8
- MİLLETLERARASI AHLAK
Fertlerin birbirine karşı iyilik sever ve iyilik
yapar olması "medeni ahlak" adını aldığı gibi, milletlerin birbirlerinin
iyiliklerini istemesine ve birbirlerine iyilik yapmasına da "milletlerarası
ahlak" adı verilir. Eski Türkler barış dinine bağlı oldukları için, başka
milletlerin dini, politik kültürel varlıklarına karşı saygı duyarlardı. Hatta,
kendilerine iç il ve başak milletlere dış il adlarını vererek, bütün milletleri
bir barış dairesi içinde, milletlerarası bir birlik içinde görürlerdi. Orhon Kitabesi'nde
diğer milletlere çilki il adı veriliyor ki dış il ile aynı anlama gelir. Eski
Türkler, bu dış il deyimi ile, "milletlerarası birlik" kavramını anladıklarını
gösteriyorlar. Çünkü il kelimesi, eski Türkçe'de, barış dairesi anlamında idi.
Her milletin bir iç il olması kendi içinde bir barış dairesi oluşturmasından ibaret
idi. Bununla beraber, bu içil, diğer milletlere de, yabancı gözüyle bakmaz. Onları
da birer il yani barış tapınağı halinde görürdü. Bazı şu farklı adını verirdi.
Eski Türklerin yenilmiş milletlere sonradan kapitülasyon adıyla başına bela
olan olağanüstü ayrıcalıklar sunmaları Türk kültüründeki milletlerarası birlik
fikrinin bir sonucudur. Gelecekte, Milletler topluluğu şimdiki gibi yalandan değil,
gerçekten oluşursa bunun en içten üyesi hiç kuşkusuz Türkiye devleti ve Türk milleti
olacaktır. Çünkü geleceğe ait bütün gelişmeler, tohum halinde Türk'ün eski kültüründe
vardır. Özetle, her milletin yeryüzünde gerçekleştirdiği tarihi ve medeni bir
misyonu vardır. Türk milletinin misyonu ise, ahlakın en yüksek erdemlerini gerçeklik
alanına çıkarmak, en olamaz sanılan fedakarlıkların ve kahramanlıkların olabildiğini
kanıtlamaktır.
|