Edirne Ülkü Ocakları Muharrem Ayı Nedeniyle Aşure Dağıttı

Edirne Ülkü Ocakları tarafından Saraçlar Caddesinde aşure dağıtımı yapıldı. Muharrem ayı nedeniyle aşure dağıtımı yaptıklarını belirten Edirne Ülkü Ocakları İl Başkanı Taner Albayrak şunları kaydetti; Muharrem ayının ilahi bereket ve feyzin, ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır. Aşure Günü’nün ruhunda kardeşliğin, birliğin, sevginin, anlayışın ve hoşgörünün anlamı saklıdır.

Albayrak, Muharrem Ayı’nın matem ayı olmakla beraber, geleceğe yönelik kardeşlik ve barış tohumlarının da bu ayda atılmaktadır. Bu ay,  toplumsal barış ve kardeşlik duygularının gelişmesi için de önemlidir. Aşure farklı tatların bir arada güzel bir lezzete dönüşmesi gibi, toplumda  farklılıkları ortaya çıkartarak ayrışmayı değil, birlik ve beraberlik içinde ortak bir tat yakalamayı hedeflemeliyiz. Renkleri, dinleri, kökenleri, cinsiyetleri, milliyetleri ne olursa olsun, insanlık ailesinin bir ve bütün olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda  muharrem ayının 10’u, aşure günü geldiğinde kalbinde iman taşıyan her mümin kardeşimizi bir hüzün ve bir keder kaplar. Sevgili Peygamberimizin ‘Benim dünyadaki çiçeğim, reyhanım’ dediği, ‘cennet gençlerinin efendisi’ olarak ifade ettiği Hz. Ali ve Hz. Fatıma’nın ciğerparesi, Hz. Hüseyin Efendimizin ve pek çoğu ehl-i beytten olan 70 kişinin Kerbela çölünde şehadete ulaştıkları tarihtir. Yürekleri yakan bu acı, dünyanın neresinde olursa olsun, mezhebi, meşrebi, kültürü, coğrafyası ne olursa olsun, Resul-ü Ekrem’e, ashabına ve ehl-i beyt-i Mustafa’ya muhabbet besleyen her müminin ortak acısıdır” dedi.

Kerbela’yı doğru anlamamız gerektiğini söyleyen Ülkü ocakları İl Başkanı Taner Albayrak , “Bize düşen vazifelerden biri de Kerbela’dan bir ayrılık-gayrılık değil, birlik ve beraberlik çıkarmaktır. Yürekleri hiçbir zaman Kerbela’ya dönüştürmemektir. Ancak üzülerek şahit oluyoruz ki, son yıllarda İslam coğrafyasında yaşanan olaylar mezhebi, meşrebi ne olursa olsun Müslümanların Kerbela’yı, Hz. Hüseyin ve arkadaşlarını hala doğru okumadığını, doğru anlamadığını ortaya koymaktadır. Onun içindir ki, bugün etrafımızda nice Kerbelalar yaşanıyor. Kardeş kanı akmaya devam ediyor. Bugüne kadar suçu hep başkalarında aradık, hep başkalarının sinsi emellerine atıflar yaptık. Ama artık bir kere de kendimize bakıp nerede hata yaptığımızı sorgulamak durumundayız. Bunun için bugün mezhebi, meşrebi, dili, kültürü, coğrafyası ne olursa olsun dünyadaki bütün Müslümanların yeni Kerbelalar yaşanmaması için ortak bir dil, ortak bir kültür, ortak bir düşünce, ortak bir gönül birlikteliği geliştirmesi gerekiyor.” diye konuştu

 


Kategorisi: Temsilciliklerden Haberler

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter