Genel Başkanımız Mersin Ülkü Ocakları Tarafından Düzenlenen İftar Yemeğine Katıldı

Genel  Başkanımız Olcay Kılavuz Mersin Ülkü Ocakları tarafından düzenlenen iftar yemeğine katıldı.

Düzenlenen yemeğe Genel Başkanımız Olcay Kılavuz’un yanı sıra MHP Mersin İl Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adayı Mahmut Tat, Mersin’de Ülkü Ocakları başkanlığı yapmış başkanlar ile ülkücüler ve basın mensupları katıldı. T. Diyanet-Sen Mersin Şube Başkanı Salih Özbay’ın yemek duasından sonra açılış konuşmasını yapan Mersin Ülkü Ocakları Başkanı Mehmet Dutar, Milletin kandırıldığını iddia ederek iktidarı eleştirdi. Dutar, “ Sofrasında yetimler barındıran zamanı uğurlama anındayız. Verildikçe çoğalan bereket sofrası azıktı ramazan, ruhun aşka uyandığı anlamlar haritasıydı ramazan, artık uğurlama vaktidir.” Dedi

Genel Başkanımız Olcay Kılavuz da düzenlenen iftar yemeğinde bir konuşma gerçekleştirdi:

Türk milletinin geleceği,

Kutlu davamızın sancaktarı,

Her biri bayrak kadir aziz dava arkadaşlarım,

Çok muhterem misafirler,

Sizleri Yüce Allah’ın selamıyla selamlıyorum, hoş geldiniz, şeref verdiniz.

Mübarek Ramazan ayının manevi atmosferinde sizlerle aynı sofrada buluşmaktan, aynı lokmayı paylaşmaktan,

Bir olmaktan, birlikte olmaktan dolayı son derece mutluyum.

Bu programın düzenlenmesinde emeği geçen kıymetli ocak başkanımız ve yöneticileri başta olmak üzere her ülküdaşımı teşekkür ediyorum.

Bizler Ülkü Ocakları olarak Ramazan coşkusunu yüreklerimizin bir attığı siz değerli dava arkadaşlarımızla yaşayabilmek için il il, ilçe ilçe iftar programları yapılmasını talimatını verdik.

Sizin için birlikte hayır, ayrılıkta azap vardır emrine uyarak gönülleri birleştirmek için gayret sarfettik. Dün bu kutlu davaya emek vermiş kim varsa iftar sofralarında buluşmayı arzuladık.

Bu davayı omuzlarında yükselten kahraman şehitlerimizin bizlere emanetleri, kıymetli aileleriyle, geçmiş dönemlerde Genel Merkezimizde görev almış dava arkadaşlarımızla, il ve ilçe Ocak Başkanlığı yapmış ülküdaşlarımızla, Ocak yöneticilerimizle, Taş Medreseli büyüklerimizle bir araya geldik.

Bugün de çok şükür ki:

Sizler, Yenice’den Ören’e kadar Türk İslam davasının kutlu sancağını dalgalandıran yiğitler, Bu güzel tablonun gerçek mimarları,  Yiğit ülkü erleri,

Bugün bizimlesin, bizlerle berabersiniz!

Kıymetli misafirler

Hepinizin bildiği üzere ülkemizde ve bölgemizde son derece tehlikeli gelişmeler yaşanmaktadır.

Ülkemizin varlığına, milletimizin birliğine yönelik tehditler “açılım süreci” başladı başlayalı artmakta, bölücü örgütün elebaşları ülkemizi tehdit etmektedir.

PKK’nın Suriye’deki  uzantısı olan PYD, ülkemizin sınırında bulunan kentlere paçavralarını asmakta, akıllarınca ülkemize mesaj vermeye çalışmaktadır.

Irak’ta ki peşmergelerin başı olan Barzani, bu yüzyılın Kürtlerin yüzyılı olacağını söylemekte, Irak ve Suriye’nin ardından Türkiye ve İran’da da Kürt devletlerinin oluşacağını ima etmekte ve onların liderliğine soyunmaktadır.

Tüm bu gelişmelere sessiz kalan hükümet, Irak’ta olduğu gibi Suriye’de de Türkmen varlığının ortadan kaldırılmasına yönelik girişimler karşısında üç maymunu oynamaktadır.

Siyasi iktidarın gaflet ve delalet sınırını çoktan aşmış olan bu omurgasız ve ilkesiz tavrın karşısında başından beri dimdik duran Milliyetçi- Ülkücü hareket olmuştur.

Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Bey, bu “açılım sürecinin bir yıkım projesi olduğunu”, “ülkemizin varlığının ve milletimizin birliğinin bozulmak istendiğini” ilk günden beri dile getirmektedir.

Ancak, milliyetçi iradenin bu dik tavrından ürken iktidar medya aracılığıyla, partimize, liderimize ve Ülkü Ocakları’na karşı sistemli bir karalama ve yok sayma politikası uygulamaktadır.

Ama ne yaparlarsa yapsınlar, ülkücüler hiçbir zaman inandığı ve savunduğu değerlerden vazgeçmeyecektir.

Bozkurt’un sesini kesmeye çakalların gücü asla yetmeyecektir. Ülkücüler sağ oldukça, Türkiye’yi bölmek, millet varlığımızı ayrıştırmak hiçbir faniye nasip olmayacaktır.

Mehmed Akif’in dediği gibi:

Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz.

Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz yürürüz.

Ülkücü hareket bu ülkenin temel dinamiklerinden vücuda gelen bir Anadolu fırtınasıdır.

Bozkurtlar, binlerce yıllık Türk milletinin istikbalinin varlık sigortasıdır.

Ani’de kılınan bir Cuma namazından sonra Türkmen Beyimizin de belirtmiş olduğu gibi “can feda olsun gerekirse Anadolu’yu yeniden fethederiz.”

Aziz Dava Arkadaşlarım,

Kıymetli konuklar,

Milliyetçi- ülkücü hareket bu zor zamanlarda birlik ve beraberlik içerisinde olmak zorundadır.

Şahsi kırgınlıkları, küskünlükleri bir kenara bırakarak elbirliğiyle ülkemizin bu kötü gidişatına dur demek için çalışmaya şimdiden başlamalıyız. Ülkemizin içerisinde bulunduğu bu kritik eşiği aziz milletimize anlatmak, göstermek ve onları uyarmak durumundayız.

Aksi takdirde bu gidişatın sorumlularından birisi de biz olmuş oluruz. Onun için yılmadan, yorulmadan hareketimizin iktidar olması ve bu melanetin def edilmesi için her ülkücü taşın altına elini sokmak sorumluluğundadır.

Ülkemiz ve bölgemizde yaşanan gelişmeleri çok yakından takip etmeli, çok yönlü bir analiz yaparak, olay ve olguları doğru değerlendirmeliyiz. Teşkilatımızın içerisine fitne sokmak isteyenlere karşı son derece uyanık olmalı ve bu tip insanlara asla yapımız içerisinde bulunma hakkını vermemeliyiz.

Değerli ülküdaşlarım,

Ülkü Ocakları yarının yöneticisi olacak ahlaklı, bilgili, çalışkan, üretken ve sorumluluk sahibi gençlerin yetişmesi için çalışmalarını sürdürmektedir. Ülkücü gençler, “Kınayanların kınamasına aldırmadan”, Allah’a layık bir kul, Peygamberimiz’in övdüğü bir Müslüman, milletimize layık bir fert olmanın mücadelesini vermelidir.

Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in işaret ettiği gibi “yüksek vasıflı bir Türk” olmak için kendilerini tanzim etmek zorundadırlar.

Peygamber Efendimizin “iki günü eşit olan ziyandadır” hadisi ışığında gençlerimiz her gününü daha iyi değerlendirmeli ve kendilerini yarının büyük Türkiye’si için hazırlamalıdırlar.

Büyük Türkiye ve Büyük Turan ülküsünün mimarları olacak bütün gençlerimiz, bilgi çağının gerektirdiği donanıma sahip olmalı, kendisini tanımalı ve kendi gücünün farkında olmalıdır. İstek ve inancın her güçlüğü devireceğini bilen gençlerimizin önünde hiçbir engel aşılamaz değildir.

Selam olsun yarınları aydınlatacak olan Ülkücü nesillere…

Bu uzun ve çetin yolda Cenab-ı Hakk yar ve yardımcımız olsun.

Ocağımız tütsün, soyumuz sürsün, ünümüz âlemi sarsın, yolumuz da bahtımız da açık olsun.

Hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyor, Hayırlı Ramazanlar diliyorum.” Dedi.

İftar programının tamamlanmasından sonra Genel Başkanımız Mersin’den ayrıldı.


Kategorisi: Genel Merkezden Haberler

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter