Yazdır
Mail Yolla
Yazı Boyutu
2-9 Ocak Haftalık Gündem Değerlendirmesi
BİZ'den Habeler
Sorgun Ülkü Ocakları İki Büyük İnsanı Andı
Sorgun Ülkü Ocakları tarafından düzenlenen programda Milli Şair Mehmet Akif Ersoy ve Seyit Ahmet Arvasi anıldı. Sorgun Ülkü Ocakları konferans salonunda düzenlenen programda konuşan Sorgun Ülkü Ocakları Başkanı Arif Şahin, Milli Şair Mehmet Akif Ersoy'un Türk milletinin büyük badirelerden geçtiği yıllarda, kalemiyle ve kelamıyla, Milli Mücadele'nin bir neferi olduğunu belirterek, "Hafızamızdan ebediyen silinmeyecek destanlar, onun mürekkebinden süzülmüştür. İstiklal Marşımızın şairi ve İstiklal madalyası sahibi olan büyük vatansever Akif'in, dünyevi nimetlerden yana hiçbir zaman kaygısı ve gayreti olmamıştır. Hayatını, memleketinin refaha ve huzura kavuşmasına adamıştır. İstiklal Marşımızı yazdıktan sonra, 'Allah bu millete, bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın' duası, Türk milletinin müşterek bir duası olmuş, insanımızın dilinden hiçbir vakit düşmemiştir." dedi.
Osmaniye Ülkü Ocakları Ruhi Kılıçkıran'ı Andı
Ülkücü hareketin ilk şehidi Ruhi KILIÇKIRAN, mezarı başında Kur’an-ı Kerim okunarak ve dua edilerek anıldı. KILIÇKIRAN’ın mezarı karanfillerle süslendi.Osmaniye Ülkü Ocakları tarafından KILIÇKIRAN’ın Belediye Asri Mezarlığı’ndaki mezarı başında düzenlenen programda Kur’an-ı Kerim okundu ve dua edildi. Osmaniye Ülkü Ocakları tarafından ilk Ülkücü şehit Ruhi KILIÇKIRAN için ölümünün 44. yıldönümünde anma gecesi düzenlendi. Cebelibereket Kültür Merkezi’nde düzenlenen gecede Ruhi KILIÇKIRAN ve tüm ülkücü şehitler minnet ve saygıyla yad edildi. Programa telgraf gönderen Lider Devlet BAHÇELİi’nin mesajı ayakta uzun süre alkışlandı. Ülkü Ocakları genel başkanı sayın Harun ÖZTÜRK ve özel kalem Akın YAVUZ da telgrafla geceyi kutladı.
Bünyan Ülkü Ocakları'ndan Şehitlere Vefa
Bünyan Ülkü Ocakları tarafından 1-7 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirileceğini duyurulan “Gönül Seferberliği Haftası” etkinlikleri kapsamında bugün (2 Ocak Pazartesi) ilçe Şehitliği ziyaret edildi, Kur’an-ı Kerim okunup dualar edildi. Bünyan Ülkü Ocakları Başkanı Erhan ÖZHAN ve yönetimi, Bünyan Belediye Başkanı Mehmet ÖZMEN, MHP Bünyan İlçe Başkanı Kadir YALÇIN ve çok sayıda ülkücü genç anma etkinliğinde yer aldı
Türkiye Gündemi
Yeni Yıla Yeni Zam
Maliye Bakanlığı'nın yeni zam tasarısı Resmi Gazete'de yayımlandı.Pasaport , nüfus cüzdanı gibi değerli kağıtlar üzerine yapılacak zam 1 Ocak 2012 itibariyle uygulanmaya başlanacak.Zam oranının ise % 15 olacağı bildirildi.
Çiçek Soruları Yanıtladı
Emekli vekillere yapılan maaş zammına cevap veren Meclis Başkanı Çiçek “Bugünkü haliyle nereye kadar gidiyorsa gitsin… Bunun üzerinde epey çalışıldı. Tüm gruplar geldi. Madem ki rahatsızlık meydana getirdi, madem ki vatandaşımız bize bunları çok görüyor o maddeleri çıkaralım. Ben muhatap olduğum için söylüyorum. Yoksa fikir beyan etmem. Asgari ücretle mukayese ne kadar sağlıklı? Şimdi yüzde 42′yi uygun görüyor Sayın Cumhurbaşkanı, bu da kıyaslanabilir” dedi.
Kaymakama Saldırıda 6 Gözaltı
Kaymakama düzenlenen saldırı sonrasından gözaltılar yaşandı. Gözaltına alınan iki kişinin o köyde hiçbir yakını olmayışı ise şaşırttı. Valilikten yapılan açıklamada “Bu şahısları yönlendiren karanlık odakların deşifre edilerek adalete teslim edilmesine yönelik çalışmalar devletin istihbarat ve güvenlik birimlerinin koordineli ve kararlı çalışmalarıyla sürdürülmekte olup sonuçları en kısa zamanda kamuoyu ile paylaşılacaktır.”
İlker Başbuğ'a Andıç Soruşturması
Genelkurmay Eski Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Andıç Davası kapsamında sorgulanacak. Soruşturma kapsamında, emekli Orgeneral Başbuğ’un, ifadesine başvurulmak üzere önümüzdeki günlerde adliyeye çağrılabileceği kaydedildi.
Başbakan Erdoğan Grup Toplantısında Konuştu
Başbakan’ın Konuşmasından bazı kısımlar: Kim ki Uludere’de 35 kürt öldürüldü diye olayı etnik bir noktaya taşıyorsa o her türlü vicdani değeri ayakları altına alıp çiğnemiş demektir. Biz Uludere’de 35 insan hayatını kaybetmiştir diye bakıyoruz. 35 vatandaşımız, kardeşlerimiz kaybedilmiştir diye bakıyoruz. Ama maalesef onlar ülkemizi hep bölmenin gayreti içerisinde o istismari ortaya koyuyorlar. Siyasi zihniyeti nedir bilemem ama mesala orada ölenlerden birisinin ablası da benim kadın kollarında çalışan ve orada başkanlık yapan biri. Ama bizden böyle bir istismar duydunuz mu? Irkçılık ve faşizim şeytanın açtığı bir yoldur. Cenazeleri Türk ve Kürt diye ayıranlar iblisin yolunda yürüyenlerdir.
MHP lideri Konştu
Bahçeli’nin konuşmasından bazı kısımlar: Bugün artık Irak’tan Türkiye’ye ve Türk milletine yönelik düşmanca saldırıların arkasında küresel projelerin olduğunu bilmeyen ve anlamayan neredeyse kalmamıştır. Yıllardan beri yüzlerce Mehmetçiğimizin şehadetine ve yaralanmasına yol açan terör saldırılarının bir nedeni de zorlu coğrafya şartlarıdır. Dileğim yeni yılda Türkiye’nin, üzerine çöreklenen kara bulutlardan kurtulması; huzurun, istikrarın ve birlikte yaşama inancının ülkemizi baştanbaşa hâkimiyeti altına almasıdır.
Haniye: Önce Allah Sonra Türkiye
Yaklaşık üç gündür Türkiye’de olan Filistin Hükümet Başkanı İsmail Haniyye katıldığı bir programda soruları cevapladı. Türkiye’nin desteğinin manevi bir güç olduğunu söyleyen Haniyye “Filistinliler olarak en derin sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz. Allah’tan sonra sizlere büyük umut bağlıyoruz. Biz Türkiye ile belli bir bakış açısı ile geldik ancak çok değişik bir atmosferle karşılaştık. Siz bizim haklarımızı savunmamıza yardım ettikçe Gazze ve Filistin davasında hiçbir zaman geri adım atmayacağız. Ve inşallah sizlerle Kudüs’te buluşup Mescid-i Aksa’da namaz kılacağız.” dedi.
İlker Başbuğ Tutuklandı
Özel Yetkili Savcı tarafından sorgulanan emekli Genelkurmay Başkanı Başbuğ, örgüt üyeliği ve darbe girişimi iddialarına yönelik sorgulandı ve tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye sevk edilen İlker Başbuğ, tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderildi.
Kılıçdaroğlu'ndan İlk Açıklama
Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ’un tutuklanmasına ilk tepki Kılıçdaroğlu’ndan geldi. TBMM’de basın mensuplarının sorularını yanıtlayan CHP lideri “Özel yetkili mahkemelerin adalet dağıtan birer mahkeme olmadığını, bunların siyasi otoritenin aldığı kararları onaylayan mahkeme olduğunu daha önce ifade etmiştim. Aynı düşüncemi sürdürüyorum” dedi.
Hükümetten Açıklama
Genelkurmay Eski Başkanı İlker Başbuğ’u tutuklanmasının ardından Beşir Atalay hükümet adına bir açıklamada bulundu. Atalay “Bizim değerli bir arakadaşımızdı, beraber çalıştık. Bizim dönemimizin genelkurmay başkanıdır. Türkiye’de çok büyük bir normalleşme var. Türkiye’de algılar çok değişti artık. Bir yerde yanlış varsa herkes ona yanlış diyor.” dedi
Bahçeli'den Açıklama
Genelkurmay Eski Başkanı İlker Başbuğ’u tutuklanmasının ardından MHP lideri bir yazılı basın açıklamasında bulundu. Bahçeli açıklamada “TSK’nın ve mensuplarının terör örgütü kurmanın üssü olarak takdim edilmesi önü alınamayacak kriz ve kaoslara meydan verecektir. Unutulmamalıdır ki, konumu ve görevi ne olursa olsun, hiç kimsenin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin şerefli mensuplarını terör örgütü üyesi ya da yöneticisi gibi göstermeye hakkı ve haddi yoktur.” Dedi
Dünya Gündemi
Rus Savaş Gemileri Suriye'ye Gidiyor
Akdeniz’de havayı ısıtacak gelişmeler yaşanıyor. Rus Itar-Tass ajansının haberine göre hareket eden iki Rus savaş gemisinin hedefi Suriye’nin Tartus limanına varmak. Askeri bir yetkiliye dayandırılan haberde gemilerin Rusya’nın ülke dışındaki tesislerinden biri olan Tartus limanında incelemeler yapmak için gittiği iddia ediliyor. Dünya kamuoyu ise Rusların, muhaliflerinin çokluğuna rağmen koltuğu terk etmek istemeyen ve şiddete başvuran Esad’a, destek gösterisinde bulunmak için gemileri yolladığı konuşuluyor.
Uranyum Zenginleştirmeye Tam Gaz Devam
İran, nükleer tesiste %20′ye varan oranlarda zenginleştirilmiş uranyum üretilebilecek. İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Feridun Abbasi Davani yaptığı açıklamada bu tesisin açılışı sonrasında İran’ın Batı ile ilişkilerinin daha da gerileceğini belirtti. Davani, bir başka açıklamasında da İran ile dost olan Afrika ülkelerine “nükleer çalışma konusunda işbirliği ve yardımlaşma” önerdi. Bu öneri ile İran bir bakıma uranyum sahibi Afrika ülkelerine, onların cevherlerini çıkarıp işlemeyi teklif ediyor.
Filistin Üyelikte Israrlı
Filistin, Birleşmiş Milletlere üye olma konusunda kararlı. Filistin BM temsilcisi tarafından yapılan açıklamaya göre Filistin bu hedefinden vazgeçmedi. Adını vermeden ABD’ye de göndermede bulunan temsilci Manusr güçlü konsey üyesine rağmen hedefimizde kararlıyız” dedi.
Kültür-Sanat
Cem Sultan / Muammer Yılmaz
Çilenin tandırında yanan Cem; padişah olamamasına rağmen tarihte derin izler bırakmıştır. Istırabını şiirlerine yansıtan ve mısralarında buram buram aile ve vatan hasreti kokan bedbaht Cem; maceraları, aşkları, felâketleri ile Avrupa ve Asya'da romantik ve şâirane bir hatıra bırakmıştır. O kendi tarihini bizzat yazmıştır. Bugün bile hayat hikâyesini okuyanlar, Cem'in yüreğindeki hüznü kendi kalplerinin derinliklerinde hissederler. Bursa camisinin çınarları altındaki türbesi dini bir vecd ile her zaman ziyaret edilen Cem; çeşitli nedenlerle Osmanlı tahtına oturamadı ise de, kalplerin ve gönüllerin tahtına oturdu.
Tutku Günlükleri / Bruce Robinson
1950’li yıllarda serbest gazetecilik yapan Paul Kemp (Johnny Depp), New York’taki hayatını bırakarak, küçük bir gazetede çalışmak için Porto Rico’ya gider. Gazetede çalışan Amerikalıların iç yüzlerini kısa bir sürede keşfeder. Kemp, çevresini saran öz yıkıma meyilli bu gruptan uzak durmaya ve kendisini korumaya çalışmaktadır... 1970'li yılların Hollywood oyuncularından olan Bruce Robinson, Hunter S. Thompson romanından uyarladığı yapımın yönetmenliğini de kendisi üstleniyor. Daha önce The Killing Fields filmi ile 1984 yılında En İyi Uyarlama Senaryo dalında Oscar'a aday gösterilen yönetmen en son 1992'de Andy Garcia ve Uma Thurma'ın başrolde olduğu Jennifer Eight filmine imza atmıştı... Film, Vegas’ta Korku ve Nefret’ten sonra Johnny Depp’in yer aldığı bir başka Hunter S. Thompson uyarlaması olarak dikkat çekiyor.Filmin göz dolduran bir diğer oyuncusu ise yükselen yıldız Amber Heard... Johnny Depp
Önerilen Yazı
Yaradılışığın Gereğidir Aramak - Dr. Yasin Şehitoğlu
Yaradılışının gereğidir arayış…
Kıtaları ipek kumaş gibi keser biçerdik. Kelleler damlardı kılıcımızdan. Bir biz vardık cihanda, bir de küffar. Zafer sabahlarını kovalayan bozgun akşamları… İhtiyar dev, mazideki ihtişamından utanır oldu. Sonra utanç, unutkanlığa bıraktı yerini, “Ben Avrupalıyım” demeye başladı, “Asya bir cüzzamlılar diyarıdır.”Avrupalı dostları, acıyarak baktılar ihtiyara ve kulağına: “Hayır delikanlı,” diye fısıldadılar, “sen bir azgelişmişsin.” Ve Hristiyan Batı`nın göğsümüze iliştirdiği bu idam yaftasını, bir “nişan-i zişan” gibi gururla benimsedi aydınlarımız.’ CEMİL MERİÇ / BU ÜLKE
Hayatını anlamlandırmak üzerine kurgulanan arayış, insanoğlunu; mevcudiyetini, çevresini ve her yanı kaplayan kavram ve maddeleri sorgulamaya iter. Bu arayışla insanoğlu kendine yakın olan fikri ve ruhi kaynakların ışığında gelişir ve gidiş yönünü belirler. Ne var ki bu gidişin insanoğlunun yaradılışından gelen sorumlulukları karşılayabilmesi için kaynakların doğru olması şarttır. Âlem dediğimiz ve çevremizi kaplayan sonsuz alan bir mutlak hakikatin emrinde şekillenmiş ve hakikatin insan dediği ve halifesi ilan ettiği hilkatin yararına düzenlenmiştir. Bu düzen içerisinde insan arayışlarına yanıt bulmak ve bu çerçevede hizmet edeceği, sorumlu olduğu hakikate ulaşma yolunu bulmak zaruretindedir. Ne var ki bu yolu çizmek ve bulmak başta söylediğimiz üzere arayışı cevaplayacak kaynaklara bağlıdır.
Burada esas olan nokta bu kaynakların nasıl elde edildiğidir. İnsanoğlu gerek fikri gerekse maddi açlığını hangi yolla doyurmaktadır? Tabiî ki çevresini saran ve ona şahsiyeti ile kimliğini kazandıran toplumun verdikleri ile. Toplum ise asırlara dayanan bir sosyal gelişmenin neticesi olarak bir birikimi kuşaktan kuşağa aktarmakta, bu miras yolu ile de kültür denilen ve insanoğlunun her alandaki davranış biçimleri ve kalıplarının esaslarını çizen ve bunu benimseten bir yapı, toplum içindeki ferdin hizmetine sunulmaktadır.
Ne var ki kültürün gelişimi ve aktarımı da toplumun geçirdiği evrelerle etkilenmekte, bunun neticesinde bir değişim yaşamaktadır. Bu değişimin ise iki türü bulunmaktadır. Bunlardan ilki kültürel benzeşmedir ki, bir medeniyete mensup olmanın yahut kültürel asimilasyona maruz kalınmasının neticesidir. Misal verilmesi gerekirse Türk milletinin Türkistan’da göç öncesi günlerine bakıldığında, milletimizin Polonya’dan Çin’e uzanan bir alanda yayılmış bir medeniyetin, bozkır medeniyetinin parçası olduğu görülecektir. Bu medeniyetin bir parçası ve belki de en baskın unsuru olan Türk milleti medeniyet içi ilişkiler neticesinde Büyük Bozkırın diğer halkları ile yakın ilişkiler kurmuş ve her alanda derin benzerlikler ortaya çıkmıştır.
İslam dininin atalarımızca benimsenmesi ile de Türk milleti, özellikle de Batı’daki büyük Oğuz kitlesi, yeni bir âlemin içine girerek Müslüman milletlerle benzeşmiştir. Bu benzeşme ileri de bahsedeceğimiz kültüre asimilasyon misalinde olduğu gibi olumsuz bir netice vermeden Batı Türklüğünün büyük bir medeniyete ve büyük bir siyasi güce akmasına hizmet etmiştir. Tarihin akışı bizlere, Türk devletlerinin daima bir cihan devletinin kuruluşuna aktığını göstermektedir. İskit devrinden beri süren akış coğrafi bakımdan milletimizin devasa bir araziyi işgal etmesine karşın kısa kesintilerle cihan devletlerini, Eski Dünya denilen ve Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika’yı oluşturan alanda kurmasını sağlamıştır. Bu devletler Türk milletinin içinde bulunduğu medeniyet alanlarında hep zirve özelliği taşımış ve bunların en seçkin eserlerini inşa ederek tarihine bir hâkimiyet destanının kaydını Türk’ün elleriyle kayda düşmüşlerdir.
Kültürel asimilasyon kültürel benzeşmenin en olumsuz halidir. Kültürel asimilasyon kültürün esas unsurları olan dil, töre, örf ve dinin toptan değişmesi suretiyle milletlerin başka bir millet içinde erimelerine, kimliklerini ve benliklerini kaybetmelerine yol açan bir vakadır. Türk milleti birçok kez bu talihsiz saldırılara maruz kalmış ve defalarca evlatlarını büyük kitleler halinde kültürel asimilasyona kurban vermiştir. Çinliler, Slavlar, Cermenler Türklüğün parçalarını dinlerini, dillerini farklılaştırmak suretiyle onları bu yüce bütünden koparmış, kopan parçaları ya kendi bünyelerine katmışlar ya da bugün, Macar, Bulgar dediğimiz halkları yaratmışlardır. Kültür değişmelerinin ikinci türü ise kültürün farklı unsurları bünyesine özgünleştirmesi yolu ile alması suretiyle ayrık ve benzersiz bir yol yaratmasıdır. Bu yolda millet, kültürünü esaslı bir biçimde kendi ilkeleri çerçevesinde kurmakta ve kendi kültür-toplum modeli etrafında bir yaşam ve siyaset nizamı modeli oluşturmaktadır. Bu modelin kuruluşu esaslı medeniyetlerin de inşası anlamına gelir. Sözünü ettiğimiz süreç esasında günümüzün ana tartışmalarından biri olan modernlik, modernleşme meselesini de içermektedir.
Emperyalizm son üç asırdır ülkemizde tezgâhladığı oyunlarında modernlik, çağdaşlaşma adı altında devşirilen aydınlar aracılığıyla yeni tahakkümler yaratma peşindedir. Türk milleti Batı ile münasebetlerinde hep bu meselenin önüne çıkarılması ile karşı karşıya kalmıştır. ‘Türkiye gelişmiş, güçlü bir devlet olmak için çağdaşlaşmalıdır. Bunun içinde batılılaşmak lazımdır’ diyen bir zihniyetin programı dünde, bugünde ve yarında önümüzde olacaktır. Buna getirilmesi gereken çözüm modernlik ve modernite kavramını milli esaslar doğrultusunda yeniden tanımlayabilmek ve yeni bir modernlik algılaması ve standardını oluşturmaktan geçer.
Âlemin esasını kavrayan fert, kültür denilen değerler bütünü içerisinde âlemi iradesiyle şekil veren mutlak hakikat karşısında sorumluluğunu milletine hizmet yolunda bulmaktadır. Bu hizmet anlayışı, insan ruhunda basit bir duygu olarak belirmektedir. Ne var ki bu ruhi eğilimi besleyecek bir fikri altyapının bulunamaması halinde fert sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanacak, zaman içinde beliren bu asil duygu körelecek ve hayatının manasını kavramakta, bu anlamın gerektirdiğini yerine getirmekte başarısız olacaktır. Peki, Türk milletinin fertleri olan bizler için bu yöntem nedir? Hiç şüphesiz ki bahsini ettiğimiz yöntem milletimizi kurtaran, onu esaretlere düşmekten alıkoyan, Türk milliyetçiliğidir.
Bu vesileyle hakikati aramak için yola çıkan gün ortası ailesine selam olsun…
Gunortasihaber.com / 2 Ocak 2012
Etiketler: kılıçdaroğlu, başbakan erdoğan, devlet bahçeli, chp, mhp, akp, bünyan, sorgun, suriye, iran, ırak, bizden haberler, dünya gündemi, türkiye gündemi, haftalık, gündem, ilker başbuğ, genelkurmay başkanı,






















