Erol Güngör Gelişim Programı Osmaniye Kampı Tamamlandı

Ülkü Ocakları tarafından hayata geçirilen Erol Güngör Gelişim Programı çerçevesinde final niteliğindeki kamp Osmaniye’de tamamlandı.

Prof. Dr. Erol Güngör’ün “Bugün Türkiye’de istikbalimizin temeli ve garantisi olan bir milliyetçi gençlik kitlesi vardır. Bu gençlik her türlü iftiranın, en akla gelmez şirretlikleri karşısında tarihi misyonunu yerine getirmek üzere dimdik yürüyor. Gönlü yabancı topraklarında, vicdanı yabancı ellerde değildir. Sadece Türk Milleti’ni düşünüyor; onun felaketine ağlıyor; onun saadetine seviniyor; onun imanını taşıyor, onun büyüklerini rehber ediniyor ve hepsinden ötede, hiç parçalanmadan yürüyor. Bu yüzden bu gençlik Türk Milleti’nin göz bebeği, bugünün ve yarının en büyük teminatıdır. Ölümü hiçe saydığına göre milleti selamete çıkaracak olan azmi ve kudreti taşıyor demektir.” sözünden hareketle milli ve müreffeh bir Türkiye’nin inşasında aktif rol oynayacak bireyleri yetiştirmek maksadıyla Erol Güngör Gelişim Programı hayata geçirilmiştir. Ülkü Ocakları olarak eğitim alanında ortaya koymuş olduğumuz vizyon gereği hayata geçirdiğimiz Erol Güngör Gelişim Programı ile ortaöğretim seviyesinden başlamak suretiyle eğitime tabi tutarak Liderimiz Devlet Bahçeli Bey’in de işaret etmiş olduğu üzere 2023 Lider Ülke Türkiye idealinin gerçekleşmesi için mazimizi atiye taşıyacak gençleri yetiştirmektir.

Ülkü Ocakları Genel Merkezi tarafından düzenlenen ve Erol Güngör Gelişim Programı katılımcılarının dahil olduğu Osmaniye Kampı 16-20 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirildi.

Mülakatlar neticesinde programa dahil edilen on dokuz farklı şehirden kırk iki 11. sınıf öğrencisinin katıldığı kamp 15 Haziran günü katılımcıların kamp alanına ulaşmasıyla başladı.

Üniversite sınavı hazırlık derslerinin yanında ilmihal okumaları, hadis-i şerif okumalarıyla beraber ideolojik okumalar, fikir adamları okumaları, münazara, bilgi yarışması, sosyal sorumluluk projeleri gibi çeşitli faaliyetler gerçekleştirildi.

Yirmi iki haftalık müfredata göre eğitim gören katılımcılar Tarih, Temel İslam Bilgileri ve İdeolojik Okumalar başlıkları altında sınavlara katıldılar. Sonuçlar neticesinde ilk üçe giren katılımcılar lisans hayatı boyunca eğitimi destekleme bursu almaya hak kazandılar.

Türkiye’nin dört bir yanından onlarca ülküdaşımızın katıldığı gelişim programında Bireysel gelişimin temel alındığı programda Ülkücü dünya görüşünün katılımcılara aktarılması amaçlandı.

Programda ilk üçe giren isim ve iller şu şekildedir:

1. Hasan Azgın / Kastamonu

2. M. Emin Ölmez / Gaziantep

3. Furkan Aksu / Zonguldak

Deniz, kano, masa tenisi, langırt, futbol, basketbol ve doğa yürüyüşünün olduğu kamp, 20 Haziran tarihinde sertifika töreniyle son buldu.

Genel Başkanımız Olcay Kılavuz düzenlenen eğitim kampının kapanış konuşmasını yaptı. Genel Başkanımızın konuşması şu şekilde oldu:

Ülkü Ocakları Genel Merkezi düzenlemiş olduğu Erol Güngör Gelişim Programı eğitim kampında sizlerle bir arada bulunmaktan dolayı son derece mutluyum. Eğitim kampının sizlerin kişisel gelişimine katkı sunduğuna inanıyor ve burada öğrendiklerinizi, teşkilatlarımızın işleyişi noktasında tatbik ederek, daha başarılı bir yönetim anlayışı geliştireceğinizi umut ediyorum. Eğitimin ve öğrenmenin hayatın her anını kapsayan bir olgu olduğundan hareketle her an için kendimizi geliştirmemiz gerekmektedir. Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı’nın eğitim faaliyetleri bundan sonra da artarak devam edecektir. İçinde bulunduğumuz bilgi çağının hakim devletlerinin en önemli özellikleri eğitim ve öğretime verdikleri değer ve bu değerin sonucu olarak üretmiş oldukları bilgilerdir.

Bilgiyi kendi toplumlarını ve düzenlerini inşa etmede son derece etkin bir şekilde kullanan bu ülkeler, dünya siyasetinin de belirleyicisi olma hakkını kazanmaktadır. Bilgiye değer vermeyen toplumlar ise hiçbir şey üretememekte ve geri kalmışlığa mahkum olmaktadır. Bugün Türk toplum yapısını incelediğimizde, eğitim ve öğretimin yeterince yaygın olmadığını, bilgiye dayalı bir üretimin gerçekleşmediğini görmekteyiz. Yapılan araştırmalar vatandaşlarımızın okumaya, araştırmaya, proje geliştirmeye ve düşünmeye yeterli ölçüde ilgi göstermediğini ortaya koymaktadır. Bunun bir takım sosyal, siyasal, ekonomik nedenleri vardır. Ancak hiçbir mazeret, geri kalmamızı sağlayan şartları meşrulaştıramaz. Öyleyse Türk milliyetçileri olarak bizler toplumumuzun aydınlanmasına ön ayak olmak durumundayız. Bu Türk milliyetçilerinin en asli vazifelerinden bir tanesidir. Milliyetçiler her zaman toplumun ufkunu açan, ona yön tayin eden ve tehlikeler karşısında onu uyaran insanlar olmuşlardır. Milli mücadele hareketini başlatan bu uyanışı Türk milliyetçileri sağlamıştır.

Ülkemizde estirilmeye çalışılan komünist rüzgarlar karşısında Türk milletini ikaz eden ve bu sömürgeleştirme projesinin karşısında duran yine Türk milliyetçileri olmuştur. Bugünde milli kimliğimiz küreselleşmenin yarattığı tahribat altındadır. Siyasi iktidarın politikaları sonucunda bölgede sevilmeyen ve istenmeyen bir ülke konumuna düşmüş bulunuyoruz. Devlet felsefemiz tarumar edilmiş, binlerce yıllık teamüllerimiz hiçe sayılmış ve ülkemizin itibarı ayaklar altına düşmüştür. Milletimiz etnik ve mezhep temelli bir ayrıştırmaya tabi tutulmuş, milli birliğimiz hedef tahtasına konmuştur.

Yaşanan tüm bu olumsuz gelişmeler karşısında milli duruş gösteren tek kesim milliyetçi-ülkücü hareket olmuştur. Çünkü Türk milliyetçileri yaşanan bu gelişmeleri Türk’çe bir bakışla okumakta ve değerlendirmesini yapmaktadır.

Türk gençliğinin bugün içine düşmüş olduğu tablo içler acısıdır. Milli ve manevi değerlerden habersiz; ülkesi ve milletine karşı kayıtsız, ailesi ve çevresinden kopuk, alkol ve uyuşturucunun esiri olmuş, kimliğinin ve kişiliğinin farkında olmayan bir gençlik modeli oluşmaktadır. Bu tablo karşısında en büyük vazife yine Ülkü Ocaklarına düşmektedir. Türk gençliğini içine düştüğü bu bataklıktan kurtaracak tek kurum Ülkü Ocaklarıdır. Ülkü Ocakları Türk milletinin yegane teminatıdır.

O yüzden ahlaksızlığa, yozlaşmaya, kimliksizliğe ve yabancılaşmaya karşı büyük bir savaş vermek zorundayız. Toplumumuzu ve gençliğimizi bu tehlikeli tuzaklardan alıkoymak, onlara bizi biz yapan değerleri aktarmak en önemli sorumluluğumuzdur. Gençlerimizin milli şuurla yetişmesi ve liyakat sahibi olmasını sağlarsak ülkemizin geleceğinde  simsarların ve riyakarların söz hakkı olamaz. Yarının ülke yöneticileri, öğretmenleri, doktorları, mühendisleri ve sanatçıları Ülkü Ocakları’nın bünyesinde yetişmelidir. Bunun için tüm ülküdaşlarımızın kendisini geliştirmesi ve yarına giden yolda bugünden hazır olması gerekmektedir. Gençlerimizin temel sorunlarıyla yakından ilgilenmeli, onların önünü açmak için sağlıklı ve doğru bir yöntem geliştirmeliyiz.

İçinde bulunduğumuz çağ bilgi ve teknoloji çağıdır. Nasıl ki tarım çağında hakim sınıf tarıma hakim olanlar, sanayi çağında sermayeye hakim olanlar olduysa, bu gerçeklikten hareketle içinde bulunduğumuz bilgi ve teknoloji çağında da bilgiye ve teknolojiye sahip olanlar güce sahip olacaktır. Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in de ifade ettiği gibi milli ve manevi değerlerimizden ödün vermeyerek, yine Başbuğumuzun ifadesi ile “İlahiyat Fakültelerinin koridorları ile Fen Fakültelerinin koridorlarını birleştirerek” bilgi ve teknoloji anlamında gelişmeniz için her türlü fedakarlığı göstereceğimize, eğitim programlarını arttırarak devam ettireceğimize söz veriyoruz.

Faaliyetlerimizi sanattan spora, kültürden edebiyata, her alanda yaygınlaştırmalı, bu alanlarda uzman isimler yetiştirerek,  başarılarımızla kendimizden söz ettirmeliyiz. Sadece kendi yapımızla sınırlı kalmamalı, Türk gençliğinin her kesiminden katılımın olduğu bir kurum olmalıyız. Bu yüzden kapımızı ve gönlümüzü herkese açık tutmalı her gönlü fethetmeliyiz. “İlim Çin’de olsa gidip onu alınız” diyen bir peygamberin ümmeti olarak, bilgiyle kendimizi donatmamız, ilmi kendimize rehber edinmemiz gerekmektedir.

Boş işlerle, dünyevi heveslerle kaybedecek vaktimiz yoktur. Ülkücülüğü her alanda şerefle taşıyabilmek için imanlı, ahlaklı, karakterli, ilkeli ve bilgili bir gençlik modeli oluşturmamız şarttır. Sizlerin bugüne kadar göstermiş olduğunuz hassasiyeti ve çabayı takdir ediyor, çalışmalarınızın bundan sonra da artarak sürmesini temenni ediyorum.

Hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyor, Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Genel Başkanımız konuşmasını tamamladıktan sonra programa katılanlara sertifikalarını vererek çalışmalarından ötürü tebrik etti.

Sertifika programının ardından Genel Başkanımız, masa tenisi ve langırt turnuvalarında birinci olan katılımcılarla gerçekleştirdiği müsabakalarda oldukça renkli anlar gözlemlendi. Öte yandan Genel Başkanımız Olcay Kılavuz, Erol Güngör programı çerçevesi içerisinde, Osmaniye Belediye Başkanı Kadir Kara’yı da makamında ziyaret etti.

 


Kategorisi: Genel Merkezden Haberler

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter