Anayurdumuz – Batuhan Sobay

(Genç Kalemler Yazı Yarışması bünyesinde yarışmaya katılan Genç Ülküdaşlarımızın yazılarından birisidir.)

Çok geniş bir coğrafyaya sahip olan Orta Asya’nın dünya tarihinde ki yeri çok ayrıdır. Özellikle Türklerin anayurdu olan bu kıta bir çok zafere ve savaşa ev sahipliği yapmıştır. İpek ve baharat yollarına sahip olan Orta Asya hem ticari,hem askeri, hem de ilmi yönden diğer bölgelere göre üstün olduğu açıkca görülmüştür. Türk tarihinin doğduğu bu coğrafya bizler yani Türkler için apayrı bir yerde bulunuyor. Bir çok devlete, boya ev sahipliği yapması nedeniyle tarihin başlangıç noktasıdır Orta Asya.

Orta Asya’nın bize ne ifade ettiğini kelimelerle anlatmak biraz kısır olacaktır elbet. Anayurdumuz… Düşünsenize atalarımızın binlerce zafer kazandığı topraklar,kan döküp kan akıttığı topraklar,uğruna can verdiği topraklar,tarihe Türklerin adını kazıttığı topraklar…

Ben hayatımda bozkır görmedim. Eminim ki çoğumuzda görmedik. Peki görmediğin bir şey nasıl anlatılır, nasıl sevilir? İşte gerçek aşk diye buna denir. Görmeden sevmeye… Sevmek için görmek gerekmez. Önemli olan hissetmek , o şerefli duyguyu hissetmek. Cengiz Aytmatov’un bir sözü var; ‘’Ben bozkırda doğmuş biri olmama rağmen, hayatında bozkır görmemiş Atsız kadar bozkırı heyecanlı anlatamadım’’. Ben de görmedim, evet. Ama gözlerimi kapatıp birazcık hayal ettiğimde inanın beslediğim o duyguları harflerle nitelendiremem. O an Kürşad’ı görüyorum sanki. Türk tarihinin büyük tengrisi , 40 yiğidiyle Türklerin özgürlüğü için canını veren Kürşad ‘ı. Bir hayal edin , Ötüken’e gidiyorsunuz bundan 600 yıl önce tarih’i baştan yazan atalarınızın bastığı topraklara basıyorsunuz. Ne kadar inanılmaz değil mi?

Peki ya şimdi? Herkes için bu kadar önemli mi Orta Asya? Ben söyliyeyim kesinlikle değil. Eğer öyle olsaydı şimdi o topraklarda ne yaşanıyor, neler oluyor herkesin haberi olurdu.

Soydaşına yapılan eziyetten haberin olurdu , Doğu Türkistan’da 250 Türkün kurşuna dizildiğinden haberin olurdu.Çok değil yalnızca 2 hafta önce, Urumçi’de bomba patlatıldı . 31 Uygur Türkü öldü ve 94 Uygur Türkü yaralandı. Sormak lazım, kimin haberi var? Bırakın onu Urumçi’nin bir şehir olduğunu bilmeyenler bile var. Veya da kim çıktı ve dile getirdi? Kim başsağlığı diledi? Kim onlara yardım etti?

Kimse…

Utanarak söylüyorum ki kimse …

Politikacılar,bakanlar,milletvekilleri, devlet büyükleri nedense herkes susuyor ,sessiz kalıyor,haksızlığa göz yumuyor. Bu söylediklerim siyasi olarak anlaşılmasın , kesinlikle öyle bir amaç gütmüyorum. Ben bunu bir vatandaş olarak yazıyorum . Zoruma gidiyor arkadaş, şu sessizlik zoruma gidiyor. Nerde kaldı Türk-İslam birliği , nerde kaldı kardeşliğimiz?

Kardeş kardeşinin ölümüne göz yumar mı? Yumuyorsa ona kardeş denir mi? Nerde bizim milliyetçiliğimiz ? Cevap net, çıkar dağlarının arkasında kaldı. Çinle ilişkilerimizi geliştirmek için kardeşlerimizi yalnız bırakıyoruz . Hayatını çıkarlar üstüne kurmuş bir halk ,bir nesil var. Karın doyurmak için yaşayan bir nesil . Lafım onlaradır.’’Unutmayın hayvanlarda karnını doyurabiliyor’’.

Yani diyeceğim o ki Orta Asya’nın 21. yüzyıldaki yeri, tam bir utanç tablosu gibi…


Kategorisi: Gündem Yazıları / Türk Dünyasından Haberler

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter