Genel Başkanımız Ankara’ya Döndü

Genel Başkanımız Ankara’ya Döndü

Genel Başkanımız Olcay Kılavuz, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli beyin “ sende doyur, sende giydir! “ temasıyla başlattığı Ülkü Ocakları tarafından organize edilen “Türkmeneli’ne Türk’ün elini uzat” sloganıyla hayata geçen yardım kampanyası çerçevesinde, toplanan yardımları soydaşlarımıza ulaştırdı. Genel Başkanımız Türkmen coğrafyasında, başta Kerkük Bölgesi olmak üzere Tazehurmatu şehrini ve bazı Türkmen köylerini ziyaret ettikten sonra Ankara’ya döndü.

Ankara Esenboğa Havalimanı’nda çok sayıda Ülküdaşımız tarafından karşılanan Genel Başkanımız Olcay Kılavuz daha sonra kalabalık bir araç konvoyuyla birlikte Ülkü Ocakları Genel Merkezi’ne doğru hareket etti. Yol boyunca Türkmen soydaşlarımızı destekler nitelikte sloganlar atan Ülküdaşlarımıza milletimizin de destek verdiği görüldü.

Genel Başkanımızın Ülkü Ocakları Genel Merkezi’nin önüne geldiği sırada, tekbir ve dualarla bir kurban kesildi. Dualar sonrasında Ülküdaşlarımızla birlikte iftar açıldı.

İftar sonrasında Ülküdaşlarımızla bir değerlendirme toplantısı yapan Genel Başkanımız, 1 haftalık süreçte neler yaşadıklarını anlatarak bölgede yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Kılavuz yaptığı konuşmada ” Liderimiz Devlet Bahçeli Bey’in talimatları doğrultusunda 25 Haziranda Ülkü Ocakları Genel Merkezi tarafından başlatılan yardım kampanyası neticesinde toplanan malzemeleri soydaşlarımıza ulaştırmak için Kerkük’e gittik. Yolculuğumuz boyunca türlü engellemeler ve zorluklarla karşılaştık. İlk olarak Habur Sınır Kapısı’na ulaştığımızda siyasal iktidarın emir eri olan AFAD, tırlarımızın geçişini engellemek, geriye dönmemizi sağlamak için elinden geleni yaptı. Daha önceden AFAD yetkilileri ile görüşmemize rağmen son gün yardım sevkiyatını gerçekleştiremeyeceklerini 5 gün beklememiz gerektiğini söylediler. Bunu yaparken “nasıl olsa bizim desteğimiz olmadan sınır geçemezler, geçmeye cesaret edemezler böylece bu organizasyonu engellemiş oluruz” düşüncesi hakimdi. Bizler bu yola Abdestimizi alarak çıktık. Gerekirse canımızı ortaya koyacağımızı göstererek sınır geçtik. Habur Sınır Kapısını geçtikten sonra engellemeler başlamıştı. Habur’dan sonra Halil İbrahim Sınır Kapısında tırlar 1 gün bekletildi.  Bu esnada, Peşmerge’nin engellemeleriyle karşılaştık. Yardımların adresine ulaşmasını engellemek, yılmamız, bıkmamız için akla hayale gelmeyecek sebeplerle ve ayrıca yardım konvoyunda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin de resmi hiçbir yetkilisi olmaması nedeniyle tırlarımızın geçişine mani olmaya çalıştılar. Kontrol noktaları arasında çok az bir mesafe olmasına rğmen, araçlarımızı keyfi olarak sürekli durdurdular. Tüm ömrüm boyunca burada yapılan kadar kontrolden geçmedim.  Bunlar bilinçli olarak Türk’ün Türkmeneli’ne, öz kardeşlerine yardımını engellemek için yapılmıştır. Ne olursa olsun çıktığımız bu yoldan dönmeme kararlılığını gösterdik. Ve Cenab-ı Allah’a binlerce kere şükürler olsun ki yardımlarımızı Kerkük’e ulaştırdık. Türkmeneli’nde hiçbir mezhep, etnik köken ayırt etmeksizin, ihtiyaç sahibi herkese yardımları ulaştırdık. Ziyaretimiz kapsamında Türkmeneli’nde bütün siyasi, bürokratik, sivil toplum kuruluşları, dini liderler ve Türkmen grupların temsilcileriyle değerlendirmelerde bulunduk.  Türkiye’den Türk Milliyetçilerinin, Ülkücülerin kendilerine yardımları bizzat getirdiğini gören bu insanların akın akın ocağımıza gelişlerine şahit olduk. Bizim için Türkmeneli’ndeki soydaşlarımız çok önemli ve değerlidir. Bu gün olduğu gibi bundan sonrada üzerimize düşen görev her ne pahasına olursa olsun yerine getirilir. Hangi engelle karşılaşırsak karşılaşalım sonu ölümde olsa o ölüm bizim için şerefli bir ölümdür .”dedi.

Yaşanan tabloya ve bölgenin şu anki yapısına da değinen Kılavuz” Bölgede ne siyasi, ne hukuki ne de askeri anlamda teşekkül etmiş herhangi bir devlet otoritesinden söz etmek mümkün değil. Bölgenin şuan ki durumu acı ve dehşet vericidir. Caddeler, sokaklar; camiler, okullar; evlerinden,  barklarından göç etmiş insanlarla dolu. Çetelerin, terör örgütlerinin alçakça eylemlerine bakıldığı zaman hedefin Türkmenler olduğunu açıkça söyleyebilirim. Soydaşlarımızın etrafı adeta çevrilmiş durumda. İki ateş arasında bırakılarak yıldırma politikası izleniyor. Soydaşlarımız bulundukları yerlerden göçe zorlanarak, bölgenin demografik yapısı değiştirilmeye çalışılıyor. Bir taraftan peşmerge zaten bölgeyi sahiplenmiş bir tutum içerisinde. IŞİD denilen İslamiyet’in noktasından dahi nasibini almamış insan siluetini taşıyan zavallılar ahlaksızca eylemlerine her gün birisini ekliyor. Bütün bunlara karşı olarak soydaşlarımız can pahasına topraklarını korumaya devam ediyor. Başbakanın Barzani ile yaptığı işbirliğinden dolayı büyük tepki duyuyorlar. Türkmen kardeşlerimiz öyle bir noktaya gelmişleri Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden yardımı dahi istemekten,  sahip çıkmasından, kol-kanat germesinden geçmişler IŞİD ve karşımızdaki düşmanlara Recep Tayip Erdoğan ve AKP hükümeti “hiç değilse düşmana mermi vermesin” yeter diyorlar.

Burada açıkça söylüyorum ki bölgede yanan her canın; ölen çocuğun, kadının, yaşlının, gencin sorumlusu İmralı canisinin masa arkadaşı; Amerika’nın ve İsrail’in proje ortağı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bizler Ülkü Ocakları olarak siyasal alandaki tek temsilcimiz Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte Dünya’nın neresinde olursa olsun derde, kedere düşen her Türk’e sahip çıkacak yanında olacağız. ” dedi.

Bölgedeki soydaşlarımızn Ülkü Ocakları’na duyduğu güvene vurgu yapan Genel Başkanımız ” Bugün Kerkük sokaklarında Ülkü Ocakları’nın gönderdiği yardımlar konuşuluyor. Oradaki insanlar göstermiş olduğunuz bu fedakârlıktan ötürü müteşekkir bir şekilde sizlere dua ediyor.

“Ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti gelmese de, tüm dünyanın vicdanı nasır tutmuş bir şekilde bölgede yaşanan gelişmelere karşı sessiz kaldığı görülse de sizlerin yani “Türk Milliyetçilerinin bir gün geleceğini biliyorduk” diyorlar.  Soydaşlarımız bizlere çok yakın bir ilgi ve samimiyetle yaklaştılar. “Allah hepinizden binlerce kere razı olsun” diyerek partimize, ocağımıza; Liderimize ve Ülkücü Harekete selam ve muhabbetlerini iletmemi istediler.

Yardımları Türkiye’nin dört bir yanında toplayıp, tasnif ederek Türkmeneli’ne ulaştırılmasını sağlayan başta genel merkez yöneticilerime, il-ilçe ocak başkanlarıma, teşkilatımızın her kademesindeki birbirinden değerli ülküdaşlarımıza ve emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Büyük zorluklarla da olsa Yiğit Ülkücülerin sağlam  iradesi sonucu yardımlarımız ulaştırılmıştır. Türkmeneli ziyaretimiz boyunca desteğini ve dualarını esirgemeyen başta Liderimiz Devlet Bahçeli bey olmak üzere parti ve ocak yöneticilerimize, sosyal medyadan iyi dilek ve dualarını belirten Ülküdaşlarımıza da çok çok teşekkür ederiz. Dualarınızı yanımızda hissettik ve bugün sağ salim buradayız. ” dedi.

Ülkü Ocakları’na bundan sonra düşen görevlere de değinen Olcay Kılavuz ” Yaptığımız bu çalışmalar sonucu Ülkü Ocaklarına duyulan güven artmıştır. Toplumun her kesimden Ülkü Ocaklarına ilgi ve güven duyulmaya başlamıştır.  Ülkü Ocaklarının geçtiğimiz zamanda hayata geçirdiği proje odaklı çalışmalar ilerleyen süreçte de kararlıkla devam edecektir. Ülkü Ocaklarında yetişen kimseler Ülkemizin karar mekanizmalarına oturarak Türk Gençliğin örnek alacağı kimseler olacaktır. Her birimiz vatanımızın kıymetini bilmeliyiz. Bugün yediğimiz, yemeğin, içtiğimiz suyun, sahip olduğumuz imkânların bilincinde olmalıyız. Birbirimize sıkı sıkıya kenetlenmeliyiz. Gönül köprülerimizi sağlamlaştırmalıyız. Çünkü ülkemizde yaşanan gelişmelerle Irak’taki ortamı mukayese ettiğim zaman aynı noktaya ilerlediğimiz açıkça görülmektedir. Vatanımızın kurutuluşu noktasında bütün samimiyetimle ve objektif bir şekilde söylüyorum ki Ülkücülerden başka umut ışığı kalmamıştır. İnsanoğlu elbette hata yapacaktır. Ancak bizim hata yapma lüksümüz kalmamıştır. ” dedi.

Türkmenler üzerinden prim yapmaya çalışanlara da sert çıkan Kılavuz ” Bölgede yaşayan soydaşlarımızın acıları ve sıkıntıları üzerinden prim yapmaya, meşhur olmaya çalışanlara karşı da açıkça söylüyorum. Türkmenleri istismar eden kim varsa karşısında başta beni ve Ülküdaşlarımı bulacak. Tarafımızdan en sert tepkiyle karşılaşacaktır. Hangi mecrada olursa olsun illerimizde, ilçelerimizde ve beldelerimizde bu şekilde davranan ve oturduğu yerden konuşan kimselere asla fırsat vermeyeceğiz.”dedi. 

Genel Başkanımız Olcay Kılavuz daha sonra kendisini karşılamaya gelenlere teşekkür ederek hatıra fotoğrafı çektirdi. 

 


Kategorisi: Genel Merkezden Haberler

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter