve argümanlarla kendini göstermiştir. Bugün geldiğimiz noktada ise ülkemizde etnisiteye dayalı bir iç savaşın çıkarılmaya çalışıldığı ayan beyan ortadadır. Bu süreçte gençlik, çalışıyorsa işine, okuyorsa eğitimine yoğunlaşmalı, güncel gelişmeleri iyi analiz ederek bu manzaraların bir daha yaşanmamasını temin edebilecek şekilde tam donanımlı olarak kendisini yetiştirmelidir. Gururla haykırdığımız ve uğrunda şehitler verdiğimiz birlik ve beraberliğimizin tarihte görülmemiş bir tehlike altında olduğu bu günlerde, herkes sağduyulu ve aklı selim davranmaya mecbur olduğunun farkında olmalıdır.

Ülkü Ocakları olarak tarihimizden aldığımız ilham ve geleceğe yönelik umutlarımızla, huzur ve güven ortamı arayan, milletimize gönülden muhabbet besleyen gençlerimizin şaşmaz adresi ve ana ocağı gibi sımsıcak yuvası olmaya devam edeceğiz. Eğitim görmek üzere, evlerinden, ailelerinden uzakta bulunan kardeşlerimizi, bir ana şefkatiyle kucaklayan, baba merhameti ile bağrına basan ve onları Yüce Allah’ın bir emaneti olarak gören Ülkü Ocakları, her zaman milletimizin ve Türk gençliğinin hizmetindedir. Dünya durdukça, olanca kuvvetimizle çalışmaya devam edeceğiz.

 

 

 

 

 

 


Kategorisi: Genel Merkezden Haberler

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter