Genel Başkanımız Sakarya’da Ülküde Birlik Ülkede Beraberlik Şöleni’ne Katıldı

Genel Başkanımız Olcay Kılavuz Sakarya Ülkü Ocakları tarafından düzenlenen Ülküde Birlik Ülkede Beraberlik isimli şölenine katıldı.

Şölene Genel Başkanımız Olcay Kılavuz’un yanı sıra MHP Sakarya Milletvekili Münir Kutluata, MHP Sakarya İl Başkanı Levent Bülbül, İl ve İlçe Ocak Başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda Ülküdaşımız katıldı.

Genel Başkanımız Olcay Kılavuz gecede bir konuşma yaptı: Kılavuz’un konuşması şu şekilde oldu:

Değerli Dava Arkadaşlarım, Saygıdeğer Misafirler,

Sakarya Ülkü Ocakları’nın düzenlemiş olduğu bu güzel programda sizlerle bir arada olmaktan dolayı son derece mutluyum. Cenab-ı Allah hepinizden razı olsun, hoş geldiniz, şeref verdiniz.

Ülkü Ocakları kurulduğu günden bugüne Türk gençliğinin milli ve manevi hasletlerle yetişmesi için gayret gösteren köklü bir kuruluştur. Bugün ülkemizde kimlik bunalımı yaşayan; kötü alışkanlıkların pençesine düşen, ailesinden ve çevresinden kopan, yabancı kültürün hayranlığıyla kendisine düşman olan bir gençlik yaratılmak isteniyor.

İşte bu noktada Ülkü Ocakları, adeta bir gençlik aşısı gibi, Türk gençliğinin bu hastalıklara meyletmemesi için sorumluluk üstlenmektedir. Gayemiz; milli kültür kıymetlerini tanıyan, mukaddes değerlerin şuurunda olan ve geleceğe umutla bakan bir Türk gençliği modeli inşa etmektir.

Gönlünde Asr-ı Saadetin huzuru, dilinde Yunus Emre’nin yalınlık ve sadeliği, ufkunda Enver Paşa’nın çağları aşan kutlu düşünceleri yer alan bir Türk gençliğini oluşturmak istiyoruz. Bu inanç ve şuurla yurdumuzun dört bir yanında çalışmalarımız sürmekte, sosyal, kültürel ve eğitsel faaliyetlerimiz artarak devam etmektedir.

Bilgi çağına Türk’ün mührünü vurabilmek için; bilgili, ilkeli, karakterli, ahlaklı ve çalışkan gençler yetiştirmek durumundayız. Lider Ülke Türkiye hedefine ulaşmak için, bütün ülküdaşlarımızın büyük bir şevk ve sistemli bir gayretle kendisini geliştirmesi, asla ümitsizliğe düşmeden, davasına daha sıkı sarılması gerekmektedir.

Cennetmekân Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in işaret ettiği gibi “ Yüksek vasıflı bir Türk olmak” için, kendimizi sürekli bir muhasebe altına almalı, imanımızı ve gayretlerimizi sürekli canlı tutarak hedefimize doğru emin adımlarla yürümeliyiz.

Değerli Ülküdaşlarım, Saygıdeğer Misafirler,

Açılım adı altında, barış gelecek masallarıyla milli kimliğimiz tahrip edilmekte, birlik ve bütünlüğümüz hedef altına alınmaktadır. Habur’da başlayan ihanet zinciri, Oslo görüşmeleriyle devam etmiş, bölücü başının siyasi bir aktör haline getirilmesiyle teröristler resmen muhatap kabul edilmiştir.

Teröristlere verilen tavizler arasında; Devlet kurumlarından T.C ibaresinin kaldırılması, Ne mutlu Türk’üm Diyene sözünün yer aldığı yazıların silinmesi, okullarda Andımızın okunmasına son verilmesi yer almıştır.

Hükümetin verdiği tavizleri yeterli bulmayan bölücüler, doğu ve güneydoğu bölgelerimizde kendi asayiş timlerini oluşturmuş ve devletin otoritesini hiçe sayarak pervasız bir şekilde kendi kurumlarını faaliyete geçirmiştir.

Bu ihanet süreci teröristlerinin istek ve talepleri doğrultusunda gerçekleştirilmeye devam etmekte, devletimizin egemenliği, milletimizin binlerce yıllık birlikteliği yavaş yavaş etkisizleştirilmektedir.

Siyasi iktidarın ülkemize olan ihaneti bunlarla sınırlı değildir. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen operasyonlarda aralarında bakanların çocuklarının da bulunduğu çok sayıda yandaş işadamı gözaltına alınmıştır.

Vatandaşlarımızın dini duygularını istismar ederek iktidara gelenler, kul hakkı ve yetim hakkı yemekten hiç utanmamış, hiç geri durmamıştır.

Vatandaşımız sağlıksız koşullarda, dar bir bütçeyle geçimini idare etmeye çalışırken, iktidar yandaşı çevrelerin lüks ve sefahat içerisinde yaşadığı görülmektedir.

Peygamberimizin “ Bir kişinin namazına değil, parayla olan ilişkisine bakınız” hadisi yaşanılan bu durumu özetler bir mahiyettedir.

Tüm bu ihanet ağını parçalayacak, vatandaşlarımıza hak ettiği onurlu mevkiyi sunacak bir tek seçenek kalmıştır, o da milliyetçi-ülkücü harekettir.

Liderimiz, Türkmen Beyimiz, Sayın Devlet Bahçeli’nin dediği gibi “ Can feda olsun, gerekirse Anadolu’yu yeniden fethederiz.”

Muhterem ülküdaşlarım, Kıymetli misafirler,

18-25 yaş grubu içerisinde ülkemizde yaşayan 11 milyon genç bulunmaktadır. 11 Milyon genç hem madden hem de manen iktidarı değiştirebilecek bir güç demektir. Ülkü Ocakları, özellikle bu genç nüfusun yapımıza kazandırılması için mesai harcamaktadır. Gençlerimizin dünyevi hazlar peşinde kaybolup gitmesine, kültürel değerlerinin örselenerek yabancılaşmasına müsaade edemeyiz.

Her gönüle girmeli, her bireye ulaşarak ülkücü hareketi anlatmalıyız. Gençliğin çok büyük bir cevhere ve kudrete sahip olduğunu hiçbir an unutmamalıyız.

“Filozofların Prensi” olarak adlandırılan büyük Tıp bilgini İbn Sina saray hekimliğine getirildiğinde henüz 18 yaşındadır. Yıkılmaz denen surları yıkan, alınmaz denen kentleri alan Sultan Mehmet, 21 yaşındaydı.

Çanakkale’de mitrolyöz mermilerinin üzerine korkusuzca yürüyen Mehmetçikler 15’ini yeni doldurmuştu. Sarıkamış’ta yalınkat elbiseleriyle soğuğa meydan okuyan yiğitler 20’li yaşlarını henüz doldurmuşlardı.

Ülkemizin komünist bir devrime kurban gitmemesi için canlarını ortaya koyan ülkü devi Adem Pekmezci 15 yaşındaydı. Gençliğin gücü ve heyecanını ülkemize ve milletimize hizmet etmek için kullanmak tarihi ve hayati bir sorumluluktur.

Türk gençliği tarihten almış olduğu ilhamla, yüklenmiş olduğu sorumluluk ve görev şuuru ile evelallah vatanımızın üzerinde dolanan kara bulutları def edecektir. Üzerimizde ki ölü toprağını atarak yeniden silkinmeli ve yarınlarımızı şekillendirmek için bütün heybetimizle yerimizden doğrulup işe koyulmalıyız.

O kutlu günlere ulaşmak için, büyük bir fedakârlıkla gece gündüz demeden çalışmalı ve vatandaşlarımıza gerçek kurtuluşun milliyetçi hareketin saflarında bulunmakla sağlanacağını aktarmak zorundayız. Cenab-ı Allah “inanıyorsanız, güçlüsünüz” buyuruyor. O halde inanacağız ve başaracağız.

Allah yar ve yardımcımız olsun. Hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Ne Mutlu Türk’üm Diyene!” ifadelerini kullandı.

Genel Başkanımız etkinlik çerçevesinde Şehit Halit Çotur’un ablası Zümrüt Çotur’a , Şehit Adem Tamay’ın kardeşi Nejat Tamay’a ve Taşmedreseli ağabeylerimizden Zihni Açba’ya plaket verdi.

Genel Başkanımız Olcay Kılavuz’un konuşmasını tamamlamasının ardından Osman Öztunç ve Ali Kınık sahne aldı. Söylenen şarkılara hep bir ağızdan eşlik eden Ülküdaşlarımız coşku dolu anlar yaşadı. Konserlerin bitimiyle birlikte düzenlenen şölende sona erdi.

Genel Başkanımız programın tamamlanmasının ardın Şehit Halil Çotur’un annesinin ve kız kardeşinin evini ziyaret etti.

Genel Başkanımız Olcay Kılavuz daha sonra kentten ayrıldı.


Kategorisi: Genel Merkezden Haberler / Kültür-Sanat

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter