2
- MİLLİ ÖLÇÜ
Eski Türklerin şiir ölçüsü hece ölçüsüydü. Kaşgarlı Mahmud'un
sözlüğündeki Türkçe şiirler, hep hece ölçüsündedir. Sonraları Çağatay ve Osmanlı
şairleri, taklit yoluyla, İranlılardan aruz ölçüsünü aldılar. Türkistan da Nevai,
Anadolu'da Ahmet Paşa aruz ölçüsünü yükselttiler. Saraylar, bu ölçüye değer veriyorlardı.
Fakat halk, aruz ölçüsünü bir türlü anlayamadı. Bu nedenle halk şairleri, eski
hece ölçüsüyle şiirler söylemekte devam ettiler. Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Kaygusuz
gibi tekke şairleri ve Aşık Ömer, Dertli, Karacaoğlan gibi saz şairleri hece ölçüsüne
bağlı kaldılar. Türkçülük ortaya çıktığı zaman, aruz ölçüsüyle hece ölçüsü
yan yana duruyordu. Güya birincisi seçkinlerin ikincisi halkın söyleyiş araçlarıydı.
Türkçülük, dildeki ikiliğe son verirken, ölçüdeki bu ikiliğe de ilgisiz kalamazdı.
Özellikle tamlamalı dilden ayrılmadığı için, bu iki Osmanlı kurumu hakkında aynı
yargıyı vermek gerekir. Bunun üzerine, Türkçüler, tamlamalı dilde beraber, aruz
ölçüsünü de milli edebiyatımızdan kovmağa karar verdiler. Sade dil, aruz ölçüsüne
pek uymuyordu. Oysa ki, hece ölçüsüyle sade dil arasında yakın bir akrabalık vardır.
Sarayın ihmaline rağmen halk, sadece Türkçe ile hece ölçüsünü iki değerli tılsım
gibi, sinesinde saklamıştı. Bu nedenle Türkçüler, bunları bulmakta güçlük çekmediler. Bununla
beraber hece ölçüsü bazı şairlerimizi yanlış yollara götürdü. Bunlardan bir kısmı,Fransızların
hece vezinlerini taklide kalkıştılar. Mesela, Fransızların Alexandrın dedikleri
(6+6) ölçüsünde şiir yazdılar. Bu şiirler, halkın hoşuna gitmedi. Çünkü, halkımız
hece ölçüsünün ancak bazı biçimlerinden zevk alıyordu. Milli ölçülerimiz halk
tarafından kullanılan bu sırlı ve belirli ölçülerdir. Halk ölçüleri arasında,
(6+6) şekli yoktur; bunun yerine, Türk halkı, bu son ölçüden çok hoşlanıyor. Bu
tecrübe, aynı zamanda, başka milletlerden ölçü alınamayacağa kuralını da meydana
attı. Böylece bizdeki hece vezni taraftarlığı başka dillere ait hece ölçülerini
taklit demek olmadığı ve Türk halkına özgü hece ölçülerini canlandırmadan ibaret
bulunduğu ortaya koydu. Hece ölçüsünü yanlış yola götüren şairlerden bir kısmı
da, ölçüler icadına kalkıştılar. Bunların yoktan var ettiği ölçülerden bir çoğunu
da halk kabul etmedi. Böylece anlaşıldı ki, milli ölçülerle halkın eskiden beri
kullanmakta olduğu ölçüler sonradan kabul edildiği ölçülerdir. Halkın hoşlandığı
ölçüler hece biçiminde olsa bile, milli ölçülerden sayılamaz.
|