Genel Başkanımız Niğde’de

Genel Başkanımız Olcay Kılavuz, Milliyetçi Hareket Partisi Niğde İl Başkanı Nuri Ertan’ın vefatı nedeniyle geldiği Niğde İlimizde Niğde Ülkü Ocakları’nı da ziyaret etti.
Niğde Ülkü Ocakları Başkanı Yunus Kızıl ve çok sayıda Ülküdaşımız tarafından karşılanan Genel Başkanımız daha sonra beraberindekilerle birlikte Ocak binasına geçti. Ocak yönetimiyle bir süre görüşen Kılavuz Ocaklı gençlerle de sohbet etme fırsatı buldu. Ülkücü olmanın gerekleri ve eğitim hayatının önemine ilişkin bir konuşma yapan Genel Başkanımız “ Ülkücülük beşikten mezara adam kalabilme mücadelesidir. Vatanı ve milleti için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan; nefsini benliğinde eritmiş, şahsi menfaatlerini bir kenara bırakmış; Allah aşkına, Peygamber yolunda, kahramanlık destanlarıyla kazanılmış vatan toprağı ve alını şehit kanından alan Türk bayrağı uğruna gençliğini ve hayatını feda etmiş kişi Ülkücüdür. Nitekim şanlı tarihimize bakıldığı zaman Ankara Site Yurdu kantininde iftarını açtıktan sonra şehit edilen Ruhi Kılıçkıran’da, korkusuzca idam sehpalarına yürüyen, hatta celladına dahi “Hakkını helal et” diyecek kadar yüksek iman duygusuyla bezenmiş Halil Esendağ, Selçuk Duracık ve Mustafa Pehlivanoğlu’nda bu tanımlamaları görmek mümkündür. Buradan da anlaşılacağı üzere bizler Allah’tan gayrısına kulluğu reddeden, secdeden başka hiçbir yerde eğilmeyen kişileriz. Sizler de bu kutlu davanın ve Ocağın neferleri olarak hayatınızı buna göre programlamalısınız. Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye vasiyetinde dediği gibi geçmişinizi iyi bilin ki geleceğe basasınız. Bunun yanında eğitim hayatınıza da öncelik vermelisiniz. Ülkü Ocakları Genel Merkezi olarak yaptığımız faaliyetlere baktığınız zaman sizler de göreceksiniz ki önceliğimiz eğitimdir. Bu kapsam bir vizyon ve plan ortaya koyduk. Kısaca bahsetmek gerekirse Erol Güngör Gelişim programı vesilesiyle ortaöğretim seviyesindeki Ülküdaşlarımıza uzman gözetiminde eğitim veriyoruz. Ardından Ruhi Kılıçkıran Ulaşım Bursu vasıtasıyla üniversiteyi kazanmış gençlerimizi hem tahsil görecekleri şehrimize ücretsiz ulaştırıyor ayrıca rehberlik eğitimi veriyoruz. Ülkü Evleri vasıtasıyla gençlerimizin ilmi ve ahlaki gelişimlerine katkıda bulunuyoruz. Bunun yanında üniversite hayatının en büyük problemlerinden biri olan barınmaya çözüm bulup gençlerimizin bu sıkıntılarını istismar etmeye yönelik çalışanlara fırsat vermemeye çalışıyoruz. Başlattığımız Gençlik ve Eğitim Akademisi projesiyle gençlerimizi hayata hazırlıyor, ülkemizde yaşanan gelişmelere yönelik başka mecralardan icazet alarak değil Ankara perspektifinden bakarak çözüm önerileri üretmeye yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Yine sosyal sorumluluk bağlamında gençliğimizin en önemli sorunlarından biri olan Uyuşturucuyla mücadele kapsamında adımlar atıyoruz. Ülkü Ocakları Genel Merkezi tarafından yürütülen Genç Kalemler, Genç Karikatüristler, Genç Sanatçılar gibi yarışmalarla sanat, kültür ve edebiyat gibi alanlarda milli gelişimimize katkı sunacak yeni bireyler yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Yaptığımız tüm bu faaliyetlerde de açıkça görüleceği üzere biz Türk Gençliğine inanıyor, özümüze yani kendimize dönmemiz durumunda mevcut tüm problemlerimize çare bulacağımıza inanıyoruz. Bizler bu çalışmalarımızı yürütürken elbette bundan rahatsız olanlar olacaktır. Ne idüğü belirsiz, kime hizmet ettiği belli olmayan, dış güçlerin maşası olmuş kişi kurumların kışkırtmalarına prim vermemeli, azami dikkati göstermelisiniz. Çünkü Ülkücüler yalnızca bir siyasal hareketin temsilcisi veya gündelik kazançların peşinde koşan kişiler değildir. Bizler milli kimliğimizin, vatanımızın ve aziz milletimizin temsilcileri, atalarımızdan almış olduğumuz kutlu mirasa halel getirmeyip daha ileriye taşımakla yükümle Ülkü erleriyiz. Hepinizin bu bilinçle hareket edeceğinden en ufak bir kuşkum dahi yoktur.” dedi.
Türkiye’nin içinde bulunduğu sürece ilişkin görüşlerini dile getiren Genel Başkanımız sözlerini şöyle sürdürdü: “İçinde bulunduğumuz dönemde yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Açılım ihanetiyle başlayan süreç çerçevesinde Türklüğümüz tartışmaya açılmış, bedeli sayısız şehit ve gaziyle ödenen temel değerlerimiz yok edilmeye çalışılmıştır. Bugün ne yazık ki “Türküm” demekten utanan, bununla da kalmayıp 36 etnik köken zırvasını dile getiren bir Başbakan’a sahibiz. Eşkıya çetelerinin temsilcilerini kortejle kırmızı halılarda karşılayan bir hükümet tarafından yönetiliyoruz. Bu sebepten ötürü ülkemiz üzerinde oynanan oyunları iyi okumalıyız. Siyasi tabloya baktığımız zaman Türk Milliyetçilerinden başka bir kurtuluş yolunun olmadığını açıkça görmeliyiz. Liderimiz Devlet Bahçeli’nin vurguladığı üzere önümüzdeki dönemde yapılacak seçimler noktasında dikkatli olmalı, vatanına ihanet etmemiş olmak koşuluyla her vatandaşımızın gönlüne girmeli, bu yıkım ve yolsuzluk düzenini çizilen pembe tablonun aksi yönde gelişmeler olduğunu onlara anlatmalıyız. Vatanımızı ve milletimizi böldürmeyeceğimizi, milletimizi birbirine düşürmeye çalışanlara karşı asla fırsat vermeyeceğimizi göstermeliyiz. Durmak, dinlenmek bir lüksümüz kesinlikle olmamalıdır. Başkalarının gidebileceği ülkeler veya yerler olabilir ancak Ülkücü Hareketin neferleri olarak şartlar ne olursa olsun bizim özvatanımızdan ayrılmaya niyetimiz yoktur. Arif Nihat Asya’nın Bayrak Şiirinde “Senin altında doğdum. Senin dibinde öleceğim.” dediği gibi gerekirse şanlı bayrağımızın altında canımızı vereceğimizden kimsenin kuşkusu olmamalıdır.”ifadelerini kullandı.


Kategorisi: Genel Merkezden Haberler

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter