Genel Başkanımız Ankara Teşkilatları Ziyaretlerini Tamamladı

Genel Başkanımız Olcay Kılavuz, Ankara’da yoğun programı çerçevesinde yaptığı ilçe ziyaretlerini tamamladı.

Program kapsamında Pursaklar, Akyurt,Çubuk, Kazan, Kızılcahamam, Nallıhan Beypazarı ve PolatlıÜlkü Ocakları’na ziyaret gerçekleştirildi. Genel Başkanımıza ziyaretleri sırasında Ankara Ülkü Ocakları Başkanı Orhan Topçu ve İl Ocak yöneticileri eşlik ederken, ziyaret edilen yerlerde İlçe Ocak Başkanları ve Yöneticileri tam kadro hazır bulundu. Gittiği ilçelerde samimi bir atmosferde, Ocaklı gençler tarafından karşılanan Kılavuz, gençlerle istişare toplantıları gerçekleştirerek, değerlendirmelerde bulundu. Konuşmalarında eğitim hayatının önemine vurgu yapan Kılavuz “Eğitim ve öğretim seviyesi bir toplum gelişmişlik düzeyini göstermesi, diğer medeniyetler nezdinde sözü dinlenir hale gelmesi açısından son derece önemlidir. Bugün toplumlar nüfuslarının fazlalığı, askeri güçleri, topraklarının genişliği ile değil; ilim sahalarında kat ettikleri gelişim ve bilgiye sahip olma gücü ile doğru orantılı olarak gelişim göstermektedir. Bilimsel çalışmalara önem veren, eğitime yatırım yapan toplumlar çağın gereklerine göre yönetim anlayışlarını ve toplumu şekillendirmeleri sonucu lider ülkeler arasında yerini almaktadır. Bunların aksine bilgiye değer vermeyen, cehaletin zincirlerini kıramayan-kırmak için çaba göstermeyen, ilkel toplum sistemini devam ettirerek, tabiri caizse kara düzen yaşayan milletlerin, dışa bağımlı hale geldikleri, başka devletlerin müstemlekesi altında yaşamak mecburiyetinde kaldıkları herkesçe bilinen bir gerçektir. Üretmeden tüketen toplumların zamanla modern kölelik olarak tarif edilen bir zihniyete büründüğü görülmektedir. Çağ açıp kapatan Türk Milleti’nin gelişimi incelendiğinde görülmektedir ki; tıptan, ekonomiye; matematikten coğrafyaya kadar, öz kaynaklarımızdan çok sayıda bilgin yetişmiştir. Şüphesiz ki; ülkemizin ve milletimizin içinde bulunduğu dar boğazdan kurtaracak olan da geleceğin bilginleri olmaya aday olan sizlersiniz. Dolayısıyla kendinize bu bilginlerimizi örnek almalı,hedeflerinizi şimdiden belirlemeli, ilim tahsil ettiğiniz alanlarda üstün başarı sağlamayı amaçlamalısınız. Cehaletin gözlerinizi kör etmesine engel olmalı, sizi yolunuzdan alı koymaya çalışanlara aldırmadan, eğitiminize katkı sağlayacak en ufak fırsatı dahi tepmemeli, bunları iyi değerlendirmelisiniz. Ülkü Ocakları olarak eğitim ve kültür alanında Türk Gençliğine destek olmak adına yoğun çaba sarf ediyoruz. Çünkü milletimizin ve devletimizin geleceğini ve kurtuluşunu, aldığı eğitimler sonucu sağladığı kazanımlar ile Türk Töresini ve İslam ahlakını birleştirebilen Türk Gençliğinde görüyoruz. Kuran-ı Kerim’in indirilmesinde dahi ilk emrin “İkra” yani “Oku” olduğunu unutmamalı; “İlim Çin’de de olsa gidip alınız” diyen Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ümmeti olarak sürekli çalışmalı, asla atalete kapılmamalısınız. Bu yolda desteğimiz sizlerledir. Ülkücü Gençlerden tek isteğimiz ve beklentimiz, aldıkları eğitime paralel olarak, var olan ve ileride ortaya çıkabilecek muhtemel sorunlara karşı kendilerini hazırlamaları; kısır döngülerden ve sığ tartışmalardan uzak durarak akılcı ve bilime dayalı çözümler üretmeye çalışmalarıdır. Geleceğimize yön verecek olan devlet adamlarının, eğitimcilerinin, mühendislerinin, kısacası kurtuluş yolundaki öncü neslin Ülkücü Hareketin içinden çıkacağına yürekten inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Bir Ülkücünün sahip olması gerektiği özelliklere de değinen Kılavuz “ Ülkü Ocakları, temelinde şehit kanları olan, analarımızın duasıyla bugünlere gelmiş kutlu bir kervanın adıdır. Dolayısıyla tüm Ülküdaşlarımız üzerimizdeki vebalin ve sorumluluklarının bilincinde olmalı, davranışlarına dikkat etmelidir. Çünküçevremizdeki insanlara karşı tavrımız, yaşayış şeklimiz hareketimizin ve davamızın aynası niteliğindedir. Adeta parmakla gösterilen bireyler haline gelmeli, bulunduğumuz ortamda sahip olduğumuz karakter ve iyi ahlakla tanınmalıyız. Bunun yanında, Ülkü Ocakları Genel Merkezi’nden, köyünde sancağımızı dalgalandıran Ülküdaşımıza kadar her birimizin tek amacı Allah’ın rızasını kazanmak olmalıdır. Unutulmasın ki; şahsım da dâhil, kimse vazgeçilmez değildir. Allah davası olarak nitelendirdiğimiz bu hak havada, çile ve cefa yerine haksız menfaatlere talip olanların asla aramızda yeri yoktur. Malda makamda gözü olup bu kirli emellerini de hareketimiz üzerinden gerçekleştirme çabası içinde olanların bu çabalarının tek karşılığı Ülkücü Hareketin vicdanında ve hafızasında, hain olarak yer almaları olacaktır. Önemli olan şahıslar değil kurumsal kimlik ve devamlılıktır. Bencillikten uzak durup “biz” diyerek Ülkücü Hareket adına çalışmalarımızı yürütmeli yaşantımızı şekillendirmeliyiz.” dedi.

Ülke gündemine ilişkin görüşlerini de dile getiren Genel Başkanımız Olcay Kılavuz “Türkiye sahip olduğu coğrafi ve stratejik özellikler gereği yeniden kuşatma altındadır. Dış güçler ve bunların içerideki piyonları geçmişte kursaklarında kalan hevesleri bugün gerçekleştirmek için yeniden saldırmaya başlamıştır. Damat Ferit zihniyeti yeniden canlanmış, onun ihanet dolu icraatları bugün tekrar hayata geçirilmeye başlamıştır. Türk Milleti tarihinin en gayri milli ve teslimiyetçi devlet adamları tarafından yönetilmektedir. Türklüğünden utanan, bölge ayrımı gözetmeksizin Türk’üm demekten utanan, bayrağımızın indirilmesini basit bir kışkırtma olarak gören, vatan hainleriyle kol kola girme basiretsizliğine düşen gafiller pespembe bir tablo çizmeye çalışmaktadır. Siyasi iktidarın temsilcileri vatan hainlerinin yaşadığı müebbet hapis hayatını bitirmeye çalışmış, bir tek alenen el pençe divan durmadıkları kalmıştır. Eli kanlı teröristler, eşref-i mahlûkat insanoğlunun taşıması gereken şerefin zerresinden dahi bihaber mahlûklar barış elçisiymiş gibi gösterilerek devlet diz çöktürülmeye çalışılmıştır. Altını çizerek ifade etmek istiyorum; bu dönemde, özellikle millet ve milliyetçilik kavramları itibarsızlaştırılmaya çalışılmakta ve Türk Milliyetçilerine kanserli hücre muamelesi yapılmaktadır. Ne acı ki bu zevatın hizmet ettiği şey ise, bizim asla kabul etmediğimiz etnik milliyetçiliktir. Bütün bu vahim gelişmelere sahip olanların utanmadan, sıkılmadan Kuvayı Milliye ruhunu taşımaktan ve bu konuda ders vermeye çalışmaktan bahsetmesi de işin trajikomik tarafıdır. Diğer taraftan, ortaya çıkan yolsuzluklar, içi boşaltılan kurumlar devletimizin bu kadar sorunu varken iktidarın nelerle uğraştığının açık göstergesidir. Öksüzün yetimin hakkını korumakla, şehidin kanına ve mirasına sahip çıkmakla yükümlü olduklarını unutarak, kendilerine lüks arabalar ve uçaklar alıp saraylar yaptıranlar, ihaleler kovalayanlar bilmelidir ki; göz hakkına, diş kirasına tenezzül edenlerin iki yakası iki cihanda bir araya gelmeyecektir. Ülkücü Hareket olarak bizler de vatanımızı peşkeş çekmeye çalışanlara, devletin malını savuranlara karşı mücadelemize devam edeceğiz. Bugün Türkiye’nin siyasi tablosuna bakıldığı zaman da açıkça görüleceği üzere Ülkü Ocakları ve onun siyasal alandaki izdüşümü olan Milliyetçi Hareket Partisi dışında başkaca bir milli yapı gözükmemektedir. Ülkücü Hareket tarihin belli dönemlerinde olduğu gibi taşıdığı ağır sorumluluğun bilinciyle binlerce yıl öncesinden gelen devlet geleneğimize sahip çıkacak; birliğimizin ve dirliğimizin bozulmasına asla izin vermeyecektir. Sağımızda solumuzda kim var demeden “Ben varım” diyerek çalışmalı; evimizde, iş yerimizde ve bulunduğumuz tüm ortamlarda gerçekleri anlatmalıyız. Milletimizin birliği ve devletimizin bekası için sadece elimizi değil bedenimizi taşın altına koymalı, yani elimizden gelenin en fazlasını yapmalıyız. Bütün bunları yaparken vatanına ihanet etmemiş olmak kaydıyla her vatandaşımızı candan aziz bilmeli ve mesajlarımızla buluşturmalıyız.” dedi.


Kategorisi: Genel Merkezden Haberler

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter