Farkındalık – Mehmet Yılmaz

Bizi kötü bildiler hep… Siyah takımlı,beyaz çoraplı mahalle kabadayısı dediler. Oysa Allah c.c. ve O’nun Resulü’nün izinden giden, kalpleri  vatan ve iman  sevgisiyle çarpan ülkü neferleriyiz. Neden bu tür karalamalara maruz kaldık peki? Çünkü biz zulme karşı durduk! Çünkü bir kafire karşı durduk! Çünkü biz kendimizden ziyade      ” Önce vatan ” dedik ! Dedik ve dediğimiz için güzel ağabeylerimiz güzel atlara binip göçtüler bu dünyadan.Ruhları şad,mekanları cennet olsun.

Bizlere karşı psikolojik bir savaş uygulandığı bariz açıktır.Ancak biz ülkücüler bu oyuna gelmeyeceğiz.Biz  kalem tutacağız.Biz aydın olacağız.Çünkü biliyoruz ki kalem kılıçtan keskindir.Aksi halde bizi birbirimize düşermek isteyenler olacaktır.Kardeşliğin kan bağıyla olmadığını ispatlayan insanlardır ülkücüler… İnsan kardeşiyle kötü olur mu? Aramıza fitne fesat tohumları ekmek isteyenler, üzerimize örtmeye niyetlendikleri toprağın altında kalacaklardır.Biz biliyoruz ki zafer Allah’a inananlarındır.Kardeşlik diyorduk,çalışkan olmak diyorduk… Söz buralara gelmişken rahmetli Başbuğumuz merhum Alparslan Türkeş’in bu sözünü de siz sevgili ülküdaşlarıma hatırlatmak istedim;   ”Türk milletine Bizans’tan geçme bir hastalık vardır.Gevşeklik, laubalilik, dedikodu, fitne, fesat, terbiyesizlik, birbirini beğenmemek, sır saklayamamak, rast gele laf söylemek.Benimle dava arkadaşlığı edecekseniz, bu hastalıktan kurtulmalısınız.Her şeyden önce yüksek vasıflı Türk olmaya mecbursunuz.”

Yüksek vasıflı Türk olmalıyız.”Peki ne yapacağız?” diyen genç ülküdaşlarım vardır elbet. Okuyacağız kardeşim çok okuyacağız…  Şu örnekle daha iyi anlayacağınıza inanıyorum sizlere Atatürk ve Vasıf Çınar arasında geçen bir vakayı anlatacağım.
Atatürk’üm çok kitap okuduğunu hepimiz biliyoruz.Bir gün Atatürk yine kendini tarih kitaplarına vermişken Vasıf Çınar:

- Paşam!.. Tarihle uğraşıp kafanı yorma… 19 Mayıs’ta kitap okuyarak mı Samsun’a çıktın?

Atatürk, Vasıf Çınar’ın bu çok samimi yakınmasına gülümseyerek şöyle karşılık vermiş:

- Ben çocukken fakirdim. İki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle olmasaydım, bu yaptıklarımın hiç birisini yapamazdım

Ne demek istediğimi sanırım şimdi daha iyi anlıyorsunuz.

Kardeşlerim! Dava arkadaşlarım! Ey Türklük şuur ve bilincini, İslam ahlak ve faziletlerini benliğinde harmanlayan ülkü neferi! Yolumuz uzun ve meşakatlidir. Bu yolda dimdik ayakta durup sağlam adımlarla yürüyebilmemiz için her birimizin bir başbakan olabilecek kapasitede olması gerekmektedir.Vatan, millet olarak girdiğimiz bu zor dönemden ancak kabiliyetlerimiz sayesinde kurtulabiliriz.Sizlere veda etmeden  M. Akif Ersoy’un bir şiirinden dörtlükle selam etmek istiyorum

İstedim fikrini açmak; dedim: ” Artık uyanın!
Memleket mahvoluyor,din de beraber gidiyor;
Sizce Kur’an, bakınız sade uzaktan mı diyor?


Kategorisi: Gündem Yazıları

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter