Akçaabat Ülkü Ocakları “Bayırbucaktan Ötüken’e Bir Millet Uyanıyor” Gecesi Düzenledi.

Akçaabat Ülkü Ocakları tarafından organize edilen “Bir Millet Uyanıyor” temalı geceye yoğun ilgi vardı.

Bayırbucak’tan Ötüken’e Akçaabat Ülkü Ocakları Eğitim Vakfı tarafından organize edilen “Bayırbucak’tan Ötüken’e-Bir Millet Uyanıyor” isimli etkinlik Fatih Eğitim Fakültesi Mahmut Goloğlu Oditoryumu’nda gerçekleştirildi. Kalabalık bir katılımın olduğu gecede Ali Kınık da bir konser verdi.

Emir Sultan Ergün’ün sunuculuğunu yaptığı Akçaabat Ülkü Ocakları Başkanı Melikşah Atasoy’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliği Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Trabzon İl Başkanı Nihat Birinci ve İlçe Başkanı Miraç Çınar, Trabzon Ülkü Ocakları Başkanı Mihrab Altınışık, Araklı Ülkü Ocakları Başkanı Embiya Cevahir, KTÜ Öğrenci Derneği Başkanı Emirhan Bostan, Fatih Eğitim Fakültesi Öğrenci Derneği Başkanı Enes Özcan, Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi Başkanı Cemil Pehlevan ile çok sayıda ülkücü takip etti. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklâl Marşı’nın okunmasıyla başlayan etkinlikte ilk olarak MHP eski Akçaabat İlçe Başkanı Ali Akbulut’a bir plaket verildi.
Etkinliğin açılış konuşmasını ise Akçaabat Ülkü Ocakları Başkanı Melikşah Atasoy yaptı. Atasoy konuşmasında şunları söyledi:
Değerli misafirler, protokolün kıymetli üyeleri, Akçaabat Ülkü Ocakları ailesi olarak düzenlediğimiz Bayırbucaktan Ötükene bir millet uyanıyor isimli gecemize hoş geldiniz sefalar getirdiniz.

Bayırbucak bölgesinde yaşayan Türkler, yıllarca Anadolu Türklerinin hac yollarını emniyete almış, cefakâr soydaşlarımızdır. Diğer Türkler gibi kalbi ve gözü Türkiye’dedir.
Katil Esat ve onun hamisi Rusya dün olduğu gibi Türklerle savaşmakta Vatan müdafaası yapan Bayırbucak Türklerine her türlü asimilasyon yapılmaktadır.
Kuzey Irakta olduğu gibi Soydaşlarımız katledilmekte, sürgüne zorlanmakta yüz yıllardır yaşadıkları vatanlarında mülteci durumuna düşmektedir.
Doğu Türkistan kâfir kızıl çin işgalindedir. Karabağ Ermeni işgalindedir. Kerkük Musul ve Türkmenelinde Barzani aşireti Türklere zülüm etmektedir. Rusya ise başta Kırım olmak üzere sayısız Türk toprağını işgal etmiştir.
Türk dünyası üzerinde bunca oyun varken Ülkemizde ulusalcı diye geçinen dünün Rusçuları bu gün Türk Dünyasında ki bağımsızlık hareketlerini ABD’nin oyunu olarak görmekte ve Avrasyacılık diye adlandırdıkları Maocu Leninci zihniyeti devam ettirmektedirler. Dün olduğu gibi bu insanlara Türk Milliyetçileri asla taviz vermeyecektir.
Cenab-ı Allah’ın izni ile Türk Milliyetçileri elbet büyük Turan Devletini kuracaktır.
Türk Dünyasının gözü Türkiye’den gelecek sesi beklemektedir. Bu ses en son 1974 yılında Kıbrıs Türklüğü için geçte olsa Anavatan Türkiye’den gelmiştir. Türk dünyası “gavim gardaş nerdesen” diyerek beklemektedir.
Rezil televizyon programları ile şok etkisi oluşturulan, ahlaki değerleri hiçe sayılan, Türk gençliği maalesef bu tuzaklara düşürülmek istenmekte ve aşağılık kompleksi maalesef oluşturulmaktadır.
Her şeye rağmen Ülkücü hareket Türk Dünyasının derdi ile dertlenmekte imkânlar nispetinde üzerine düşeni yapmaktadır.
Değerli öğrenci arkadaşlar, Üniversitelerde bölücü terör örgütü mensupları yuvalanmakta ailesinin okuması için kıt imkânlar ile üniversiteye gönderdiği gençler dünyevi bazı araçlarla kandırılmaktadır.
Hamd olsun KTÜ’ de bu hainler yok denecek kadar azdır. Bilindiği üzere Ege üniversitesinde Fırat Çakroğlu kardeşimiz hainler tarafından Şehit edilmiş Türk Düşmanı medya aracılığı ile olay karşıt görüşlü öğrencilerin kavgası olarak yansıtılmıştır.
Son anavatanımız Türkiye’yi bölmek isteyen hainler Ülkücü hareket var oldukça emellerine ulaşamayacaktır. Dün olduğu gibi bu günde Ülkücü Hareket vatanın ve milletin birliği için mücadele etmektedir.
Değerli Akçaabatlılar
Türk İslam Davasının saygıdeğer mensubu ülküdaşlarımın kalplerindeki Vatan Bayrak ve Kur’an İnancı Doğu Türkistan’da Kırımda ve Turan İllerindeki gençlerin kalp atışları ile aynıdır.

Kosova’dan Doğu Türkistan’a Turan illerinde haykırılan tekbirler, Mardin’de, Şırnak’ta, sınır boylarında nöbet tutan askerin miğferinde Türkmen dağındaki Bozkurtların matarasında yankılanmaktadır.
Tıpkı Malazgirt’in bir Türkmen çadırında Niğbolunun İstanbul’un fethinde Çaldıranın Rodos’ta Mohaç zaferinin Çanakkale’de karşılık bulması gibi.
Âleme nizam veren Ceddin ve Alperenlerinin, Ötüken bozkırlarından çıkıp Otranto kapılarına dayanması sadece birkaç asır sürmüştür.
Bu neslin devamı olan Türk milleti Ergenekon’dan çıkar gibi düşürüldüğü dar boğazdan çıkacaktır.
“Allah bize yeter, O ne güzel vekildir. “ ayetiyle ümitli gençlik her daim vatanını savunacak, küfrün karşısında olacak küffara asla geçit vermeyecektir.
Gecemizin hayırlara vesile olmasını Cenabı Allahtan niyaz ediyor, mübarek Üç ayların Memleketimize huzur getirmesini diliyorum.
Sözlerimi şu veciz dizelerle bitirmek istiyorum.
Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes ey kahpe rüzgar artık ne taraftan esersen es!“
Trabzon Ülkü Ocakları Başkanı Mihrab Altınışık’ ise şunları kaydetti:
Millet Uyanıyor adlı gecemize hoş geldiniz sefalar getirdiniz.
Dün akşam Mardin’i: Akçaabat Ülkü Ocaklarının düzenlemiş olduğu Bayırbucaktan Ötüken’e Bir n Nusaybin ilçesinde bir binbaşımız iki emniyet amirimiz ve iki Polis Özel Harekat görevlimiz vatan haini alçaklar tarafından Şehit Edilmiştir. Şehit güvenlik güçlerimize Allahtan rahmet Şehit ailelerimize ve yüce Türk milletine sabırlar dilerim.
Memleketimizin bu zor günlerinde amacımız saz çalıp eğlenmek değildir.
Amacımız dünya Türklüğünün içinde bulunduğu çıkmazlarda varlığın Türk varlığına armağan etmiş gönülleri bir araya toplayarak Musul’da Bayır bucakta Doğu Türkistan’da zülüm altında inleyen soydaşlarımızın acılarını paylaşmak içimizde sönmeyecek Turan ateşini körüklemek ve bunu dosta düşmana hissettirerek asla unutmadığımızı ve unutmayacağımızı göstermektir. Bedeli ne olursa olsun dünyanın neresinde bir Türk varsa derdini dert mutluluğunu kendine sevinç edinen bir anlayışa sahip olan biz Ülkü Ocakları Türkmen dağında Bayır Bucakta Kerkük’te Musul’da Doğu Türkistan’da her türlü vahşete ve zulme uğrayan soydaşlarımızın yanında olacak ve Türkün haklı davasını her platformda dile getirerek avazımız çıktığı kadar haykırmaya devam edeceğiz.
Bizler 4 Nisanda Cennet Mekân Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in aramızdan ayrılışının 19. Yıl dönümünde evlatları olarak yine kabri başındaydık. Tekrardan gördük ki 4 Nisanda yükselen sesler Başbuğumuzun fikriyle yaşandığını ve onun izinden yürüyenlerin Türk Milletini mutlaka yükselteceğini gösterir. 4 Nisanın sade bir anma değil aynı zamanda anlama ve yemin tazeleme olduğunu bir kez daha hissederek yaşamış olduk.
Huzurlarınızda Başbuğumuz başta olmak üzere bir hilal uğruna canlarını veren mübarek davamızın ülkü Şehitlerini dar ağaçlarında solan güllerini fikir büyüklerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyorum.
Onların bize emaneti olan Ülkü Ocaklarını daha yükseklere taşıyacağımıza olan inancımızın çalışkanlığında şartlar ne kadar zor olursa olsun hava ne kadar karanlık olursa olsun asla yolumuzda dönmeyeceğiz. Milletimize hizmetin ibadet olduğunun farkında olarak kalıcı eserler bırakıp bir nesil yetiştireceğiz. Bir birine inanmış ve birbirini sevmiş dava birlikteliklerinin yanına gönül birlikteliklerini eklemiş inançlı ve azimli kararlılığından asla vazgeçmeyen ve duruşundan taviz vermeyen Allah rızasını kazanabilmek için var gücüyle çalışan ve memleketin Türk Milletinin her derdi ile dertlenerek uykuları kaçan bu camianın oluşturacağı yarınların önüne Allahın izni ile hiçbir güç duramayacaktır. Sıklıkla kendimizi tazeleyerek yaptığımız Ülkücü yeminimizin sonunda başaracağız başaracağız ilkesine olan inancımız tamdır ve bakidir.
Ülkü Ocaklılar olarak bizler şu kalbimizin üzerinde “ ey müminler size iki emanet bırakıyorum onlara sarılıp uyudukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim ve Peygamberin sünnetidir” diyen Peygamber (SAV) efendimizin Veda Hutbesini, sağ cebimizde “Mustafalar ölür Allah davası ölmez Milliyetçilik yaşar zafer her zaman Allah’a inanlarındır” diyerek darağacına koşan Mustafa Pehlivanoğlu’nun mektubunu taşıyarak bu inanç ve maneviyatla yürüyoruz. İşte bu yüzden bu inancın ve adanmışlığın başaramayacağı hiçbir şey yoktur. Mübarek üç aylara girdiğimiz şu günlerde rabbim Recep ve Şabanı bize hayırlı kılsın ve bizi Ramazana ulaştırsın. Yine bu ayda idrak edeceğimiz Kutlu Doğumun başta ülkemiz olmak üzere bütün Müslüman âlemine huzur ve hayırlar getirmesini Rabbimizden niyaz ediyor Peygamber efendimize duyulan sevgi ve bağlılığın perçinlenmesine vesile olmasını dileyerek sizleri sevgi ve muhabbetlerimle selamlıyorum.
Hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Sağ olun var olun.”

Konuşmaların ardından,Enver Topsakal ve Tahir Usman da birer şiir seslendirdiler. Etkinliğin sonunda ise ülkücü hareketin beğenilen seslerinden Ali Kınık bir konser verdi. Ali Kınık’ın seslendirdiği türkü ve marşlarla coşan ülkücüler bol bol slogan attılar.


Kategorisi: Temsilciliklerden Haberler

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter