Çanakkale Zaferi’nin 101. Yıl Dönümü ile İlgili Açıklama

Tarihimizdeki ve milli hafızamızdaki yeri bakımından, büyük bir öneme haiz olan Çanakkale Zaferi’nin 101. yıl dönümünü idrak ediyoruz. Şan ve şerefle dolu tarihimizin en büyük dönüm noktalarından olan Çanakkale Savaşı, tüm dünyaya karşı verilmiş emsalsiz bir mücadele örneğidir.

Yüzyıllarca üç kıtaya adalet ve hoşgörü getiren Türk Milleti’nin, amansız saldırılar karşısında yıllarca geri çekilmesinin ardından Çanakkale’de Anadolu’nun asla terk edilmeyeceği ilan edilmiştir. Dönemin en ileri teknolojisine sahip istilacılara karşı, Türk Milleti adeta etten duvar örerek geçit vermemiştir.

Balkanlar’da, Kafkaslar’da, Yemen’de, Galiçya’da cephe cephe şehit olan Büyük Türk Milleti; Çanakkale’de tekrar hayat bularak vatanına ve namusuna el uzatılmasına müsaade etmemiştir. Seyit Onbaşı’nın kuvveti, Yahya Çavuş’un cesareti ve 57. Alay’ın şahadeti bu mücadeleye şahitlik etmiştir. Arıburnu, Conkbayırı, Seddülbahir, Kitre ve Kanlısırt bir milletin tekrar şahlanışına tanık olmuştur.

Her bir sathı ayrı ayrı kahramanlıklarla ve ibretlik olaylarla dolu olan Çanakkale’de, Türk Milleti imanın tüm imkanları tarumar edecek bir güç olduğunu tekrar göstermiştir. Bir taraftan cephane ve silah, diğer taraftan giyecek ve erzak sıkıntısına rağmen, Türk Milleti kazandığı zafer ile imkansızlıkların başarısızlığa bahane olmadığını ortaya koymuştur.

Milli Mücadele’nin ön sözü mahiyetinde olan “Çanakkale Savaşları”, bugün her zamankinde daha büyük anlam ifade etmektedir. Zira, temelinde birlik ve beraberlik, özünde bağımsızlık sevdası olan; gücünü imandan alıp, yalnızca Allah’a teslim olan ve hamurunda Türk’ün kuvvet ve kudretini bulunduran “Çanakkale Ruhu”na olan ihtiyaç had safhadadır.

Ülkemiz, bir yanda dış güçlerin diğer yanda bu güçlerin güdümünde hareket eden taşeron zihniyetin ve bölücü terör örgütlerinin hedefi  haline gelmiştir. İktidar da bulunan malum zihniyetin Türk’ü öteleyen siyaseti, hem iç hem de dış politikamızı çıkmaza sürüklemiştir.

Tüm hain plânların mutlak çökeceğine, Türk Milleti’nin bunlara geçit vermeyeceğine olan inancımız tamdır. Zira, Ergenekon’dan çıkışı sağlayan, Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını aralayan, İstanbul’da Sultan Mehmet Han’ı “Fatih” yapan, Çanakkale’de destan yazdıran, Sakarya’da şahlanıp, Dumlupınar’da zafere varan velhasıl milletimizin tüm zor dönemeçlerinde ortaya çıkarak, imkânsızı başartan iman ve ruh halâ bizlerde mevcuttur.

Ülkü Ocakları olarak, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü sebebiyle tüm il ocaklarımız tarafından, o dönemde atalarımızın hangi şartlar altında mücadele verdiklerinin anlaşılabilmesi için, savaş yıllarında askerimizin iaşe listesinde olan “hoşaf ve ekmek” dağıtımı gerçekleştireceğiz. Ayrıca il ocak binalarımızda şehitlerimizin ruhları için Kur’an-ı Kerim tilavetinde bulunacağız.

“Çanakkale Ruhu”nun, toplumumuzda yaşaması ve daha geniş kitlelere yayılması için yaptığımız çalışmalara aralıksız devam edeceğiz. Ecdadın emaneti olan vatanımıza ve milletimize, el uzatılmasına; birlik ve beraberliğimize halel getirilmesine asla müsaade etmeyeceğiz.

Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü münasebetiyle başta Osmanlı Orduları Başkomutanı Şehid-i Âlâ ve Gâzî-i Namdar Enver Paşa, Cumhuriyetimiz’in banisi ve Anafartalar Kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ömürlerini bu millet uğrunda mücadeleye vakfeden tüm büyüklerimizi ve aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Emanetlerini daha ileriye taşımak namusumuz, eserlerini muhafaza etmek borcumuzdur.

Olcay KILAVUZ – Ülkü Ocakları Genel Başkanı

17 Mart 2016

 

 

 

 

 

 

 

 


Kategorisi: Basın Açıklamaları

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter