Genel Başkanımız Kilis Ülkü Ocaklarını Ziyaret Etti

Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz, bir dizi temaslarda bulunmak üzere Kilis’e geldi.

Ülkü Ocakları Kilis İl Başkanlığı’nı ziyaret eden Kılavuz, burada ocak mensubu kişilerle bir dizi görüşmelerde bulundu.
Olcay Kılavuz, daha sonra Kilis İl Başkanı İbrahim Halil Yılmaz’ın makamına geçerek gazetecilere Kilis gündemini değerlendirdi.
Kilislilerin içinde bulunduğu durumun çok zor olduğunu belirten Kılavuz, “Bizler Ülkü Ocakları olarak her şeyden evvel Türkiye’nin neresi olursa olsun, hangi bölgesi olursa olsun, kendi adımıza vatanımızın her köşesini kutsal sayıyor ve bölünmez bir bütün olarak görüyoruz. Bizler için Ankara’da şehrimiz, Kilis’te şehrimiz. Kilis’in sorunlarını inkar etmek, her şeyi inkar etmektir.
Bugün Kilis’e yapılan alçakça saldırılar, Türk milletine yapılmıştır, Türkiye Cumhuriyeti’ne yapılmıştır. Baktığımızda Türkiye bir kaos ortamıyla karşı karşıya kalmış, bir krizle içeriden ve dışarıdan ateş çemberiyle sarılmış durumdadır. Üzülerek belirtmek isterim ki, Kilis tarihinde yaşanmayan her türlü felaket şuanda yaşanıyor. Her gün düşen roketler, füzeler insanlarımızın huzurunu kaçırmış durumda. İnsanlarımızı evinden çıktıktan sonra tekrar evine dönebileceğinin ihtimalini getiremiyor. Kimisi de çıkamıyor. Bugün tazecik yavrucaklar huzur ortamı içerisinde eğitimlerini göremiyorlar. Okullarımız bomboş, gidenlerde huzur ortamı içerisinde gidemiyor. Devletin buradaki memurları Kilis’i terk edip, Kilis’te kalmak istemiyorlar. Çünkü bir Milli Güvenlik zafiyeti var. İnsanlar tabiri yerindeyse neyse karşılaşacağından bir haber. Bunun karşısında ne var, hala beylik sözlerle, şirin görünmeye çalışılan basit sözlerle milletimiz kandırılmaya çalışılıyor.
Türkiye bir çıkmaza girmiş, Türkiye bir bataklığa saplanmış durumda çırpınıyorlar, ama bu ülkenin yöneticileri çırpındıkça daha da batıyorlar. Samimi olan hiçbir şeyleri yok. Bugün iç politikada da gelmiş olduğumuz durum da ortada, dış politikada ki durumda ortada. Düne kadar Ortadoğu’da bizden habersiz yaprak kıpırdamaz diyorlardı, bugün Ortadoğu yerle yeksan oldu, Türkiye’de Ortadoğu’dan farksız bir hala geldi. Suriye’den Türkiye’ye 2 milyon 800 bin Suriyeli sığınmacı gelmiş durumda ve Kilis’te de Kilisli kardeşlerimin sayısından fazla yaşayan Suriyeli var. Buradaki demografik yapı değişiyor. Buradaki yerleşimler ve yaşam tarzları farklılaşıyor. Bununda çok yönlü tehlikeleri ve tehditleri de artıyor. Bunu gören kimse yok.
Haftalık olarak AKP’nin grup toplantısında göz boyama şeklinde gündeme geliyorsa geliyor. Zaman içerisinde de buraya bakanlar geliyor, bir görüntü veriyor, ondan sonra haydi Abbas yolcu, çekip gidiyorlar. AKP iktidarının burada vatandaşın derdini samimiyetle çözmek adına yaptığı hiçbir şey yok. Baktığınızda AKP iktidarı dünyanın herhangi bir ülkesinde istismara açık bir durum olunca Müslüman coğrafyasında her türlü istismarı yapıyorlar. Filistin ile alakalı ülkemizin Cumhurbaşkanından, Başbakanından, Bakanlarından hepsi oraya gidip sahte gözyaşları döküyor. Mısır’da Allah rahmet eylesin bir Rabia kızımız rahmetli oldu. Ama kendi ülkenin durumunu görmezden gelip de başka coğrafyalarda adını sesini ortaya koymak açıkçası bizleri çok ciddi bir endişeye sevk etmektedir. Kobani’ye selam gönderenler, Filistin’e ve birçok bölgeye selam gönderenler söz konusu memleketimiz olunca Kilis olunca ne samimi selam gönderiyorlar, ne de çözüm odaklı bir hizmeti ortaya koyuyorlar.
Biz şunu söylemek istiyoruz. Dünyanın neresinde bir mazlum var ise onlara sahip çıkılması gerekir. Biz Ülkücüler, Türk Milliyetçileri Filistin’de ki mazlum, mağdur, sahipsiz insanlarımızın sahibiyiz, sesiyiz. Mısır’da ki Müslüman dindaşlarımızın da aynı şekilde katliamlardan uzak durmasını isteriz. Ama Türkiye olmadan hiçbir şekilde soydaşımız, dindaşımız olur, ne de başka bir yerde mazlum kalır. Önce bizim güçlü olmamız gerekir. Önce bizim güçlü bir şekilde ayakta kalmamız gerekir ki milletimizin müreffeh, mutlu, huzurlu bir şekilde yaşantısını sağlamalıyız ki daha sonrasında kardeş, soydaş, dindaşlarımızın mutluluğuna vesile olalım. Türkiye’nin Suriye’den geri kalır bir yanı kalmamıştır. Cizre’de, Silopi’de uzun zamandır ciddi bir şekilde operasyonlar yaşandı. Şu an için diğer bölgelerde askerimiz, polisimiz var. Nusaybin’de, Şırnak’ta, Yüksekova’da, Hakkari’de, diğer bölgelerde de askerimiz, polisimiz var. Buralarda şimdiye kadar 500’ü aşkın askerimiz ve polisimiz şehit oldu. Allah rahmet eylesin. Bu ülkenin kaderi değil ki bu. Öyle diyorlar ya, “Bu işin kaderinde var” diyorlar. Madenci şehit oluyor, bu işin kaderinde var. Kilis’te vatandaşımız rahmetli oluyor, nasıl olduğu ne olduğu yönünde adı konulmuyor. Bu vatandaşımızın durumu nedir? Şehit mi, gazi mi? Bu konuda hiçbir açıklama gelmiyor. Allah katında da bizim nezdimizde de yaşadığı yerde böyle bir savaş ortamı söz konusuyla bu ortam içerisinde alçakça katledilmesi inşallah şehitliktir. Böyle “Allah’a sığının” gibi abuk supuk düşük cümlelerle olmaz. Şüphesiz biz Cenab-ı Hakk’a inanıyor ve iman ediyoruz. Fakat tedbir alınmazsa ve bir takım uygulamalar ortaya konulmazsa böyle ifadeler bizleri dehşete sevk ediyor. Bu hepimiz için gerçekten kahredici bir manzaradır. Yazıktır, günahtır. Kilis’te 18 tane kardeşimiz hayatını kaybetti. Bunların 7’si Suriyeli, 11’i ise Kilisli çok değerli çok kıymetli kardeşimiz. Kilis’te ki insanlarımızın ve çocuklarımızın ne günahı vardır? Bu konuda net bir şekilde yaptırım uygulanması gerekmektedir. Çözümü açık ve net bir şekilde insanlarımızın huzurunun, mutluluğunun yerine gelmesi adına AKP iktidarı çalışmalarını açık ve görünür bir şekilde ortaya koyması gerekiyor. Kilis’e atılan füzeler kimden ve nereden geliyorsa öyle “Misliyle cevap veriyoruz” şeklinde değil, orayı yerle bir ederek bundan sonra Kilis’in güvenliğine zarar gelecek bir şeyin olmasını da engellemek gerekiyor, net bir şekilde çözüme kavuşturulması gerekiyor.
Yazık değil midir, buradaki esnaflara. Esnafların hiçbir iş yaptığı yoktur. Esnafların hem özel hem de devlete ödemeleri vardır. Devletimizin bünyesinde çalışan memurumuzun durumu içler acısıdır. Memurlar burayı terk etmek istiyorlar. Burası bir mahrumiyet bölgesi olarak görülmeye başlanmıştır. Onun için bizim temennimiz ve arzumuz AKP iktidarı geciktirmeden derhal aklını başına toplamalı ve Kilisimiz adına yapılması gereken ne varsa zamanı geciktirmeden derhal yapmalıdır. Bu işle alakalı samimi olmalıdır. İnsanları aldatarak, kandırarak 3-5 günde buraya birilerinin gelmesiyle değil, çözümle alakalı sonucu ortaya koyması gerekiyor. Biz her platformda Ülkü Ocakları olarak bunu dile getiriyoruz ve gerek sosyal medyada, gerek basın açıklamalarında ve gerekse kendi imkanlarımız dahilinde varımızı yoğumuzu ortaya koyuyoruz. Kilis Türk’ün öz toprağıdır. Kilis bizim vatanımızdır. Kilis’i göz ardı etmek, Türkiye’yi göz ardı etmektir, Türk bayrağını göz ardı etmektir, şehitlere saygısızlıktır, ecdada saygısızlıktır, atalarımıza ihanettir. Onun için burada hep birlikte evvela vatandaşımızın, milletimizin güvenliğini tam net bir şekilde koruyabilmek adına AKP iktidarının bu sorumluluğu üzerine alması ve çözümü de başta iktidarın sonra da yetkililerin yerine getirmesi elzemdir. Biz Kilis’imizin ve Kilisli vatandaşlarımızın her zaman yanındayız ve imkanlarımız ölçüsünde yapabileceğimiz ne varsa yapmaya hazırız. Biz samimice bunu dile getiriyoruz. Herhangi bir şekilde göz boyamak adına değil. Bizler bir gençlik teşkilatıyız. Keşke imkanımız olsa da buraya yapılması gereken çözüm odaklı neyse onu uygulasak, gerçekleştirsek. Evet, hep dile getiriyor, bağırıyor, Kilis adına haykırıyoruz. Fakat sizde biliyorsunuz, çözüm siyasi iktidardır, çözüm devletimizindir. Devletimiz ve AKP iktidarı da buna geriden bakarak milletimizi bu tehlikenin içerisinde bulundurmamalıdır. Füzeler sonucunda hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, geride kalan yakınlarına ve milletimize de başsağlığı diliyorum. Bu hadiselerin sorumlusu kimse bu yapılanlar alçaklıktır, yapanları lanetliyorum. Bu konuda tavrımız nettir. Her zaman Kilis ile beraberiz, her zaman Kilis adına yapacağımız neyse varımız yoğumuz Kilis adına feda olsun. Rabbim burada yaşayanların yardımcısı olsun. Üzerimize düşen neyse yapmamızın imkanı olan her şeyi yapabileceğimizden şüpheniz olmasın.” diye konuştu.

Kılavuz Ülkü Ocakları İl Başkanlığı’nda bulunan ülkücülerle sohbet ettikten sonra Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan esnafları ziyaret etti. Cumhuriyet Caddesi boyunca süren esnaf ziyareti sırasında halkın büyük bir teveccüh gösterdiği Olcay Kılavuz, daha sonra atılan füzeler sonucunda hayatlarını kaybedenlerin ailelerini ziyaret ederek başsağlığı temennisinde bulundu.


Kategorisi: Genel Merkezden Haberler

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter