3 Mayıs Milliyetçiler Günümüz Kutlu Olsun

Bugün, 3 Mayıs Milliyetçiler Günü’nün 71. Seneyi devriyesini idrak etmekteyiz.

3 Mayıs 1944, Türk Milliyetçiliği fikrinin, eylem sahasına indiği, kötü gidişe dur demek için tarihi köklerinden kaynaklanan reflekslerini gösterdiği kutlu bir gündür.
3 Mayıs 1944 tarihinde, kötü gidişata karşı devrin idarecilerini uyaran merhum Hüseyin Nihal Atsız Bey, bir takım gayrimilli unsurların kışkırtmasıyla, hukuksuz, haksız ve zalimane bir yargılamanın muhatabı olmuştur. Mümtaz dava adamı Atsız Bey’in uğradığı haksızlığa karşı milli ve şahsiyetli bir duruş gösteren Türk Gençliği, Ankara sokaklarına inmiş;devrin tarafgir ve vurdumduymaz idaresine demokratik tepkisini ortaya koymuştur. Türk Gençliği’nin ortaya koyduğu bu tepki, Türk Milliyetçilerinin, devre göre yüksek bir demokratik bilince sahip olduğunu göstermesinin yanı sıra, gayrimilli hedefler güden ve bunlara hoşgörü gösterenlere karşı bir milli öfke olarak tarihe düşülen önemli bir nottur.

Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş Beyefendi, Necdet Sançar, Hikmet Tanyu, Fethi Tevetoğlu, Reha Oğuz Türkkan, Hüseyin Namık Orkun gibi mümtaz dava adamlarının birer kutup yıldızı misali yol gösterdiği 3 Mayıs 1944’te, Türk Milliyetçileri, Çin Seddi önlerinde, Malazgirt’te, 1453’ün kutlu fethinde ve İstiklal Harbi’nde olduğu gibi Cumhuriyet tarihinde de var olacaklarını dosta düşmana göstermişlerdir. İşkenceler ve tabutluklar karşısında, Türk Milliyetçileri, korkmamış, sinmemiş, inandıkları davadan vazgeçmemiş ve kutlu yürüyüşlerine tüm kararlılıkları ile devam etmişlerdir.

3 Mayıs 1944 tarihinde, “Irkçılık ve Turancılık” davası adı altında, Türk Milliyetçiliği fikrini yargılamaya kalkan itibar cellatlarının planları ters tepmiş; Türk Milleti, evlatlarına ve onların davasına sahip çıkmıştır. Bu yargılama ile birlikte, İstiklal Harbi’ndeki kutlu zaferin rehavetine kapılmış olan Milletimiz, silkinip kendine gelmiş ve mücadelesine kaldığı yerden devam etmiştir. “Irkçılık ve Turancılık” adı altında, akıllarınca Türk Milliyetçiliğini yargılamak isteyenlerin günümüzdeki uzantıları bilmelidirler ki, 3 Mayıs 1944’de yargılananlar, maruz kaldıkları bu haksızlığı nasıl bir şeref madalyası olarak ömürlerinin sonuna kadar taşımışlarsa, Ülkü Ocaklılar da Türk Milletinin bir ferdi olmayı ve O’nun için mücadele etmeyi kutlu bir görev olarak telakki edecek; bir takım zihniyetler tarafından her dönem gerçekleştirilen haysiyet cellatlığını tebessüm ve metanetle karşılayarak yollarından geri durmayacak, çile ve kut dolu yürüyüşlerine devam edeceklerdir. Türk Milliyetçiliği ve Turancılık, bizim nazarımızda hiçbir zaman suç olarak kabul edilemeyeceği gibi, mensubu olmaktan gurur duyduğumuz ve yolunda her türlü badireyi göze aldığımız mübarek davamızdır.

Şu husus çok iyi bilinmelidir ki; Atsız ve Türkeş Beylerin davası, Cenabı Allah’ın izniyle Dünya var oldukça yaşayacaktır. 3 Mayıs 1944’de yazılan destanı, o destanın aziz kahramanlarını istismar ederek, Türkçülüğü, Türk Milliyetçiliği ve Ülkücülük fikrinden kopararak bir antitez olarak ileri sürme gafletini gösterenler, bu tutumlarından derhal vazgeçmelidir. Ülkücülük, tarihin derinliklerinden süzülüp gelen milli hafızanın, kurumsallaşmış ifadesidir. Bu milli hafızanın beşeri ve tarihi kaynaklarından en önemlisi de, 3 Mayıs 1944’de gerçekleşen eylem ve neticeleridir.

3 Mayıs Milliyetçiler Günü vesilesiyle, başta merhum Hüseyin Nihal Atsız Bey ve Alparslan Türkeş Bey olmak üzere, 3 Mayıs 1944 ve devamındaki süreçte Türk Milliyetçiliği fikrini savunan aziz kahramanlarımız ile Hakk’a yürümüş tüm dava şehitlerimize Cenabı Allah’tan rahmet dileriz.


Kategorisi: Basın Açıklamaları

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter