29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun

Bugün, Cumhuriyetimizin Kuruluşunun 92’inci yıldönümünü kutlamanın heyecanını ve coşkusunu yaşıyoruz. Kutlu olsun.

Cumhuriyet, tarihte eşine az rastlanır bir kahramanlık destanı, bir milletin yekvücut bir şekilde verdiği varlık mücadelesi, bir cesaret ve iman örneği olan Kurtuluş Savaşımızın tarihi neticesidir. Millet tarihinin en acı günlerinde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başkomutanlığında verilen kutlu mücadele, Aziz Milletimizin hür ve bağımsız yaşama iradesinin kurumsallaşmış tezahürü olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile devam etmiştir.
Cumhuriyet idaresi, şehit kanlarıyla sulanmış bu aziz vatan toprağında yaşayanlar arasında, sınıf ve zümre farkı olmaksızın, Türk Milleti’nin bir bütün hâlinde, kaynaşmış bir millet kitlesi olarak varlığını sürdürmesi ülküsünün ifadesidir. Cumhuriyet ile birlikte Türk Milleti, çöküşün ve yok oluşun kıyısından, geleceğini ve iradesini kendi ellerine almış, milli kimliği ve şuuru ile milletler mücadelesindeki asil ve hak ettiği yeri almıştır.
Anadolu’nun köşelerinde, sürüsünü güden çobanın, ocağında demir döven ustanın, sırtında küfesiyle mal taşıyan hamalın, tarlasına çift süren köylünün çocukları ayağa kalkmış, bu ülke benim diyerek hâkim, savcı, avukat, profesör, öğretmen, diplomat, milletvekili, başbakan ve hatta cumhurbaşkanı olmuştur. Sadece çalışkan ve azimli oldukları için, Cumhuriyet bu çocukları en iyi okullarında okutmuş, en yüksek makamlara getirmiştir.
Cumhuriyet, Türk ülkesinde kardeşliğin, eşitliğin ve hürriyetin güvencesi olmuştur. Cumhuriyet’i kuran irade Hakça bir düzenin, ezilenin ve ezenin olmadığı, ekmeğin kardeşçe bölüşüldüğü, hürriyetin sokaklarda, meydanlarda, coşkuyla hissedildiği bir ülke arzulamıştı. Yine bu irade, milli birlik ve bütünlük içinde, ırk, mezhep ve siyasi görüş ayırt etmeksizin barış içinde yaşanacak bir ülkenin mimarları olmuşlardı.
Fikri temelleri çok öncesinden atılan ve 19 Mayıs 1919’da fiilen başlayan Türk Milleti’nin kurtuluş mücadelesi, 29 Ekim 1923’de çok önemli bir aşama kaydetmiştir. Fakat Milliyetçi-Ülkücü Türk Gençliği, 29 Ekim 1923’de bu yolun nihayete ermediğinin farkındadır. Savaş kazanılmış, Cumhuriyet ilan edilmiştir fakat Türk Milleti’nin kutlu yürüyüşü ve çetin mücadelesi devam etmektedir.
Bugün Milletimiz tarihin gerisine doğru çekilme, kazanımlarını ve hürriyetini kaybetme tehdidi altındadır. Diktatörlük heveslileri, 1923’de elde ettiğimiz hakları gasp ederek, kendi uhdelerinde toplama gayreti içinde, ellerindeki tüm imkânları seferber etmişlerdir. Çalışmanın, emeğin ve alın terinin yerini torpil, yandaşlık ve adam kayırmacılık; vatanperverliğin yerini kula kulluk ve ihanet; kardeşliğin ve barışın yerini terör ve gözyaşı almıştır. Gelinen nokta, Türk Milleti’nin layık olduğu, hak ettiği düzenin çok uzağındadır.
Aziz Türk Milleti, bugün Cumhuriyet’ten geçinen istismarcılar ile Cumhuriyet düşmanı inkârcılar arasında var oluş mücadelesi vermektedir. Sınırları kevgire dönmüş vatan toprağında, terör ve eşkıya hiçbir ciddi engelle karşılaşmaksızın eylem yapabilme kabiliyetine ulaşmıştır. Yandaşlar saf tutmuş, Devlet kaynağına musallat olma, fişleme, baskı ve yıldırma olağanlaşmış, lüks ve şatafat içinde caka satma uyduruk ve çapsız sözde devlet adamlarının gündelik tavrı olmuştur.
Bugün maalesef Cumhuriyet’in maddi ve manevi tüm kazanımlarının yok edildiği ve aşındırıldığı, hazin bir süreç yaşamaktayız. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminde, yokluk ve yoksulluk içindeki bir milletin bin bir emekle kurduğu işletmeler ve müesseseler yandaşlara ve ne idüğü belirsiz yabancılara peşkeş çekilerek Devlet’in içi boşaltılmış; Cumhuriyet’in iktisadi mirası AKP iktidarında har vurup harman savrulmuş, lüks saraylardaki ihtişama, millete küfre eden karaktersiz işadamlarının yatırımlarına, bugün binlercesinin aramızda yaşadığı, yandaş tosuncuklara finansman olmuştur.
İşsizlik ve gelecek kaygısının yandaşlar dışındaki tüm toplum kesimlerine hızla yayıldığı, toplumsal gerilimin olanca şiddetiyle yükseltildiği, vatan toprağında başka vatan hayalindekilerin yol katettiği, meydanlarda bombaların patlatıldığı, şanlı Türk Ordusunun darbeci ilan edilerek tarumar edilmeye çalışıldığı, yasama, yargı ve yürütme erklerinin Saray vesayeti altında toplandığı, Milletin parasının havuzlara akıtıldığı, yüce dinimizin değerlerinin ucuz siyaset bezirgânları tarafından iktisadi ve siyasi sermaye olarak kullanıldığı bu karanlık süreçte Milliyetçi-Ülkücü Gençlik olarak vazifelerimizin bilincindeyiz.
Türk Gençliği olarak daha çok çalışacağız, daha az zamanda daha çok iş yapacağız. Laubali, gevşek, disiplinsiz, metotsuz bir şekilde Türk Milleti’nin yükselmeyeceğini biliyoruz. Bozgunculuğa, tembelliğe, ahlaksızlığa, cehalete, yalancılığa karşı başlattığımız büyük savaşı her türlü engele, her türlü ihanete rağmen devam ettireceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk Milliyetçisi iradeye sadık kalarak, vazife şuuru ile Devletimizi yaşatacak, her türlü yıkım projesine karşı var gücümüzle mücadele edeceğiz.
Cumhuriyet’in kuruluşuna ve bu günlere uzanan yolun en şerefli sayfası olan Kurtuluş Savaşı ve Kuvayı Milliye şehitlerimizi, gazilerimizi, Cumhuriyet’i kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve aziz silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyoruz; Aziz Türk Milleti’nin Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyoruz.

Olcay Kılavuz – Ülkü Ocakları Genel Başkanı
29 Ekim 2015


Kategorisi: Basın Açıklamaları / Genel Başkan'dan

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter