|
Necip ASIM BEY (1861-1935)
"Türk dilinde icra edilen ufak bir tedebbu bile Türk milletinin;
kadim bir edebiyatı olduğunu gösterebilir. Bütün Türk uluslarında
müşterek olup parmak hesabınca manzum olan birçok atalar sözü şüphesiz
adı sanı hatıralardan silinmiş bir takım millî şairlerin eserlerinden
hafızalarımıza naklolunmuş parçalardır."
Türk dili ve tarihi üzerinde yaptığı ilmî araştırmalarla tanınan
NecipAsım Bey 1861'de Kilis'te doğmuştur. Öğrenim hayatına Şam'da
başlamış ve 5. Ordu Askerî İdadisine girmiştir. Necip Asım Bey Yusuf
Akçura'ya yazdığı bir mektupta, Şam'da Türklerin yabancı gibi tutulduklarını
ve Arap hocalarından zulüm gördüğünü yazmıştır. Öğrenimini tamamlayınca,
piyade mülazımı olmuştur. Necip Asım Bey askeri eğitim gördüğü halde
doğum yeri olan Kilis'te özel dersler almaya başlamış ve öğrenim
hayatı bitinceye kadar bu derslere devam etmiştir. İstanbul'da Kuleli
Askerî İdadisine ve Harbiye mektebine devam etmiştir. Öğrenimi sırasında
kitabet ve edebiyat derslerinde Türkçülüğünü göstermiştir.1878'de
Ahmet Mithat Efendi ile tanışmış ve Harbiye mektebinde okuduğu sıralarda
onun gazetesi olan Tercüman-ı Hakikat'a makaleler vermiştir. 1897'de
hemen her cuma Ahmet Mithat efendinin yalısına giderek, Veled Çelebi'yle
de burada tanışmıştır. N. Asım Bey ve Veled Çelebi Abdülhamit devrinin
en tanınmış Türkçüleridir. 1893'de Ahmet Cevdet Beyin İstanbul'da
çıkarttığı "İkdam" gazetesinin yazı kurulunda görev almıştır.
Gazete, Yusuf Akçura'nın "Üç Tarz-ı Siyaset" eserinde
Türçülük organı olarak gösterilmiştir. Necip Asım Bey, Veled Çelebi'nin
dediğine göre bahse muktedir olduğu konuları o fennin uzmanına gerçekten
beğendirmek suretiyle başlamış, git gide çalışmasının ürünü artarak
İslâm fazılları ve Avrupa oryantalistleri arasında bugün sahip olduğu
dereceye ulaşmıştır. 1980 yıllarında Avrupa'da tanınmaya başlamıştır.
N. Asım Bey, Avrupa'nın ilmî yönü ile Osmanlıyı birbirine bağlayan
köprü rolünü yüklenmiştir. Araştırmalar ve incelemeler yaparken
askerî okullardaki görevini ihmal etmemiş, miralay rütbesini almıştır.
Meşrutiyetin ilanından sonra "Türk Dili Tarihi" kürsüsüne
müderris olarak geçmiştir. 1927 seçiminde TBMM'ne üye seçilmiş,
1935'de vefat etmiştir.
Fikirleri ve kişiliği: Necip Asım Beyin Türkçülüğe hizmeti
özellikle; dil ve tarih alanında olmuştur. İlk kez Türklerin bu
alanda, Avrupa metodlarıyla çalışmalarını Avrupa'ya tanıtmıştır.
Eski Türk dillerine ve eski Türk harflerine Türk tarihine milletimizin
açık bir şekilde dikkatini çeken ilk aydınlarımızdandı. Fenne, askerliğe,
tarihe dair yirmiyi geçen eser bırakmıştır. Doğu musikisinin millîleştirilmesi
için uğraşmış, bundan da önemlisi Osmanlı dilinin Türkçeleşmesi
için çalışmıştır.En önemli hizmeti Leon Cahun'un "AsyaTarihine
Giriş" adlı eserini doğu kökenli bilgileri ile genişleterek
tercüme etmesidir. Gökalp'e göre bu kitap her tarafta Türkçülüğe
dair eğilimler uyandırmıştır. Osmanlılarda belki de bütün Türkler
içinde ilk "Bütün Türk Tarihi" yazarı olmuştur.
Eserleri: En önemli eseri "Türk Tarihi"dir. Atebetül
Hakayık,Ayasofya kütüphanesinden bularak, ilim dünyasına kazandırmıştır.
Divanü Lugat-it Türk'teki savlar, toplamıştır. Türk Yurdu, Milli
Tetebbular vb. dergilerde Türk dili, tarihi ve folkloruna ait ilmi
yazıları ile Gök Bayrak adlı bir romanı da Türkçeye çevirmiştir.
|