4
- MİLLİ MÜZİK
Avrupa müziği girmeden önce yurdumuzda, iki müzik vardı:bunlardan
biri Farabi tarafından Bizans'tan alınan Doğu müziği diğeri eski Türk müziğinin
devamı olan Halk melodilerinden ibaretti. Doğu müziği de, Batı müziği gibi,
eski yunan müziğinden doğmuştu. Yunanlılar, halk melodilerinde bulunan tam ve
yarı sesleri yeterli görmeyerek, bunlara dörtte bir; sekizde bir, on altıda bir
sesleri eklemişler ve bu sonunculara "çeyrek sesler" adını vermişlerdi.
Çeyrek sesler, doğal değildi. Bundan dolayıdır ki, hiçbir milletin halk melodilerinde,
çeyrek seslere rastlanılmaz. Buna göre, yunan müziği doğal olmayan seslere dayanan
yapay müzik idi. Bundan başka, hayatta tekdüzelik olmadığı halde, yunan müziğinde
aynı melodinin tekrarlanmasından ibaret üzücü bir tekdüzelik vardı. Ortaçağ
Avrupa'sında ortaya çıkan opera yunan müziğindeki bu iki kusuru giderdi. Çeyrek
sesler operaya uymuyordu. Bundan başka, opera bestecileri ve oyuncuları, halktan
oldukları için, çeyrek sesleri bir türlü anlamıyorlardı. Bu nedenlerin etkisiyle
Batı operası, Batı müziğinden çeyrek sesleri çıkardı. Aynı zamanda opera duyguların,
heyecanların, tutkuların arka arakaya gelmesinden ibaret bulunduğundan "armoni"yi
ekleyerek Batı müziğini monotonluktan bu ki yenilik olgunlaşmış Batı müziğinin
doğmasına neden oldu. Doğu müziğine gelince; bu, tamamen eki halinde kaldı.
Bir taraftan çeyrek sesleri koruyordu diğer yönden armoniden hala yoksun bulunuyordu.
Farabi tarafından arapçaya aktarıldıktan sonra bu hasta müzik sarayların rağbetiyle,
farsçaya ve osmanlıcaya da aktarılmışlardı. Diğer taraftan Ortodoks ve ermeni
keldani, süryani kiliseleriyle yahudi sinagoğu da bu müziği Bizans'tan almışlardı.
Osmanlı ülkesinde bütün Osmanlı elemanlarını birleştiren tek kurum olduğu için,
buna Osmanlı milletler topluluğu müziği adını vermek de gerçekten çok uygundu. Bu
gün, işte, şu üç müziğin karşısındayız. Doğu müziği, Batı müziği, Halk müziği. Acaba,
bunlardan hangisi bizim için millidir? Doğu müziğinin hem hasta, hem de milli
olmadığını gördük, halk müziği milli kültürümüzün, batı müziği de yeni medeniyetimizin
müzikleri olduğu için her ikisi de bize yabancı değildir. O halde, milli müziğimiz,
memleketimizdeki Halk müziğiyle Batı müziğinin kaynaşmasından doğacaktır. Halk
müziğimiz bize birçok melodiler vermiştir. Bunları toplar ve batı müziği formlarına
göre "armonize" edersek hem milli, hem de Avrupalı bir müziğe sahip
oluruz. Bu görevi gerçekleştirecek olanlar arasında, Türk Ocakları'nın müzik toplulukları
da vardır. İşte Türkçülüğün müzik alanındaki programı esas itibarıyla bundan ibaret
olup bundan ötesi milli müzikçilerimize aittir.
|