Genel Başkanımız Muş’ta

Genel Başkanımız Olcay Kılavuz Muş Ülkü Ocakları tarafından düzenlenen Birlik Beraberlik Gecesi’ne katıldı.

Muş Ülkü Ocakları tarafından düzenlenen programa Genel Başkanımız Olcay Kılavuz’un yanı sıra Muş Ülkü Ocakları Başkanı Serdar Yılmaz, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda Ülküdaşımız katıldı.

Program çerçevesinde Genel Başkanımız Olcay Kılavuz bir konuşma yaptı. Genel Başkanımızın konuşması şu şekilde oldu:

Süphan dağlarının ulu dorukları gibi dik duruşlu,

Mayası yiğitlik hamuruyla karılı, kalpleri iman ve aşkla dolu,

Anadolu fatihi Alparslan gibi yiğit ülküdaşlarım,

Yeri gelince Nene Hatun, Kara Fatma, Ilgaz Ana olup gözünü kırpmadan cepheye atılan, yeri gelince memleketin öğretmeni, hemşiresi, doktoru, mühendisi olan, muhterem hanımefendiler,

Emeğini alın terinin kutsaliyetiyle helalleştiren, çilenin ve mücadelenin timsali muhterem büyüklerim,

Uzak yakın her köşeden buraya teşrif eden saygıdeğer misafirler,

Hepinizi Yüce Allah’ın selamıyla selamlıyorum,

Hoş geldiniz, şeref verdiniz.

Anadolu’nun vatan olmasında büyük önemi olan bu güzel topraklarda siz kıymetli ülküdaşlarımla bir araya gelmekten dolayı son derece mutlu ve gururluyum.

Göreve geldiğimiz andan itibaren Muş’a 6. Ziyaretimizi gerçekleştirmiş bulunmaktayız.

Bu süreç içerisinde Muş Ülkü Ocakları’nı dualarla hizmete açtık, ülküdaşlarımızla bir araya gelerek istişarelerde bulunduk, esnafımızı ziyaret ederek dertlerini dinledik.

Kardeşçe kucaklaştık, Yunus’ça halleştik, acıyı bal, gamı katık eyledik, gönülden gönüle köprüler inşa ettik.

Bu bölgeye her zaman ayrı bir önem verdik, bundan böyle de bu tavrımız artarak devam edecektir.

Eğitim, kültür ve sosyal faaliyetlerimiz hız kesmeden sürecektir. Muhabbetlerimiz ve istişarelerimiz kesilmeyecektir.

Değerli gönüldaşlarım,

Kıymetli konuklar,

Hepinizin malumu olduğu üzere ülkemiz ve milletimiz gittikçe artan sancılı bir süreçten geçmektedir.

Bin yıldır aynı duyguları paylaşan, birbirleriyle et ve tırnak misali bütünleşmiş aziz milletimizi bölmek ve ayrıştırmak için; fitne ve nifak tohumları ekilmektedir.

30 yıldır binlerce insanımızın malına, namusuna ve canına kast eden teröristler adeta bir özgürlük savaşçısı gibi takdim edilmektedir. Daha düne kadar ülkemize olmadık hakaretler eden, terör örgütünü yıllardır koruyup destekleyen peşmerge lideri büyük bir devlet başkanı gibi ilgiyle ağırlanmaktadır.

Türkmen lideri Uzun Hasan’ın emaneti; Ali Emiri Efendi’nin, Ziya Gökalp’in, Süleyman Nazif’in memleketi Diyarbakır, bölücülüğün bir merkezi gibi sunulmakta ve hain emellere malzeme yapılmaktadır.

Türkiye’ye her platformda ağır sözler sarf edenler, büyük sanatçılar olarak iltifat görmektedir.

“Ne Mutlu Türk’üm Diyene” tabelasının ne için kaldırıldığı da bu programdan sonra daha iyi anlaşılmıştır.

Siyasi iktidar bölücüleri memnun etmek için taviz üstüne taviz vermekte, ülkemizin bekası, milli birlik ve beraberliğimiz ise gün geçtikçe sarsılmaktadır.

Bu ülkenin kara sevdalısı olan ülkücüler ise adeta provokatör ve suçlu ilan edilmekte, milliyetçi-ülkücü harekete her anlamda baskı ve sansür uygulanmaktadır.

İktidar tarafından uygulanan bu politikaların olumlu bir sonuç doğurmasını beklemek; gaflet ve delalet değil, bizatihi ihanet olacaktır.

Bizler bin yıllık beraberliğin bir ürünüyüz. Aynı secdeye baş koyan, aynı türküde içlenen, kız alıp kız veren, aynı kültürü ve tarihi paylaşan büyük bir milletiz.

Cennetmekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in dediği gibi “Kürt ne kadar Kürtse Türk’de o kadar Kürt’tür, Türk ne kadar Türk’se Kürt’te o kadar Türk’tür.

Alnı secdeye değmeyen, bayrağa ve Kur’ana yan gözle bakan, emperyalist planların kuklası olan bölücüler asla Kürt kökenli kardeşlerimizi temsil edemez.

Bizi birbirimize düşman etmeye, bin yıllık kardeşliğimizi bozmaya hiçbir şer odağının gücü yetmez.

Bizler bölünme kabul etmeyen kutsal bir bütünüz. Sen- ben- o değil : biziz.

Doğusu ve batısıyla, kuzeyi ve güneyiyle; semahı ve horonuyla, halayı ve barıyla hep birlikte Türkiye’yiz.

Aziz dava arkadaşlarım,

Muhterem misafirler,

Milliyetçi-ülkücü harekether zaman bu ülkenin bekası ve milletin varlığı için mücadele vermiştir. Bu ülke üzerinde farklı çıkarlar peşinde koşanların bu gerçeği göz ardı etmemesi lazımdır.

Vatanımız ve milletimiz uğrunda evelallah hiçbir şeyden korkumuz yoktur.

Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin de söylediği gibi:

Can feda olsun gerekirse Anadolu’yu yeniden fethederiz.

Sizlerin varlığı; ülkenin geleceği hususunda ümitsizliğe düşenler için bir umut; birlik ve dirliğimizi bozmak isteyenler içinse bir ihtar mahiyetindedir.

Bunun farkında olan şer odakları özellikle ülkücü gençlik üzerinde bir takım tertipler kurmaktadır.

Üniversiteler deki bölücü örgüt uzantıları kargaşa çıkarmaya çalışmakta, eğitim hakkını kullanan vatansever öğrencileri tahrik etmektedirler.

Bu tahrik ve saldırılar karşısında Yüce Türk Milletinin ve onun geleceğinin teminatı olan Ülkücü öğrenciler sabırlı olmalı, istikballeri üzerine oynanan bu iğrenç oyunu vakarlı duruşlarıyla bertaraf etmelidirler.

Ülkücü öğrenciler eğitim – öğretim süreçlerini başarılı bir şekilde bitirmeli ve kendisini her anlamda geliştirmelidir.

Geleceğin Lider Ülke Türkiye hedefine ulaşmak için her ülkücünün şahsiyetli; imanlı, ahlaklı, dürüst, sabırlı, ilkeli, bilgili, cesaretli ve kararlı olması gerekmektedir.

Her ülkücünün bu doğrultuda kendisini düzenlemesi gerekmektedir. Bunun dışında alınacak hiçbir örnek, tutulacak hiçbir yol gayemize hizmet etmeyecektir.

Bundan sonra hainlere inat birbirimize daha sıkı kenetlenmeli, bağlarımızı daha da güçlendirmeliyiz.

Milli ve manevi değerlerimizi korumalı, bizi biz yapan kıymetlerin daha çok farkında olmalıyız.

Hep birlikte el ele vererek, geleceğin büyük Milliyetçi Türkiye’sini inşa etmeliyiz.

Peygamber Efendimizin “birlikte rahmet ayrılıkta azap vardır” hadisi ışığında birlik ve beraberliğimizi anlamlandırmalıyız.

Türk milliyetçileri var oldukça, 1000 yıl önce buradan ilan edilen zafer muştusu daha nice bin yıllar boyunca sürecektir.

Bu yolda Allah’ın yardımı ve milletimizin iradesiyle, hep birlikte güzel günlere erişeceğimize inanıyorum.

Yolunuz, bahtınız ve alnınız açık olsun.

Cenab-ı Allah hepinizden razı olsun, varlığınız ve dirliğiniz daim olsun.

Konuşmama son verirken; Doğu ve Güneydoğu’daki her faaliyeti yakından takip edeceğimi ve bu konuda üzerimize düşen her şeyi yerine getireceğimi belirtmek istiyorum.

Hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Allah’a emanet olun.”ifadelerini kullandı.

Genel Başkanımızın konuşmasının tamamlamasından sonra Ali Kınık sahne alarak konser verdi. Katılan coşkulu anlar yaşatan konserde Ülküdaşlarımız söylenen şarkılara hep bir ağızdan eşlik etti.Konserlerin verilmesiyle düzenlenen etkinlik sona erdi.

Muş’taki Birlik ve Beraber Gecesi’ne katılan Genel Başkanımız Olcay Kılavuz temaslarını tamamladıktan sonra kentten ayrıldı.


Kategorisi: Genel Merkezden Haberler / Kültür-Sanat

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter