Genel Başkanımız Gümüşhane’de

09 Mayıs 2013 Perşembe Gümüşhane Ülkü Ocakları tarafından Gençlik Şöleni Programı düzenlendi. Şölene katılmak içi Gümüşhane’ye gelen Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Sayın Olcay Kılavuz, pek çok ziyaret yaparak istişarelerde bulundu.

Saat 11.00’da Genel Başkanımız Sayın Olcay Kılavuz, Genel Başkan Yardımcımız Sayın Ozan Kaya, Gümüşhane Ülkü Ocakları Başkanımız Sayın Fatih Vakur Kara, Gümüşhane Ülkü Ocakları yönetimi ve ülkü ocaklı genler sabah kahvaltısında buluştu.

Kahvaltının ardından Genel Başkanımız ve ona eşlik eden heyet, Gümüşhane’nin Torul ilçesi Belediye Başkanı Selami Bostan’ı makamında ziyaret ettiler.

13.30’da Gümüşhane Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanlığı ziyareti gerçekleşti. MHP İl Başkanı Sayın Orhan Mazman ile şehrin sosyal ve ekonomik yapısı üzerine sohbet edildi.

14.30’da Kelkit ilçesinde Metin Tokdemir’in kabri ziyaret edildi. Ülküdaşımız Yasin-i Şerif ve dualarla anıldı.

Rahmetli Metin Tokdemir gençlik yıllarında Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı yapmıştır. Milletvekili olarak Aziz Türk Milletine hizmet etmeye karar verdikten kısa süre sonra Karadeniz’in vatansever insanlarıyla kucaklaşmak için çıktığı geziden dönerken Maçka ilçesine bağlı Başarköy yakınlarında geçirdiği elim trafik kazası sonrası kaldırıldığı hastanede 8 Aralık 1995 tarihinde, 36 yaşında hayatını kaybetmiştir.

Rahmetli Ali Metin Tokdemir’in kabri başında anılmasının ardından, yine Kelkit ilçemizde bulunan ve şehit edilen Ülkücü Şehidimiz Rahmetli Fuat Altun’un kabri başında Yasin-İ Şerif ve Fatiha-İ Şerifler okundu.

Kabir ziyaretlerinin ardında Ülkücü Şehidimiz Rahmetli Fuat Altun’un Kelkit merkezinde ikamet eden annesinin evi ziyaret edildi ve şehidimizin annesinin eli öpüldü.

Gümüşhane iline dönüş yolu üzerinde bulunan köse ilçemizde bir takım esnaf ve Ülkücü vatandaşlarla oturulup hasbihal edildi. Halkın en çok yakındığı konu teröristlerin serbest bırakılması ve barış süreci adı verilen ihanet süreci oldu.

Saat 17.00’da Gümüşhane Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Canlı makamında ziyaret edildi. Ziyarete; Genel Başkanımız Sayın Olcay Kılavuz, Genel Başkan Yardımcımız Sayın Ozan Kaya, Gümüşhane Ülkü Ocakları Başkanımız Sayın Fatih Vakur Kara, MHP İl Başkanımız Sayın Orhan Mazman, Giresun Ülkü Ocakları İl Başkanı Sayın Cemil Baker, Bayburt Ülkü Ocakları İl Başkanı Sayın Oğuzhan Okutmuş,  Gümüşhane Ülkü Ocakları yönetimi ve Ülkücü hemşerilerimiz katıldı.

Akşam, Gümüşhane Ülkü Ocakları tarafından düzenlenen konser izlenmek üzere Aydın Doğan Spor Salonu’na geçildi. Programın açılışı, Gümüşhane Ülkü Ocakları İl Başkanı Fatih Vakur Kara’nın konuşması ile yapıldı. Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Canlı, konuşmasında programı hazırlayan Ülküdaşlarımıza teşekkürlerini sundu.

Ardından Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Sayın Olcay Kılavuz kürsüye geldi. Öncelikle salondaki herkesi selamladı. Ardından şu cümlelerle Ülküdaşlarına seslendi: “Vatanına kara sevdayla bağlı olan bireyler, ocaklarda yetişiyor.

Milletine hizmet etmek için çabalayan nesiller ocaklarda bir araya geliyor.

Kültürüne ve milli benliğine sahip çıkmak isteyenler ocaklarımıza iştirak ediyor.

Ülkü Ocakları dün olduğu gibi bugünde sinesinde birbirinden kıymetli Ülkücüleri barındırıyor.

Bilge Kağan’ın asırlar öncesinden kopup gelen sesi hala kulaklarımızdadır.

Tonyukuk’un bilgeliği hala yolumuzu bulmamızda en büyük kılavuzdur.

Satuk Buğra Han’ın imanı bütün tazeliğiyle gönüllerimizdedir.

Alparslan’ın cesareti mücadele azmimizi artırmaya devam ediyor.

Yunus Emre’nin şiirleri hafızalarımızdaki yerini koruyor.

Şeyh Edebali’nin nasihati aklımızdan hiç çıkmadı.

Fatih’in kararlılığı her zaman örneğimiz oldu.

Enver Paşa’nın hayalleri hala sımsıcak içimizdedir.

Mustafa Kemal’in başarısı bir zafer nişanesi olarak göğsümüzde takılıdır.

Başbuğ’umuz Alparslan Türkeş’in fikirleri düşünce kaynağımızın özüdür.

Rahmetli Eski Genel Başkanımız Metin Tokdemir’in fedakarlıkla yoğrulmuş, ahde vefasızlığı imansızlık kabul etmiş ülkücülüğü yolumuzun düsturu, şahsiyeti hareketimizin köşetaşıdır.

“Allah yolunda cihad edin umulur ki kurtuluşa eresiniz” ayeti kerimesi; kalbimizi Nizam-ı Alem aşkıyla dolduran, cihana Allah’ın adaletini yayma niyetiyle çıktığımız mübarek seferin ruhudur. O yüzden yüksek sesle bir kez daha diyorum ki, Ülkü Ocakları Türk Milletinin gençlik aşısıdır.

Değerli Dava Arkadaşlarım, Bizler binlerce yıllık şanlı bir tarihin ahfadıyız. Doğudan batıya, kuzeyden güneye kalbimiz bir çarpar. Aynı türküde içlenenler, aynı ağıtta ağlayanlar biziz. Aynı destanda heyecanlanan, aynı fıkrada gülenler biziz. Aynı bayrağın gölgesinde doğup, büyüyenler biziz. Biz hep birlikte büyük Türk milletiyiz. Etnik kökeni, mezhebi, dili ne olursa olsun bu topraklarda yaşayan ve hep birlikte yaşama iradesi gösteren herkes bizim milletimizin doğal üyesidir.

Son dönemlerde aziz millet varlığı büyük bir tehdit altındadır. Siyasi iktidar ve onun yönlendirmesindeki medya organları gece gündüz bölücülük propagandası yapmaktadır. Birbiriyle et ve tırnak gibi bütünleşmiş insanlarımız ısrarla ötekileştirilmekte ve bizden uzaklaştırılmaya çalışılmaktadır. Bu yüce milletin birliğinden ürken iç ve dış ihanet odaklar iyi bilmelidir ki,  Binlerce yıllık derin bir tarihin mirası olan Türk milleti bölücülüğe asla prim vermeyecektir. Düşman namlularına karşı hep birlikte göğüs gerenler, zillete tahammül etmez. Mehmetçiğin katilleriyle pazarlık yapanları tarih asla affetmez.

Açılım adı altında milletimizin değerlerini ayaklar altına alanlar, barış safsatasıyla göz boyayıp dünyanın en köklü devlet geleneğini; Türk Devleti’ni itibarsızlaştıranlar en yakın zamanda Türk milletinin gerçek cevabını sandıkta alacaklar ve geldikleri gibi gideceklerdir.

Bölücülüğü, Allah’ın kelamına muhalefet etmeyi, Türk Milleti’nin değerleriyle dalga geçmeyi kendine şiar edinmiş PKK zihniyetinin arkasında emperyalist güçler ve yerli işbirlikçileri, AKP hükümeti ve başbakan varsa; Türk Milleti’nin yanında Ülkücüler vardır; Ülkücülerin arkasında Allah vardır.

Bunun için her Türk milliyetçisinin büyük bir sorumluluk duygusu içerisinde çalışmaya koyulması gerekmektedir. Çünkü milletimizi bu dipsiz kuyulardan çıkaracak yegâne güç Ülkücü- Milliyetçi gençliktir.

Unutmayalım ki ülkücülük bir sanat, bir zanaat, bir meslek, bir hobi ve meşgale değil, tamamen millete adanmışlıktır.

Ülkü Ocakları, nefsini İsmailce Allah’a kurban etmiş yiğitlerin, dünyaya nam salmış ecdadın öz evlatlarının ocağı; Şanlı Peygamber’in sahabe kadrosunun aydınlattığı yolun takipçisidir.

Bu nedenle, her ülküdaşım milleti için duyduğu yüksek sevgiyi ve ülküyü benliğinde taşırken, kendisini de sürekli olarak geliştireceği bitmek tükenmek bilmeyen bir fikri eğitim ve ruhi terbiye sürecini yaşamak ve yaşatmak mecburiyetindedir.

Çünkü ülkücülük bir son değil, aslında kendimizden itibaren toplumumuzu ve milletimizi kazanma, yönetme ve geliştirme sürecinin başlamasıdır.

Çünkü ülkücülük, bitmiş ve donmuş bir değerler sistemini sırtlayıp taşımak değil, çağın gereklerine göre geliştirerek, canlı tutarak gelecek kuşaklara teslim edebilmek demektir. Ülkücülük ömrünü Allah yolunda milleti uğruna vakfetmek, bir an ümitsizliğe ve kuşkuya kapılmadan malları ve canlarıyla mücadele edenlere verilen ilahi müjdeye râm olmaktır.

Her ülkücü genç; nasıl bir mesleğe sahip olacağını ve hayatını nasıl kazanacağını, olması gereken yüksek şahsiyeti ve karakteri nasıl geliştireceğini, tarihi perspektif içinde milletinin kendisinden beklentisinin neler olduğunu, kendisinin de emaneti devralmış bir nesil olarak bu beklentilere neler katabileceğini, nereden alıp, nereye taşıyacağını, kimden alıp kime devredeceğini bilmek ve yaşamak durumundadır.

Her ülküdaşımız, Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in emirlerinden ve Resulullah Efendimiz (s.a.v)’in hayatından, sünnetinden ayrılmadan; dünyaya ne için gönderildiğini bir an aklından çıkarmadan attığı adımın, aldığı nefesin muhasebesi içinde olmalıdır.

Unutmayalım ki, bir milleti sevmenin omuzlarına yüklediği sorumluluğu hakkıyla taşıyabilecek olanlar, önce kendilerini doğrultmaya muktedir olanlardır.

O halde, milletimizde olmasını istediğimiz bütün değişim, önce bizden, kendimizden ve benliğimizden başlamak zorundadır.

Ülkücü harekete mensubiyet şuuru ile bağlı olanlar egosunu yenen idealist insan olma yolunda sebat etmek zorundadır.

Kendimizi düzeltirsek Türkiye’yi de düzeltiriz. Kendimizi geliştirirsek, ülkemizi de geliştiririz.

Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.”

Osman Öztunç ve Mustafa Yıldızdoğan’ın da sahne aldığı gecede şarkılar hep bir ağızdan söylendi.


Kategorisi: Genel Merkezden Haberler

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter