Genel Başkanımız Aydın’da Ali Metin Tokdemir’i Anma Programı’na Katıldı

Genel Başkanımız Olcay Kılavuz Aydın Ülkü Ocakları tarafından Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanımız Ali Metin Tokdemir’i anma programına katıldı.

Anma Programına Genel Başkanımız Olcay Kılavuz’un yanı sıra merhum Ali Metin Tokdemir’in  ailesi, Şehit Ailelerimiz, İl-İlçe Ocak Başkanlarımız, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri  ve çok sayıda Ülküdaşımız katıldı.

Anma programı Saygı duruşunun yapılması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra Kuran-ı Kerim tilavetinin ardın dualar edildi.

Aydın Ülkü Ocakları Başkanı Ali Özer’in program çerçevesinde yaptığı konuşmanın ardından Genl Başkanımız Olcay Kılavuz da bir konuşma yaptı. Genel Başkanımızın konuşması şu şekilde oldu:

Çok kıymetli dava arkadaşlarım,

Partimizin ve sivil toplum kuruluşlarının muhterem temsilcileri,

Değerli hanımefendiler, beyefendiler,

Sizleri selamların en yücesi olan Cenab-ı Allah’ın selamıyla selamlıyorum.

Hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz.

Bu anlamlı programın hazırlanmasında emeği geçen başta ocak başkanımız ve kıymetli yönetimi olmak üzere tüm ülküdaşlarıma şükranlarımı sunuyorum.

Ali Metin Tokdemir, Ülkücü hareketin tarihine ismini altın harflerle yazdırmış, sahip olduğu vasıflarla müstesna bir kişilik olarak gönüllere taht kurmuştur.

Onun mücadelesi, hayat tarzı, duruşu ve düşünceleri bir dava adamının bütün niteliklerini kapsayan bir konumdadır.

Gün olmuş bir parça ekmeği ülküdaşları ile birlikte paylaşmış, gün olmuş maddi imkânlar yetmediği için otobüsle ziyaretlerine devam etmiş bir dava adamıdır.

Birçok kişinin davayı bırakıp farklı yollara tevessül ettiği dönemlerde, O teşkilatını ve inandığı davayı asla satmamış, hiçbir makam ve mevki için peşkeş çekmemiştir. “Ahde vefa imandandır “sözüyle kutlu bir hatırlatmayı bizlere miras bırakan değerli büyüğümüz Ali Metin Tokdemir’i rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Ülkücü gençlerin onun hayatından alacağı birçok ders bulunmaktadır.Vefa duygusuyla birçok kalbi fetheden, vermiş olduğu mücadeleyle davamızın gelişmesini sağlayan, duruşu ve kararlılığıyla dava adamı kimliğinin içini dolduran Ali Metin Tokdemir, hepimizin gönlünde ve aklında yer edinmelidir.

Ülkü Ocakları, Türk gençliğinin eğitimli, yüksek seciyeli ve ahlaklı bireyler olarak milletine hizmet etmesi için gece gündüz demeden çalışmaktadır. Yurdun her bir köşesinde büyük bir inanç ve disiplinle ülküdaşlarımız davamızın muzafferiyeti için ter dökmektedir. Ülkücü gençler kutsal bir ülküye iman eden ve bu ülkü uğrunda her türlü zorluk ve çileye göğüs geren iman erleridir. Bu sebeple vaktimizi boş hevesler peşinde koşarak, küçük hesapların takipçisi olarak geçiremeyiz. Her anlamda kendimizi sürekli bir gelişime tabi tutmalı, girdiğimiz her platformda gıpta ile bakılan insanlar olmalıyız.

Eğitim hayatında, iş hayatında, aile hayatında ve sosyal hayatta her zaman ideal bir ülkücü profiline sahip olmamız gerekmektedir. İlim Çin’de olsa gidip alınız diyen Peygamberimizin çağrısına kulak vererek, bilgiyi ve teknolojiyi kuşanarak, çağa mührümüzü vurmak durumundayız. Davamızın, kültürümüzün ve manevi değerlerimizin gerektirdiği ahlak ve faziletlere sahip olarak ülkücü kimliğini hak etmeliyiz.

Davamızın maneviyatını önce kendimiz yaşamalı ve bu inançla insanların gönüllerini kazanmaya talip olmalıyız.

Mensup olduğumuz hareketin ve inandığımız yüce davanın; çalışkan, sabırlı, ilkeli ve karakter sahibi ülkücülere ihtiyacı vardır. Yıllar boyunca omurgasız yönetimlerin elinde harap olan ülkemizin ve küçük görülen, aldatılan milletimizin ülkücülere ihtiyacı vardır.

Ülkücü gençliğin şanlı tarihimizden ve mukaddes dinimizden almış olduğu ilhamla Türkiye’yi “Lider Ülke” konumuna getirme sorumluluğu vardır. Yüce milletimizi hak ettiği refah ve huzura, devletimizi layık olduğu mertebeye çıkarmak; aziz şehitlerimize ve dava büyüklerimize karşı bir borç olarak önümüzde durmaktadır. Ülkücüler işte bu soylu gayeye ulaşmak için çalışmalı ve muhakkak hedefe varma düsturuyla hareket etmelidir.

Ancak bu sayede davamızın ilerlemesi ve zafere ulaşması mümkün olacaktır. Yoksa saman alevi gibi yanıp sönen heveslerle, içi dolu olmayan söz ve sloganlarla mesafe kat etmemiz mümkün değildir.

Aziz Ülküdaşlarım,Saygıdeğer konuklar,

Ülkemiz her geçen gün artan bir ihanetler silsilesini yaşamaktadır. Habur’da başlayan tiyatro, bölücü örgütün masumlaştırılması, T.c ibarelerinin, andımızın ve Ne Mutlu Türk’üm Diyene sözlerinin kaldırılmasıyla devam etmiştir. Öte yandan Türk bayrağı açmak provokatörlük olarak nitelendirilmiş, Vatanperverler horlanmış, terörle mücadele edenler cezaevlerine doldurulurken, teröristler pişmanlık yasasından yararlanır hale gelmiştir. Nerede bir Türk düşmanı var ise baş tacı edilmiş, devlet tarafından iltifata mazhar olmuştur. Bunun son örneği de Diyarbakır’da Barzani- Şivan Perver- Tayyip Erdoğan buluşmasında görülmüştür.

Bölücüler üniversitelerde ve sokaklarda kimlik kontrolü yapacak kadar cesaretlendirilmiş, polis ve asker ise sahneden çekilerek asayişimiz terör örgütünün insafına terk edilmiştir. Türk adı geçen her şeyden alerji duyan iktidarın bu aymazlığı, bölücü hainleri her geçen gün daha da azdırmaktadır.

Sözde “geri çekilen” bölücüler, ne hikmetse geçtiğimiz gün Diyarbakır’da ortaya çıkmış, 4 askerimizi kaçırarak araçları da ateşe vermişlerdir. Yine sözde “eylemsizlik” kararı alan bölücü örgüt mensupları, Lice’de polislerimize bombayla saldırmış ve 4 polisimiz ağır şekilde yaralanmıştır.

Bu olay teröristlerle müzakere etmenin nasıl büyük bir ihanet ve ne denli vahim bir hadise olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.Son olarak Devletimizin kurucu organı olan Gazi Meclisimizde İmralı’daki canibaşı “ halk önderi”, güneydoğu bölgemiz “kürdistan” olarak telaffuz edilmiş, buna itiraz eden milletvekillerimize karşı alçakça sataşmalar yaşanmıştır.

Herkes iyi bilmelidir ki, Türk milliyetçileri bu devletin kurucu iradesidir ve ebed müddet de kurduğu eserini yaşatmaya muktedirdir. Kimse sabrımızı zorlamasın, metanetimizden yanlış bir anlam çıkarmasın, gerekirse yıldırım olur düşer, kasırga olur eseriz. Bayrağımızı soldurmamak, milletimizi böldürmemek için Türkmen Beyimizin öncülüğünde “ Can feda olsun gerekirse Anadolu’yu yeniden fethederiz.”

Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Cenab-ı Allah yar ve yardımcınız olsun.

Ne Mutlu Türk’üm Diyene!” ifadelerini kullandı

Genel Başkanımızın konuşmasını tamamlamasının ardından Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları , Cennet Mekan Başbuğumuzun Alparslan Türkeş ve tüm şehitlerimiz için Mevlid-i Şerif okundu.

Mevlid-i Şerif’ten sonra Aydın Ülkü Ocakları tarafından Ali Metin Tokdemir’in anısına hazırlanan kendi sesinden konuşması ve cenaze görüntülerinin yer aldığı slayt izlendi.

Program Asır Tasavvuf grubunun ilahileri ve sema gösterileriyle devam etti.Ali Metin Tokdemir’i anma programı vesilesiyle yapılan etkinlik duaların edilmesiyle birlikte sona erdi.

 

 


Kategorisi: Genel Merkezden Haberler

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter