30 Mart 2014′de Yapılacak Olan Yerel Seçimlere İlişkin Basın Açıklaması

Seçimler demokratik ülkelerde demokrasinin tesisi ve demokratik düzenin işleyişi bakımından ehemmiyete haiz bir meseledir. Ülkemizin içinden geçtiği bu kritik virajda yerel seçimlerle başlayacak olan süreç Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve genel seçimlerle sona erecek.

Cumhuriyetin ilanı ile birlikte ülke yönetimi için tek yetkili merci aziz milletimiz olmuştur. Fakat ülkemizde şu an yaşananlar milletimizi büyük bir umutsuzluk ve kararsızlığa sevk etmiştir. Aziz milletimiz sandığa yolsuzluk, paralel yapı, ses kayıtları gibi vahim iddialar, ekonomik istikrarsızlık, toplumsal sorunlar ve demokratik özerklik tehdidi gibi sosyal meselelerin gölgesinde gitmektedir.

Bu vahim konular ülke gündemini uzun bir süredir işgal etmektedir. Bu da milletimizi hem karamsarlığa sevk etmekte hem de devlet kurumlarının yıpranmasına sebebiyet vermektedir. Bu dönemde birçok polisin görev yeri değişmiş, yargı hükümete bağlanmış, bölücü zihniyet ise demokratik özerklik isteğini daha yüksek sesle söylemeye ve dillendirmeye başlamıştır.

Komşularla sıfır sorun politikası olarak belirlenen dış politikamız bütün komşu ülkelerle sorunlu, gergin bir hale dönüşmüş hatta komşu ülkelerin iç işlerine müdahale etmek suretiyle vuku bulmuştur. Bu dönemde Suriye’de El Kaide ve PKK’nın uzantısı Pyd devlet kurmuş AKP hükümeti de bu terör uzantıları ile müzakereler ve işbirliği yapmıştır. Yeni ortaya çıkan ses kayıtları Suriye’yle planlanan savaş senaryolarını açık etmiştir. Bu iddialar son derece vahimdir ve aynı zamanda yaşanan acziyetinde bir göstergesi olmuştur.

Her gün yeni bir yolsuzluk dosyası gündeme gelmiş; önce inkâr edilen bu olay daha sonra bakanların istifası ile kabul edilmek zorunda kalmıştır. Bakanlarla ilgili fezlekeler milletten gizlenmiş ve mecliste dahi açıklanmadan geçiştirilmeye çalışılmıştır. Milletimiz açlık sınırında çok zor hayat şartları altında yaşarken başbakanın oğulları bakanların çocukları semirmiştir.

İnternetten yayınlanan bu ses kayıtlarından ürken iktidar derhal gücünü kullanarak sosyal medyayı devre dışı bırakmaya çalışmıştır. Bu tavır AKP’nin nasıl bir suçlu psikolojisi içerisinde hareket ettiğini gözler önüne sermiştir. İnsanların en temel özgürlük haklarından biri olan haber alma hakkı bu vesileyle engellenmiştir.

Öte yandan bölücü faaliyetler hız kazanarak sürmeye devam etmektedir. Üniversitelerde terörist yapılanmaların önüne geçilmemiş ve ülkücü öğrencilere saldıran teröristler aflarla okullarına geri dönmüştür. Bölücüler hükümetin tavizlerinden yüz bularak her türlü hadsizliği sergileme zemini bulmuşlardır. Bölücü başının hükümetle yürüttüğü müzakerelerin ses kayıtları ayyuka çıkmıştır.

Tüm bu yaşanan gelişmeler artık AKP için yolun sonunun geldiğini göstermiştir. Bunca ihanete Türk milletinin artık tahammül edecek gücü kalmamıştır.

Türk gençliği kendisine reva görülen bu kötü ve çirkin muamelenin cevabını yarın sandıkta muhataplarına iletecektir. Yolsuzluğa, yoksulluğa, ranta, ihanete “ Artık yeter” diyecektir. Diktatör heveslilerine, milletin dini duygularını sömürenlere, geleceğimizi karartanlara bir ihtarda bulunacaktır.

Ülkü Ocakları Türk gençliğinin yarım asırdır en büyük ve etkili temsilcisi olan bir kurumdur. Kurumumuzun siyasi tavrı ve tercihi MHP’de anlamını bulmaktadır. Ülkemizi bu ateş çemberinden çıkaracak ve “Onurlu bir Türkiye” hedefine ulaştıracak yegane güç Milliyetçi Harekettir.

Bu vesileyle Türk gençliğini yarın sandık başında tavrını ortaya koymaya davet ediyoruz. Seçimlerin ülkemiz, milletimiz ve demokrasimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz.


Kategorisi: Genel Başkan'dan

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter