Genel Başkanımız İstanbul Ülkü Ocakları İftar Yemeğine Katıldı

İstanbul Ülkü Ocakları’nın düzenlemiş olduğu iftar programı 17 Temmuz’da Darüşşafaka’da gerçekleştirildi. İftar programına Genel Başkanımız Olcay Kılavuz, MHP Genel Başkan Yardımcısı Atila Kaya, MHP MYK Üyeleri Erol Gül ,Savaş Çolak, Mehmet Müftüoğlu, MHP MDK üyesi Metehan Özkan, MHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Bülent Karataş, İl yöneticileri, İlçe Ocak başkanları ve yöneticileri ,eski Ocak başkanları katıldı. Dualarla tamamlanan yemek sonrasında İstanbul Ülkü Ocakları İl Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım bir konuşma yaptı.

Yıldırım’ın konuşmasını tamamlamasının ardından Genel Başkanımız Olcay Kılavuz da bir konuşma gerçekleştirdi. Kılavuz konuşmasında:

” Ramazan Ayının rahmet ve bereketinden istifade etmek için; kalplerimizi temizleyerek, Yüce Allah’a yönelmeli, O’nun sonsuz merhametine nail olmak için dua etmeliyiz.
Türkmeneli’nde, Doğu Türkistan’da, Suriye’de, Filistin’de ve dünyanın pek çok yerinde; türlü türlü acılara maruz bırakılan tüm mazlumlar için ses vermeliyiz.
Bu mübarek günlerin, ayrılığa değil birliğe; ayrışmaya değil birleşmeye, öfkeye değil sevgiye vesile olması için hassasiyet göstermeliyiz.
Ülkemiz üzerinde oynanmak istenen oyunların farkında olmalı, sabırlı ve soğukkanlı bir tutum içerisinde meseleleri ele almalıyız.
Ülkü Ocakları bizlere Başbuğumuz Alparslan Türkeş ve şehitlerimizin emanetidir. BU emanete layıkıla sahip çıkmak bizim asli vazifemizdir.
Ülkücülük atesten gömlektir,sorumluluğu ağırdır. Ülkücü önüne geleni sosyal medyada paylasmaz. Ağzından çıkan lafı da bilir, haddini de bilir. Türk Milleti’nin bizden başka kimsesi yok. Hainler dört bir yandan ülkemizi bölmeye çalışırken, biz daha çok çalışmalıyız. Gençliğimizi başta uyuşturucu olmak üzere, bütün tehlikelerden arındırmalıyız. İstanbul Ülkü Ocaklarına da bu anlamda çok iş düsüyor. Ülkemiz ve milletimiz için milli çözümler üretmenin ve bu çözümlerin uygulanacağı alanları oluşturmanın mücadelesi içerisinde olmalıyız.
Bilgi çağının dinamiklerini çok iyi kavramalı, özü muhafaza etmek suretiyle gelişmekten asla kaçınmamalıyız.
Tarihi süreci iyi bilmekle yetinmemeli, geleceğe dönük çıkarımlar yapabilen berrak bir feraset algısını hâkim kılmalıyız.
Ülkücülüğün bir iman ve aksiyon hareketi olduğu gerçeğini hiçbir zaman akıllardan çıkarmamalı, inancını kaybetmiş, mücadele şevki kalmamış kimselerle davayı yürütemeyeceğimizin farkında olmalıyız.
İnanmış olduğumuz kutlu yolda en büyük yardımcımızın Cenab-ı Allah olduğunu her daim hatırlamalı, Allah’tan gayrısına kulluk etmeyeceğimiz iyi bilinmelidir.
Ülkücü hareket hiç kimsenin şahsi çıkarları için kullanabileceği bir şirket değildir. Ülkücüler, rotası belirsiz seferlere çıkacak maceracılar değildir.
Hastalıklı kişilerin sağlıklı fikirler ortaya koyamayacağı, seciyesi lekeli olanların ahlak ve haysiyetten bahsedemeyeceği bir gerçektir.
Ülkücü hareket yurt genelinde disiplinli ve kararlı bir şekilde çalışmalarını yürütmektedir.
Teşkilatsız, metotsuz, plansız hareket edenler sürekli mağlubiyeti yaşarken; teşkilat içerisinde hareket edenler daima sonuca yaklaşmaktadır.
Heyecan ve umutlarımızı, disiplinimiz ve sabrımızla birlikte ele aldığımızda; bizim için aşılamayacak hiçbir engel kalmayacaktır.
Türkiye çok zorlu bir dönemden geçmektedir.
Siyasi iktidarın 12 yıllık karinesi tam anlamıyla bir fecaattir.
İç politika da izlenen omurgasız ve ilkesiz tutum, dış politikada da aynı seyri takip etmektedir.
Ekonomide iddia edilen iyileşme, vatandaşımızın cebine ve evine yansımamaktadır.
Anayasa, Demokrasi, insan hakları gibi temel değerler; hükümetin elinde adeta bir oyuncağa dönmüştür.
Türk milleti etnik ve mezhepsel ayrımlara tabi tutularak, 36’ya bölünmeye çalışılmıştır. Vatandaşlarımız arasındaki ortaklıklar değil, ayrılıklar ön plana çıkarılmıştır.
Bölücü terör örgütü bizzat iktidar eliyle şımartılmış, sürekli tehdit ederek taviz kopartan bir konum edinmiştir.
Bölücübaşı cezaevinden istediği gibi talimatlar yağdırmakta, bunlara uyulmaması halinde ülkede büyük bir savaş yaşanacağını söyleyerek, aklınca ülkemizi tehdit etmektedir.
Yurdumuzun farklı noktalarında birçok bayrak indirme hadisesi yaşanmıştır. Üniversitelerimiz başta olmak üzere, cadde ve sokaklar bölücü örgüt paçavralarıyla donatılmaktadır.
Tüm bu hazin gelişmelere tepki gösteren, karşı çıkan Türk milliyetçileri ise çeşitli engelleme ve zorluklarla karşı karşıya kalmaktadır.
Cenab-ı Allah ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine birlik, beraberlik ve şuur nasip etsin. “ dedi.
Genel Başkanımızın konuşması sonrası yıl boyunca başarılı bir şekilde görevlerini sürdüren il ocak yöneticilerine plaket takdim edildi. MHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Bülent Karataş’a verdiği destekten dolayı İl Ocak Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım plaketlerini takdim etti. Ardından Türkmeneli’nde ki öz kardeşlerimize canı pahasına toplanılan yardımları götüren turan sevdalısı Genel Başkanımız Olcay Kılavuz’a plaketlerini İstanbullular adına MHP Genel Başkan Yardımcısı Atila Kaya takdim etti. Plaket Töreninin ardından hatıra fotoğrafı çekildikten sonra iftar programı sona erdi.


Kategorisi: Genel Merkezden Haberler

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter